
Teknopark İstanbul
Kuruluş hikayesi Turgut Özal’ın başbakanlık dönemine dayanan ve 2013’te aktif olarak faaliyete başlayan Teknopark İstanbul’da savunma sanayii için önemli çalışmalar yürütülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da "Türkiye'nin yüz akı projesi" olarak nitelendirdiği Teknopark İstanbul’daki teknoloji şirketleriyle, Türkiye’ye her anlamda katkıda bulunan yerli ve milli projeleri konuştuk.
Teknopark nedir?
Teknopark nedir?
Günümüz dünyasında ülkelerin gelişmişlik oranlarının değerlendirileceği pek çok alan var; bilim, sanat, eğitim, sağlık, ekonomi... Bu alanlardaki gelişimin temelinde elbette
teknoloji
yatıyor. Ülkelerin yeni bilgi üretebilme kapasitesinin,
teknolojik gelişmelerle
doğru orantılı olduğu artık hemen herkes tarafından kabul ediliyor.
Bu nedenle ülkeler teknolojiye yatırım yapma konusunda tabiri caizse birbirleriyle rekabete girmiş durumda. Bu rekabet de dünya çapında
Teknoloji Parkı, Teknokent, Bilim Parkı ve Araştırma Parkı
gibi tesisleri doğurdu.
Teknoparklar ile ilgili maalesef pek çok kişi detaylı bilgiye
sahip değil.
Teknoparklar, esasında
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri.
Dünyada birçok ülkede bulunan bu tesisler,
ülkelerin teknoloji tabanlı kalkınmasına
doğrudan etkileri kanıtlanmış dünya çapında bir model.
Bir teknoparkın kurulması için üniversite, sanayi ve devlet işbirliği yapısının oluşturulması gerekiyor:
- Üniversite -Araştırmalarla bilgi üretiyor
- Sanayi -Bilgiyi uygulamaya aktarıyor
- Devlet -Verimli işbirliği platformu oluşturuyor ve gerekli destekleri sağlıyor
Ülkemizde de özellikle son 10 yılda bu alanda ciddi yatırımlar yapıldığı biliniyor. Türkiye'de halihazırda
63 teknopark
bulunuyor ve bunların
49 tanesi aktif faaliyet
gösteriyor. Son iki yılda teknoparklarda Ar-Ge çalışmalarını yürüten şirket sayısının
3,744'e
ulaştığı açıklanmıştı.
- 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’ndaki tanıma göre;TGB (Teknoloji Geliştirme Bölgesi), yüksek/ileri teknoloji kullanan ya da yeni teknolojilere yönelik firmaların, belirli bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü ya da AR-GE merkezi veya enstitüsünün olanaklarından yararlanarak teknoloji veya yazılım ürettikleri/geliştirdikleri, teknolojik bir buluşu ticari bir ürün, yöntem veya hizmet haline dönüştürmek için faaliyet gösterdikleri ve bu yolla bölgenin kalkınmasına katkıda bulundukları, aynı üniversite, yüksek teknoloji enstitüsü ya da AR-GE merkez veya enstitüsü alanı içinde veya yakınında; akademik, ekonomik ve sosyal yapının bütünleştiği siteyi veya bu özelliklere sahip teknoparkı ifade eder.
Teknopark İstanbul
Teknopark İstanbul
Türkiye’deki teknoparklar arasında şüphesiz en çok dikkat çekenlerden bir tanesi
Teknopark İstanbul.
Zira Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve İstanbul Ticaret Odası'nın destekleriyle kurulan bu teknoparkta ağırlıklı olarak
savunma sanayii üzerine
çalışmalar yapılıyor.
Teknopark İstanbul’un kuruluş hikayesi aslında
onlarca yıl öncesine
uzanıyor. Burası için ilk girişim, 1980'li yıllarda
Turgut Özal'ın
başbakanlık döneminde yapılmıştı. Özal, İstanbul'da bir
teknoloji bölgesi
oluşturmak istiyordu. Esasında
Sabiha Gökçen Havalimanı
da bu projenin bir parçasıydı. Fakat havalimanı yapıldıktan sonra teknoloji merkezinin kuruluşu askıya alındı. Ta ki
2009
yılına kadar… Ekim 2009’da Bakanlar Kurulu kararı ile
İstanbul Teknoloji Geliştirme Bölgesi
statüsü kazandı ve 2013 yılından bu yana faaliyet göstermeye başladı.
Yukarıdaki listede de göründüğü üzere, Teknopark İstanbul’un hedef sektörlerinin başında aslında
savunma sanayii
yer alıyor.
Dev tesiste henüz sadece 1. faz faaliyet gösteriyor.
2023’e gelindiğinde
Teknopark İstanbul’da binin üzerinde yerli ve yabancı şirket, 300’ün üzerinde kuluçka firması, 30 bin çalışan ve
10 milyar dolar yıllık ciro
olması bekleniyor.
Teknopark İstanbul’da yürütülen projeler
Teknopark İstanbul’da yürütülen projeler
Teknopark İstanbul’da bulunan şirketler ağırlıklı olarak savunma sanayii üzerine çalışmalar yapsa da,
farklı sektörlerde
faaliyet gösterenler de var. Tesiste savunma sanayii sektörünü denizcilik, otomasyon, biyoteknoloji ve bilişim teknolojileri gibi alanlarda çalışan şirketler takip ediyor.
Elbette bu şirketler,
yerli ve milli üretime yüzde 100
destek sağlıyor. Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren şirketlerin ürettiği ürünler, son tüketiciye
doğrudan hitap etmese de
, savunma sanayii için büyük önem taşıyor. Hatta gizlilik anlaşmaları gereği, hiçbir şekilde bilgi verilmeyen ve gizli bir şekilde çalışmaları devam eden projeler bulunuyor.
Teknopark İstanbul’da geliştirilen ve halihazırda kullanılan
pek çok önemli proje
bulunuyor. İşte onlardan bazıları:
Teknopark İstanbul hangi avantajları sağlıyor?
Teknopark İstanbul hangi avantajları sağlıyor?
Teknopark İstanbul
hem büyük hem de küçük
ölçekli şirketler için avantaj sağlıyor. Teknopark İstanbul, ev sahibi olmanın yanı sıra şirketlere destek hizmeti veriyor. Bu alanda
Teknoloji Transfer Ofisi
, TeknoDestek ve TeknoStaj olarak şirketlere yol gösteriyor.
Teknopark İstanbul’da
Aktif İş Eşleştirmesi
yöntemi ile de hem süreç hızlandırılıyor hem de KOBİ’lere destek sağlanıyor. Örneğin savunma sanayii sektöründe bir parça üreten küçük ölçekli şirket, büyük ölçekli başka şirket ile görüştürülerek anlaşma yapılması sağlanabiliyor. Böylece hem büyük firma istediği parçayı
kısa sürede
temin etmiş oluyor hem de küçük ölçekli şirket
ticaret hacmini geliştirerek büyüyor.
Teknopark İstanbul’un Risk Sermayesi Fonu, Hukuki Danışmanlık Hizmeti, Uluslararası İş Geliştirme Danışmanlığı, Ortak Laboratuvar ve Sıfır Maliyetli Kuluçka İmkanı (Fikirküpü, BiyoKüp) gibi avantajları da bulunuyor.
Tesiste sağlanan
en
büyük avantajlardan
bir tanesi de, sektörel kümelenme ile hedef sektördeki firmaların bir çatı altında toplanması ve bazı durum ve koşullarda işbirliği yapmaları sağlanması. Teknopark İstanbul’da kümelenmeler dörde ayrılıyor:
- SAHA İstanbul:Savunma Uzay ve Havacılık Kümelenmesi Derneği’nde, sivil havacılık, gemi inşa, İHA, test-sertifikasyon alanlarında ihtiyaçların karşılanması hedefleniyor.
- İSEK:İstanbul Sağlık Endüstri Kümelenmesi ile 80’den fazla Ar-Ge firması, 12 üniversite, 13 STK ile mevcut altyapının verimli kullanılması, ülkemizin şartlarına uygun işbirliği ve koordinasyon mekanizmalarını kurma hedefiyle bölgesel bir kümelenme birlikteliği amaçlanıyor.
- ARGEMİP:Ar-Ge Merkezleri İletişim ve İşbirliği Platformu ile, Türkiye’deki Ar-Ge faaliyetlerinin ivme kazanmasını sağlamak için, Ar-Ge yönetim uygulamalarının kıyaslamasına, Ar-Ge uygulamaları arasında en iyi örneklerin ve ortak sorunların ortaya çıkarılmasına ve Ar-Ge merkezleri arasında işbirliğinin artırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor.
- Denizcilik Kümelenmesi:Gemi ve Suda Yüzen Her Tür Taşıt ve Aracın Tasarımı ve Mühendislik Hizmetleri Kümelenmesi ile Mühendislik Hizmetleri Kümelenmesi oluşumu, Ekonomi Bakanlığı’ndan destek almak üzere çalışmalarını yürütüyor.
C-Tech Bilişim
C-Tech Bilişim
Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren şirketler arasında
C-Tech’in
önemli bir konumu bulunuyor. Uydu ve haberleşme teknolojisi, siber güvenlik ile modelleme ve simülasyon alanında çalışmalar yapan C-Tech, gerek savunma sanayii için gerek son kullanıcılar için
teknoloji üretiyor.
Türksat 6A’nın
geliştiricileri arasında bulunan şirketin ön plana çıkan bazı ürünleri şu şekilde:
- SATCOM X-BAND:C-Tech’in savunma sanayiine kazandırdığı bu cihaz, tehditlere ve parazitlere açık sistemlerde güvenli ve sağlam bir iletişim sağlıyor. Adaptif Kodlama Modülasyonu sayesinde çeşitli tehdit seviyeleri altında optimum frekans ve kodlama düzenlerinin kullanılması sağlanıyor.
- Diskripto:Harddisk kriptolama cihazı olan Diskripto, bilgisayarların veri depolama birimlerinde maksimum güvenlik sağlıyor. Böylece üzerinde çalışılan önemli projelerin art niyetli kişilerin eline geçmesi imkansız hale geliyor.
- BLOS:İnsansız Hava Araçları için özel olarak tasarlanan bu sistem, tüm hava şartlarında kesintisiz uydu iletişimi sağlıyor. Ayrıca Command & Control teknolojisi sayesinde yüksek çözünürlüklü video aktarımı gerçekleşiyor.
C-Tech’in
son kullanıcıya hitap eden
ürünlerin başında
Modeo
geliyor. Daha çok
yayıncılık sektörüne
hitap eden bu cihaz, canlı yayın araçlarının yaptığı işlemi tek başına yapabiliyor. Modeo, canlı yayın araçlarının
yüksek maliyetlerini
ortadan kaldırarak kesintisiz,
hızlı ve kaliteli
görüntü aktarımı sağlıyor.
Modeo ürününün
6 SIM kart
kapasitesi bulunuyor ve dünyadaki
tüm GSM operatörlerini
destekleyecek şekilde tasarlandı.
Akıllı algoritması
sayesinde kameradan aldığı görüntüyü sıkıştırarak merkeze gönderen Modeo, yaklaşık 90 saniye içinde dünyanın her yerine görüntü gönderebilme yeteneğine de sahip.
OBSS
OBSS
2005’te bir
yazılım şirketi
olarak kurulan OBSS, garaj tasarımı ve
akıllı tekne Piribot
ile Teknopark İstanbul’da ön plana çıkmayı başarıyor. İlk kurulduğu yıllarda
JAVA teknolojileri
üzerine çalışma yapan şirket, ilerleyen süreçte .NET, mobil uygulamalar ve sürüm konfigürasyonlarında da faaliyet göstererek bilişim şirketi haline geliyor.
Bilişim ve teknoloji ile telekomünikasyon şirketlerine hizmet veren OBSS, Tekopark İstanbul’da ise
Ar-Ge faaliyetlerini
yürütüyor. O projelerden bir tanesi de hem tasarımı hem de özellikleriyle dikkat çeken Piribot…
Otonom su üstü aracı
olarak tanımlanan Piribot, verilen rota ile istenen noktadan istenen noktaya gidebiliyor. Piribot çalışırken
farklı enerji kaynaklarını
kullanıyor. Videoda görüldüğü üzere botun üzerinde bir güneş enerjisi paneli var ve güneşten aldığı enerjiyle istenilen yerde istenen görevi yapabiliyor.
Piribot esasında bir platform. Yani üzerine yapılabilecek eklemeler ile Piribot, özelleştirerek
istenen alanda
kullanılabiliyor. Örneğin üzerine eklenecek sensörlerle denizlerde kirlilik araştırılması, dalgalarla ilgili bir çalışma veya arama kurtarma çalışması yapabiliyor. Kısaca özetlemek gerekirse Piribot, sahip olan şirketin/kişinin, istediği veya
faaliyet gösterdiği alana göre
ekipman ekleyerek su üstünde istediği çalışmayı yapmasını sağlayan bir akıllı platform.
BioCapSol
BioCapSol
Türkiye’de
gıda atıklarının değerlendirilmesi
üzerine çalışmalar yürüten BioCapSol, Teknopark İstanbul’da
sağlık sektöründe
faaliyet gösteren şirketler arasında yer alıyor. Şirket ilk etapta domates atıklarından
likopen elde edilmesine
yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
BioCapSol,
iyi huylu kimyasallar
kullanarak bitki ve sebzelerden biyolojik içeriğin çıkarıyor ve bunları son uygulamaya uygun bir şekilde işlevselleştirilmesine odaklanıyor.
Yurtdışı desteğinin yanı sıra Türkiye’deki kamu kurum ve kuruluşlarından destek almak üzere çalışmalarını sürdüren BioCapSol, projelerden çıkan sonuçlara göre
yeni ayrıştırma yöntemlerinin
bulunup değerlendirmesine yönelik etkinliklerini sürdürecek.
#Teknopark
#Teknoloji
#Teknopark İstanbul
#Savunma Sanayi













