
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak operasyonları dünyayı ayağa kaldırırken, Amerikalı dış politika analisti Tara Reade'den küresel siyaseti sarsacak bir iddia geldi. Washington yönetiminin perde arkasında çok daha karanlık bir ajandası olduğunu savunan Reade, Orta Doğu'da kopan fırtınanın adını "Epstein Savaşı" koydu...
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortaklaşa yürüttüğü askeri operasyonlar, hem Washington'da hem de uluslararası arenada geniş çaplı tepkilere yol açmaya devam ediyor. Orta Doğu'da tansiyon her geçen gün tırmanırken, ABD yönetiminin asıl niyetine dair oldukça dikkat çekici bir iddia gündeme geldi. Amerikalı dış politika analisti Tara Reade, bölgedeki krizin kamuoyuna yansıtılandan çok daha farklı ve karanlık bir perde arkası olduğunu öne sürdü.

BU BİR EPSTEIN SAVAŞI
Reade'e göre, mevcut tabloyu yalnızca iki ülke arasındaki bir husumet veya klasik bir Orta Doğu çatışması olarak okumak büyük bir yanılgı. Yaşanan krizin, küresel güç dengelerini elinde tutan dar bir zümrenin suçlarını örtbas etme hamlesi olduğunu savunan ABD'li analist, ezber bozan şu ifadeleri kullandı:
“Şunu unutmayın; buna ‘İran Savaşı’ demenin bile doğru olduğunu düşünmüyorum. Öyle demeye çalışıyorlar ama bu bir ‘Epstein Savaşı’.”

ÇETENİN NE YAPTIĞINI GİZLEME ÇABASININ BİR PARÇASI
Reade'in iddialarının temelinde, dünya siyasetini ve ekonomisini yönlendiren elitlerin kirli sırlarını koruma güdüsü yatıyor. Çatışmaların aslında küresel çapta bir "dikkati dağıtma" operasyonu olduğuna işaret eden uzman, açıklamalarına şöyle devam etti:
“Çünkü tüm bunlar, temelde elit ve yönlendirici sınıfın oluşturduğu o çetenin ne yaptığını gizlemeye çalışma çabasının bir parçası. Dünyada gerçekten karar veren yaklaşık 9 bin 500 kişi var.”
Reade, sahada yaşanan askeri hareketliliğin temel motivasyonunun ülkelerin güvenlik politikaları değil, dünyayı yöneten bu küçük ve güçlü elit grubun kendi eylemlerini sır olarak tutma çabası olduğunun altını çiziyor.









