Dudaş'ta diriler de ölülür de kayıyor

Cihan
00:005/04/2008, суббота
G: 5/04/2008, суббота
Yeni Şafak
Dudaş'ta diriler de ölülür de kayıyor
Dudaş'ta diriler de ölülür de kayıyor

300 yıllık geçmişe sahip olan Dudaş köyünde 1990'lı yıllarda başlayan kayma hızla devam ediyor. Vatandaşlar, evlerini zincirle kayalara bağlarken, mezarlıktaki kayma yüzünden ölülerini tarlalarının başına yaptıkları aile mezarlıklarına gömüyorlar.

Bilecik'in Söğüt ilçesine bağlı Dudaş köyünde meydana gelen heyelan yüzünden köy kayıyor. Yaklaşık 20 yıl önce başlayan kaymalar yüzünden vatandaşlar, evlerini zincirle kayalara bağlarken, mezarlıktaki kayma yüzünden ölülerini tarlalarının başına yaptıkları aile mezarlıklarına gömüyorlar.


Kayma yüzünden cami duvarlarında büyük çatlaklar oluşuyor. Kökleri üçe ayrılan ağaç ise görenleri hayrete düşürüyor.

Yaklaşık 300 yıllık geçmişe sahip olan Dudaş köyünde 1990'lı yıllarda başlayan kayma, daha 1999 depremi ve özellikle de köy yakınlarına açılan 3 mermer ocağındaki patlamalar nedeniyle hızlanmış. 43 haneden oluşan ve 100 civarında insanın yaşadığı köydeki ahşap evler kaymaya başlayınca vatandaş çareyi evleri kayalara bağlamakta bulmuş. Ancak eski evler kayma neticesi önemli ölçüde yıkılmış. Kayalarda kaydığı için zincirler ve dikilen direkler fayda etmeyince, devlete müracat edimlik ve Bayındırlık Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü, köyde inceleme yaparak evlerin kaydığı sonucuna varıp, köyün zemini sağlam bölgesine 22 tane ev yapma kararı almış. Geçtiğimiz yıl yapımına başlanan evler bitme aşamasına gelmiş. 77 metrekareden oluşan ve 2 yıl geri ödemesiz ve 20 yıl taksitli evlere ilişkin bilgi veren Köy Muhtarı Abdullah Yörüt, önümüzdeki aylarda evlerin biteceğini ve hak sahiplerine teslim edileceğini söyledi. Artık evlerinde rahat rahat uyuyabileceklerini kaydeden Yörüt, "Zincirli evlerden kurtulacağız ve modern evlerimize kavuşacağız" diye konuştu.

MEZARLIK DA KAYIYOR

Ev sorununu yapılan konutlarla bir ölçüde aşan Dudaş köyü sakinlerinin en büyük sorunu ise mezarlıkta başlayan kayma. Köydeki kayma nedeniyle önümüzdeki yıllarda mezarların da yok olabileceğini belirten köylüler, yeni mezarlık yeri bulma yerine tarlalarının başlarına aile mezarlıkları kurarak sorunu aşmaya çalışmış. Mezarlık yapmak için özellikle yol kenarındaki tarlaları tercih eden köylüler, hem mezarların kaymasını önlemeyi hem de sık sık mezarları ziyaret etmeyi düşünüyor. Son birkaç yıl içinde ölen kişilerin büyük çoğunluğu tarlaların başına yapılan mezarlar gömülüyor. Köylüler, mezarlar kaymaya başlayınca buradaki naaşlarını da çıkarıp tarlaların başına getirmeyi düşünüyor. Mezarlıktaki kaymayı kabul eden ve ilerleyen zamanlarda bu kaymaların kabirlerin bulunduğu bölgeye kadar gelebileceğini belirten köy muhtarı Abdullah Yörüt, köylünün tutumunu eleştiriyor. Tarlaların başına mezarlık kurulmasını doğru bulmadığını belirten Yörüt, köylülere bu konuda söz geçiremediğin, köylülerin mezara yakın olmak için bu yolu seçtiklerini dile getirdi.

KUTU

AĞACIN KÖKÜ ÜÇE AYRILMIŞ

Köydeki kaymalar o hale gelmiş ki, ağaçlar bile bundan nasibini almış . Buna ilginç bir örnek ise 3 kökü tek gövdesi olan Çitlemik ağacı. Kayma nedeniyle ağacın kökleri üçe ayrılmış ama ayrılan bu kökler tepede birleşiyor. Bu ağacın köydeki kaymaların boyutlarını gözler önüne serdiğini belirten köylüler, kaymaların sadece evlerden ibaret olmadığını, mezarlıklardan camiye, ağaçlardan yolarla kadar her yerin kaydığını belirterek, soruna kalıcı bir çözüm bulunmasını istedi. Köylülerin iddiasına göre başta köy camisi olmak üzere köydeki kaymaları tetikleyen ve artıran köyün yanındaki 3 mermer ocağı olmuş. Şu anda üçü de kapalı olan mermer ocaklarındaki patlatmaların köyü etkilediğini belirten köylüler, camideki hasarın köyün üst kısmındaki ocakta yapılan patlatma sonucu meydana geldiğini belirtti. Köy muhtarı Abdullah Yörüt ise bu ocaklarda patlama yapıldığını, hatta patlatmayı kurallara uygun yapmadıkları için ocakları şikayet ettiğini ancak köydeki kaymanın ocaklarla ilgisi olmadığını savundu.