Günlerce süren bir yolculuğun ardından Arnavutluk'a ulaşmayı başaran Kosovalı çocuklar, daha alışamadıkları yataklarından gece yarısı korku dolu çığlıklar ile kalkıyorlar.
Kukes- NATO üyesi Batılı ülkeler riskli olabileceği bahanesi ile kara müdahalesi seçeneğini dikkate almamaya devam ederken, Kosovalı muhacirlerin dramı her geçen gün artarak sürüyor. Kraşniki ailesinin çocukları gece yarıları Kosova sokaklarındaki genç yaşlı yüzlerce insanın cesetleri ile uyanıyor. 150 kilometrelik günlerce süren bir yolculuğun ardından Arnavutluk'a ulaşmayı başaran çocuklar, gece yarısı korku dolu çığlıklar ile yataklarından fırlıyor. Kukes'teki muhacir kampında yanan ateşin başına çömelen Nesim Kraşniki "Öyle korkunç sahnelere şahit oldular ki geceleri uyuyamıyorlar" dedi. Yüzbinlerce Kosovalı Müslüman ile aynı acı kaderi paylaşan Nesimi'nin köyü Klina üç gün boyunca Sırplar tarafından bombalandığında evlerinde saklanmaya çalışmışlar. Kapı çalındığında silahlı ve maskeli Sırplar "Buradan defolun. Clinton'a gidip buraların Sırp toprağı olduğunu söyleyin" demiş. Sırplar diğer komşuları ile birlikte kasaba meydanında topladıkları Kosovalılar'a bölgeyi terketmeleri emrini vermişler.
Yolculuk boyunca yakıp yıkılmış yüzlerce köy ve cesetle karşılaşan, Sırplar'ın tehdit ve aşağılanmalarına göğüs geren, üzerlerinde nişan talimi yapılan Kraşniki ailesi sonunda Arnavutluk'a varmayı başarmış. Muhacirler tüm para ve eşyalarına el konulduğunu, traktör sürme lisansına kadar bütün resmi evrakların alındığını bildiriyor. Bakim "Sırplar bizi korkarak Kosova'yı terketmemiz için katlettiği insanların cesetlerini yollarda bırakmış. Yol kenarındaki iki küçük çocuğun cesedi dayanılmaz bir manzarıydı." diyor. Maden şehri Kukes'deki şehir çöplüğünün yakınlarındaki çamurlu arazide kamp kuran Kraşnikiler, 150 bin muhacir ile hayatta kalma mücadelesi veriyor. Diğer muhacirler Arnavut ailelerin yanına yerleşirken, Kraşnikiiler böyle bir imtiyaza dahi sahip olamamış. Aile neredeyse aralıksız yağan yağmurun altında kendilerine dar gelen plastikten küçük bir çadırda yaşam mücadelesi veriyor. Kraşnikiler ancak açlıktan ölmemelerine yetecek kadar bir yiyecek alabilseler de, kendilerini soğuk havadan koruyabilecek kadar battaniye aldıkları için kendilerini şanslı hissediyorlar.
Çocuklar isimleri silinmiş mezarlığın yanındaki çamurda oynuyor. Geçici bir kamp tatiline geldiklerini düşünen çocuklar, ne zaman evlerine döneceklerini sormaya başlamış bile. Ailenin büyükleri onlara ne cevabı vereceklerini bilmiyor. Diğer muhacirlerden farklı olarak Kraşnikiler'in Arnavutluk'ta yanlarına sığınabilecekleri bir akrabaları yok. Kraşnikler'in tek umudu NATO'nun bir kara saldırısı başlatarak topraklarını Sırplar'dan geri alması ve onların evlerine güven içinde dönmesini sağlaması. Ancak şimdilik yapabilecekleri tek şey çaresizlik içinde beklemek. Genç bir Kraşniki "En azından burada hiç kimsenin tehdidi olmadan özgürüz" diyor.






