Ekonomi Çırak olarak başlamıştı şimdi 90 ülkeye ihracat yapıyor Meslek liselerine olumsuz algının değişmesi gerekli

Çırak olarak başlamıştı şimdi 90 ülkeye ihracat yapıyor: Meslek liselerine olumsuz algının değişmesi gerekli

Çıraklık Eğitim Merkezi'nde zanaat öğrenen ve çırak olarak girdiği şirketin ortağı haline gelen Aytekin Kılıç, mesleki eğitim merkezlerine yönelik ön yargının kırılması gerektiğini söyledi. Kılıç "Aileler, çocuğu çırak olacak diye ön yargılı olabiliyor. Özellikle medyada meslek liselerine yönelik olumsuz algının değiştirilmesi gerekli. Benim oğlum da çıraklıktan mezun oldu ve şimdi fabrikanın başına geçti" ifadelerini kullandı.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi AA
Çırak olarak başlamıştı şimdi 90 ülkeye ihracat yapıyor: Meslek liselerine olumsuz algının değişmesi gerekli
Çıraklıktan girdiği şirketi 90 ülkeye ihracat yapar hale getirdi.

Aytekin Kılıç, meslek hayatına başlama serüvenini anlattı. 1983 yılında henüz 13 yaşındayken bir şirkette çırak olarak çalışmaya başladığını belirten Kılıç, 1986'da şimdiki adıyla mesleki eğitim merkezi olan çıraklık eğitim merkezine girdiğini söyledi.

Buradan mezun olduğu 1989 yılında kalfa olarak işine devam ettiğini belirten Kılıç, "Bir müddet sonra ustalık ve eğitici ustalık belgesini aldım. Yıllar içinde firmamızda çırak, kalfa, usta, usta başı ve yönetici olarak görev yaptım. 2004'te ise şirket sahibi olan ve beni yetiştiren ustamla ortak oldum. Ben işe başladığımda hiç ihracatımız yoktu şimdi 90 ülkeye ihracat yapar hale geldik. Beni yetiştiren ustabaşım da benim çalışanım oldu. Hiçbir zaman işveren-çalışan ilişkimiz olmadı. Hala görünce elini öperim." dedi.

AA

"Ustaya asgari ücretin en az 2 katını vermek zorundayız"

Kılıç, mesleki eğitim merkezinde aldığı eğitim sayesinde sanayide değişen teknolojiye hızla ayak uydurabildiğini vurguladı. Kılıç, bir insanın beceri kazanabilmesi için mesleki eğitim merkezlerinin şart olduğunu ifade etti.

Herkesin üniversite okuması gerekmediğini söyleyen Kılıç, şöyle devam etti:

"Bizim ilk çıraklık dönemlerimizde mühendis parmakla gösterilecek kadar azdı ama şimdi çok fazla. Herkes mühendis olacak diye bir kaide yok. Fabrikamızda 120 kişi çalışıyor. Bunun 13'ü mühendis. Mesleki yeterlilikten gelen öğrenciler, lisans eğitimi alan kişilerden daha değerli bizim için. Çıraklar bugün asgari ücret alabiliyor. Asgari ücretle çalışan mühendis de var ama bir ustaya en az asgari ücretin 2 katını vermek durumundasınız. Çünkü yetişen nitelikli eleman sayısı oldukça az. Bunu artırmamız lazım."

AA

"Oğlum da çıraklıktan mezun"

Kılıç, şu anda çırak denilen öğrencilerin firmaya geliş yaşının 16-18 olduğunu, bu yaştan sonra çocukların zor eğitildiğini dile getirdi.

Kendi dönemlerinde 12 yaşında okula girip meslek öğrenmeye başladıklarını belirten Kılıç, "11-14 yaş arasında mesleği çok iyi öğreniyorsunuz. Burada öğrenciler çalıştırılmıyor, sadece işi öğreniyorlar." dedi.

Kozanoğlu Kozmaksan çatısı altında meslek lisesi yapacaklarını söyleyen Kılıç, şunları kaydetti:

"Kendi elemanımızı, kendimiz yetiştirelim istiyoruz. Mühendis bulamıyorum diye bir kaygım yok, şu anda CV istesem 100 kişi gelir ama dişlici, CNC operatörü istesem bir kişi zor gelir. Ben bu mesleğin içinden çıktım. Mevcut sistem bana ihtiyaç duyduğunda, ben sisteme tekrar dahil olup, bildiklerimi öğretip gösterebiliyorum. Şu anda sistemin çok iyi bir işleyişi var. Benim oğlum da çıraklıktan mezun oldu ve şimdi fabrikanın başına geçti. Altında da mühendisler çalışıyor."

AA

"Çocukların maaşını asgari ücrete tamamlayacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesleki eğitim merkezlerinde okuyan öğrencilere yönelik müjdesini olumlu bulduklarını belirten Kılıç, "Biz öğrencilerin maaşını asgari ücrete kadar tamamlayacağız. Ben diğer işveren arkadaşlarımdan da aynı hassasiyeti öğrencilere göstermesini istiyorum. Çocukları teşvik etmeye devam edelim. Aileler çocuğu çırak olacak diye ön yargılı olabiliyor. Özellikle medyada meslek liselerine yönelik olumsuz algının değiştirilmesi gerekli." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan mesleki eğitime iki yeni müjde
GÜNDEM
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan mesleki eğitime iki yeni müjde

Çocukken başladığı mesleğinin 38 yıldır başında: Çırak bulamadığı için tek başına sürdürüyor
FOTOĞRAF 5
Title
Ünsal Sarışan, Bartın’da çocuk yaşta öğrendiği ahşap tekne imalatını 38 yıldır sürdürüyor. 10 yıl önce Yakakent’te yerleşerek açtığı tente tersanesinde balıkçılara ahşap tekne yapan Sarışan, bunun yanında sipariş olursa yatta yapıyor. Çırak bulamadığı için tek başına çalışmak zorunda kalan ahşap balıkçı tekesi ustası, teknenin boyuna göre 1-4 ay arasında teslim ediyor.
Title
Ahşap balıkçı tekne ustası Ünsal Sarışan, “Bu işi 1983 yılından beri yapıyorum. Bunun içinde kalfalık ve çıraklık da var. Tekne yapımına talep var. Hiç boş zamanın yok. Tekneyi kestane ağacından yapıyoruz. Her zaman bulduğumuz bir ağaç. Ordu’dan Giresun’dan buluyoruz. Teknenin boyuna göre 1 ay süren var, 3 ay süren var, 4 ay süren var. Tekneye buranında ihtiyacı var.
Title
Sinop , Samsun, Alaçam, Toplu, Gerze hepsine de tekne yaptım. Bizim zamanımızdaki gibi çıraklığa talep yok. Bu iş 5-10 sene sonra bitebilir. Burada benden başka yapan yok. Ben de bıraktığım zaman burada tekne yapan olmaz. Çırak olarak kimse de gelmedi. Gelseydi şimdiye kadar öğrenirdi
Title
Ben buraya geleli 10 sene oluyor. Ben sanatı 6 senede öğrendim, o da öğrenebilirdi. Şimdiki çocuklar daha zeki. Daha çabuk öğrenebilirlerdi ama talep hiç yok” dedi.
Title
Çocukken başladığı mesleğinin 38 yıldır başında: Çırak bulamadığı için tek başına sürdürüyor
Samsun'un Yakakent ilçesinde yaşayan Ünsal Sarışan, 14 yaşında çırak olarak başladığı ahşap tekne imalatını çırak bulamadığı için tek başına sürdürüyor.

Dede mesleğinin son temsilcisi 67 yıldır bu işi yapıyor: Artık çırak gelse bu zanaatı öğretmem
FOTOĞRAF 5
Title
Giresun'un Bulancak ilçesinde küçücük dükkanında üçüncü kuşak olarak saat tamircisi olarak mesleğini ilerleyen yaşına rağmen devam ettiren Ahmet Akoğlu, zamana inat son nefesine kadar sürdürmek istediğini söyledi.
Title
\"67 yıldır dede mesleğini sürdürüyor\"<br>​<br>​ Henüz 9 yaşındayken babasının yanında saat tamirini öğrenmeye başladığını anlatan Akoğlu, “Dedemden kalma bu dükkanda 3 kuşaktır saat tamir ediliyor. Ben de 67 yıldır bu dükkanda baba mesleğimi icra ediyorum. Babam da bu işi dedemden öğrenmiş. Sülale olarak saatçiyiz. İlk olarak da dedem yine bu dükkanda mesleği ustasından öğrenmiş. Yani bu dükkan dedemin ustası dahil 4 kuşaktır saat dükkanı. Bir zamanlar 15 civarında saatçi vardı, ancak zamanla elektronik cihazlar çıkmaya başlayınca bir bir başka mesleklere yönelmeye başladılar ve ben de tek kaldım\" dedi.
Title
\"Artık çırak gelse bu zanaatı öğretmem\"<br>​<br>​ Artık bu mesleğin bir geleceği olmadığı düşüncesiyle kimseye öğretmek istemediğini de ifade eden Akbulut, “Ben bu mesleği öğrenmeye 9 yaşlarındayken başladım ama bugün bu yaşlarda gelip meslek öğrenmek isteyen yok. Gelseler dahi kimseye öğretmek istemem çünkü bu zanaatın bir geleceğini göremiyorum. Ayrıca eskiden bir çırak geldiği zaman bu sanatı öğrenmek için çabalıyordu. Şimdi ise gelen çıraklar kaç para kazanacağını soruyor. Para için çalışmak ve işi öğrenmek için çalışmak farklı şeyler. Ben kendi çocuklarımın hepsini bu dükkanda, bu mesleği yaparak okuttum. Hepsi okuyup kendi meslekleri üzerine çalışıyor. Dükkana da hiç kimseyi almadım\" diye konuştu.
Title
“Elektronik çıktı, mekanik bitti\"<br>​<br>​ Eskiden saatlerin pahalı ama kaliteli olduğunu söyleyen Akoğlu,“ Çok zevkli bir meslek, çalışmayan bir şeyin tamirini yapıp çalışır hale getirmek çok mutluluk verici, ancak para kazanan meslek değil. Elektronik çıktı işler bozuldu. Şimdiki saatlerin tamirinin garantisi yok. Yaparsın 20 gün, bir ay bilemedin 3 ay sonra yeniden bozulur. Oysaki eski saatler pahalıydı ama kaliteliydi. Bozulsa dahi tamiri yapılınca yıllarca yine kullanabiliyorsun\" ifadelerini kullandı.
Title
“Müşterisi çıkar diye tamir etmediğim, 200 yıllı saatler var\"<br>​<br>​ Dükkanda sayısını bilmediği kadar saat olduğunu en eski saatin ise 150, 200 yıllık olduğunu da anlatan Akoğlu, “Tek isteğim ilçemizde Belediyemiz veya Kaymakamlığımız öncülüğünde bir müze kurulması. Çünkü buradaki sayısız saatleri ve en az 200 yıllık saatleri müzeye bağışlarım. Tek isteğim benden sonra da en azından hatıramız yaşasın istiyorum. Eğer müze kurulmaz ise de buradaki saatleri miras olarak çocuklarıma bırakırım. Burada paha biçilmez satmaya kıyamadığım saatler var. Hatta öyle saatler var ki yaparsam müşterisi çıkar paraya tamah eder satarım diye tamir etmediğim saatler var\" şeklinde konuştu.
Dede mesleğinin son temsilcisi 67 yıldır bu işi yapıyor: Artık çırak gelse bu zanaatı öğretmem
Giresun' da 76 yaşındaki Ahmet Akoğlu, 9 yaşında babasından öğrendiği saat tamirciliğini sürdürüyor. Mesleğinin son temsilcilerinden olduğunu ve ilerleyen yıllarda kaybolacağını ifade eden Akoğlu, "Eskiden ilçede 15 civarında saatçi vardı elektronik cihazlar çıkınca başka işlere hepsi başka işlere yöneldiler. Yeni çıraklarda yetişmiyor hatta çırak gelse dahi öğretmek istemem çünkü bu zanaat artık kimseyi doyuracak bir geleceği yok" dedi.


6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.