O hâlde ne oldu?
Kazakistan -Rusya ilişkilerini Ukrayna-Rusya ilişkileriyle karıştırmamak gerekir.
Evet, Rus azınlığı bir lâhza ihmâl ederek düşünecek olursak Kazak Türkleri, Ukraynalılar gibi Slav ırkına mensup değildir. Bundan mâda, Kazakistan’da son zamanlarda gelişen bir Kazak-Türk milliyetçiliği olduğu da inkâr edilemez. Ama tuhaf bir şekilde tespit edebiliriz ki, Rusya’nın Kazakistan’daki hareket serbestîsi, ırken özdeş olduğu Ukrayna’ya göre çok daha fazladır.
Kazak milliyetçiliği, Kazak zihniyetinin yüzeyinde
tesirli olabilir. Lâkin
daha derinlerde Rusya ile olan kompleks yüklü bağlar
daha belirleyicidir. Bunu Kazakistan ziyâretimde bizzat ve çok şaşırarak gözlemlemiştim. Rusya ve Ruslara gücenebilirler, tepki gösterebilirler, ama nihâi çözümlemede
toptan vazgeçemezler. Kesif bir Rusya husûmetine dayanan Ukrayna milliyetçiliğinin tersine Kazak milliyetçiliği nihâî tahlilde yedeğinde Rusya’yı tutar. Eğer Ruslar, Kazakistan’ın toplumsal yapısındaki en savaşçı unsurları barındıran Üçüncü Cüz’ü tahrik etmeden, Rus azınlık ile Kazaklar arasında kısa devre yaptırmadan siyâsetlerini yürütebilirse kontrolünü sağlar.