
Hem uzunca bir süre BBC''de çalışan, hem de bir medya teorisyeni olan Martin Esslin, medya konusunda ürpertici bir tespitte bulunur: "Günümüz medeniyetinin başka hiç bir faktörü, -ne eğitim sistemi, ne din, ne de bilim ve sanat- televizyonda sunulan [görünüşte kurmaca] dünya[lar] kadar kök salmış, onun kadar etkin, toplumun bireylerinde onun kadar toptan kabul görmüş ve yaşantı hâline getirilmiş değildir."
***
Türkiye''deki medya rejiminin yapısı ve görünümü, aslında Türkiye''nin yaşadığı temel sorunların "ayna imge"si gibidir. Türkiye, bir yandan, patolojik sonuçlar doğuran köklü bir medeniyet buhranı yaşayan, öte yandan da, yaşadığı sorunların nedenlerini kavrayıp köklü çözümler geliştirme yoluna gitmek şöyle dursun, adeta yaşadığı hayatî sorunların üstünü sürgit kalın bir şalla örten, perdeleyen; sonra da, her şeye bu toplumun derin medeniyet tecrübesinin sunduğu kuşatıcı anlam haritalarıyla bakmak yerine, bu anlam haritalarının kökünü kazımakla uğraşan ürkütücü bir kendi-kendini sömürgeleştirme tecrübesi yaşayan dünyanın tek ülkesidir.
İşte Türkiye''deki medya düzeni ve düzeneği, Türkiye''de zorla, tepeden monteleme yoluyla dayatılan, bütün kurumları ve bütün kavramları sekülerleştirilerek İslâm''dan arındırılan köksüz, tabansız, dayanaksız nevzuhûr bir insan ve toplum tipi icat etmeye çalışan sekülerleşme projesinin bir aracı ve uzantısıdır.
Türkiye''de retoriksel kaygılarla ve retoriksel yöntemlerle zoraki olarak uygulanan ve dünyada hiç bir benzeri olmayan radikal sekülerleşme projesi, nasıl toplumun tarih şuurunu, medeniyet şiarlarını ve müşterek meşairlerini yıkıcı tahripkâr bir metamorfoz ve mutasyon projesine dönüşerek, bu toplumun medeniyet iddialarını, rüyalarını, ideallerini yok etmiş, toplumumuzun varlık nedenini ve tarihin akışını değiştiren yaratıcı ruhunu ve kurucu iradesini oluşturan anlam haritalarını parçalamış, omurgasını çökertmiş, toplumumuzu tarih yapan asil bir toplum tipinden, tarihten tatil yapan köleleşme / nesneleşme özellikleri öne çıkan kişiliksiz ve kimliksiz bir toplum tipine dönüştürmek gibi tehlikeli, yok edici bir sürecin eşiğine getirip bırakmışsa, aynı şekilde, Türkiye''de hâkim olan medya düzeni ve düzeneği de, toplumumuzun tarih yapıcı, medeniyet kurucu ve çığır açıcı iddialarının, ideallerinin, rüyalarının ve ruhunun yok edilmesi sürecinde, hiç bir sömürgeci ülkenin ve hiç bir yabancı medyanın yapamayacağı kadar bu toplumu büyük bir yok oluş mevsiminin eşiğine fırlatan bir iş ve işlev görüyor.
Resmî sekülerleşme projesi, toplumumuzun temel dinamiklerini dinamitleyecek adımları atarken, seküler Türk medyası da bu adımların kökleşmesine, meşrûlaşmasına zemin hazırlayacak vasatı oluşturuyor; Türk toplumuna bu toplumun anlam haritalarıyla, medeniyet idealleriyle, tarihî tecrübesiyle hiç bir ilgisi olmayan seküler ikonlar, tipler, mitler sunuyor; Türkiye''ye özgü seküler bir medya paganografisi ve ikonografisi üreterek toplumumuzu sömürgecilerin yapamayacağı kadar kimliksiz, kişiliksiz, iddiasız, idealsiz, rüyasız, ruhsuz bir toplum hâline getirecek medyatik bir işgal ve yıkım harekâtı yürütüyor. Biz de yapılanları sanki bu medyatik sömürgeleştirme biçimi normalmiş gibi "alık alık" seyrediyoruz.
Oysa, dünyanın hiç bir ülkesinin medyasında bırakınız görebilmeyi, tahayyül bile edilemeyecek bir medyatik kendi kendini sömürgeleştirme sürecinin kurbanları hâline getiriliyor Türk toplumu.
Özetle, Türkiye''deki seküler medya düzeni ve düzeneği, toplumumuzun kültürel ikonografyasını ve mitoğrafyasını, zihnî coğrafyasını ve kozmoğrafyasını tanınamayacak hâle gelecek kadar tahrip eden en önemli ve en tehlikeli kendi kendini sömürgeleştiren bir araç konumuna yükselmiştir.
Martin Esslin''in tespiti, sanki özellikle Türk toplumu için yapılmış gibi: Çünkü Türk toplumunun ruhunun, omugasının, tarih şuurunun, medeniyet ufkunun çökertilmesinde sözümona "Türk" medyası, yeni-sömürgeciliğin ayartıcı öncü keşif kolu gibi çalışıyor. Eğer bu süreç tersine döndürülemezse, Türk toplumunun varlığını bile sürdürebilmesi çok zorlaşabilir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.