Dünya Fransız faşizmi Delil olup olmadığını sormak suç

Fransız faşizmi: Delil olup olmadığını sormak suç

Fransa’da Bourgogne-Franche-Comte bölgesindeki bir lisede “Türkler Ermenileri, sivilleri öldürdü” diyen öğretmene “Delil var mı?” diye soran Türk öğrencinin başına gelmeyen kalmadı. Güvenlik nedeniyle soyadını açıklamayan Altay isimli öğrenci okul yönetimince 1 yıl hapis cezasıyla tehdit edildi. Altay’ı sorguya çeken istihbarat görevlileri de, “Müslüman mısın, namaz kılıyor musun, bir gruba bağlı mısın” gibi sorular yöneltti.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
​Fransız faşizmi: Delil olup olmadığını sormak suç
Hem ailesi hem de genç öğrenci İslamofobik sorularla Fransız istihbaratı tarafından sorgudan geçirildi.

Irkçı ve İslam karşıtı politikları ile gündemden düşmeyen Fransa yeni bir skandala imza attı. Bourgogne-Franche-Comte bölgesinde bulunan bir lisede, derste Ermeni tezlerini ve soykırım iddialarını kabul etmeyen Altay, hapis tehdidi, sindirme ve radikalizmle ilişkilendirilme girişimleriyle karşı karşıya kaldı. Altay ismindeki genç, öğretmeninin 2 saatlik dersin bir saatini tamamen Ermeni iddialarına ayırdığını ve 40 dakika boyunca “Türklerin Ermenileri, sivilleri öldürdüğünü” söylediğini aktardı.

BAĞIRIP ÜZERİNE YÜRÜDÜLER

  • En sonunda dayanamadığını ifade eden Altay, “sakince ‘Delil var mı?’ diye sordum. Öğretmen bana sinirlenerek ‘Buna nasıl itiraz edebilirsin?’ dedi. Ben de sakince bildiklerimi anlattım. Bir öğrenci daha üzerime bağırarak geldi. Ben yine sakinliğimi korudum” diyerek yaşadığı baskıyı dile getirdi. Ardından öğretmeninin kendisini iddialar sebebiyle hapis cezasıyla korkuttuğunu belirten Altay, babasına giderek okul yönetiminin kendisini “Ermeni soykırımını reddetmek” ile suçladığını, 1 yıl kadar hapis yatabileceğini söylediklerini anlattı.

FRANSIZ İSTİHBARATI SORGUYA ÇAĞIRDI

Güvenlik endişesiyle soyadlarını paylaşmayan Altay ve ailesini, bir süre sonra Fransız istihbarat memurları sorgu için görüşmeye çağırdı. Sorguya alınan genç liseli sorgu yapan memurların kendisine beklediğinden nazik davrandığını ifade etti. Buna rağmen memurların kendisine, annesinin kardeşlerinin ismini sorduğunu, sosyal medya hesaplarını ve şifrelerini aldığını ve dini sorular sorduğunu kaydetti. “Müslüman mısın, dinini yaşıyor musun, namaz kılıyor musun gibi sorular sordular. Hatta bir gruba bağlı mısın, dediler. Bağlı değilim dedim” ifadelerini kullanan Altay, bu süreçte büyük bir stres altına girdiğini, sınavlarına konsantre olamadığını, geleceğinden ciddi endişe duyduğunu vurguladı.

MÜSLÜMAN KİMLİĞİMİZ SORGULANDI

  • Altay’ın babası Aydın, okul müdürünün kendisine “oğlunuz çok kötü olaylara karıştı, hapis cezasıyla karşı karşıya” diye mesaj yazdığını belirtti. Bir süre sonra istihbarat memurlarını kendisini sorguya çağırdığını belirten Aydın, memurlarla bir iki dakika Ermeni meselesi ile ilgili konuştuktan sonra, istihbaratçıların kendisine Müslüman kimliğiyle ilgili sorular sormaya başladığını söyledi. Aydın “Sadece bir dakika Ermeni meselesini, sonrasında hep radikallik, din üzerine konuştuk. ‘Dinci misiniz, hangi derneğe bağlısınız, ibadet yapıyor musunuz, işten sonra ne yapıyorsunuz, spor yapıyor musunuz, hangi tür videolar izliyorsunuz gibi sorular sordular, bunları araştırdılar.” dedi. Aile Altay’ın geleceği için olayları büyütmeme ve dava yoluna gitmeme kararı aldı. Fransa’da 29 Ocak 2001’de çıkan yasayla 1915 Olayları “sözde soykırım” olarak kabul edilirken, bunu reddedenleri cezalandırmaya yönelik 2012’deki yasa ise Anayasa Konseyince ifade özgürlüğüne aykırı bulunarak iptal edilmişti.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.