
İhracatta cesur adımlar atan KOBİ’ler; teknoloji, markalaşma ve sürdürülebilirlik odaklı hamlelerle büyüme rotasına girdi. Son iki yılda mali disipline odaklanan KOBİ’lerde, yatırım iştahı yeniden artmaya başladı.
Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ’ler, son dönemde temkinli bekleyişten çıkıp yeniden büyüme odaklı bir stratejiye yöneliyor. Yüksek faiz ortamı, küresel belirsizlikler ve maliyet baskılarına rağmen küçük ve orta ölçekli işletmeler; yatırım, ihracat ve teknoloji başlıklarında attıkları adımlarla rotayı yukarı çevirmiş durumda. Üretimde kapasite artışı, yeni pazarlara açılma ve katma değerli ürünlere yönelim, KOBİ’lerin ajandasının ilk sıralarında yer alıyor.
ORTA VADEDE DAHA İYİMSER BİR BAKIŞ VAR
Son iki yılda daha çok nakit yönetimi ve mali disipline odaklanan KOBİ’ler, bu yıl itibarıyla yeniden yatırım planlarını masaya koydu. Makine parkının yenilenmesi, otomasyon yatırımları ve verimlilik artırıcı projeler öne çıkarken, birçok işletme ölçek büyütmeye yönelik kapasite artışına gidiyor. Sanayi bölgelerinde gözlenen yeni tesis ve ilave hat yatırımları, KOBİ’lerin orta vadeye daha iyimser baktığını ortaya koyuyor.
İHRACATTA CESUR ADIMLAR
Büyüme stratejisinin en güçlü ayağını ihracat oluşturuyor. KOBİ’ler, geleneksel pazarların yanı sıra Orta Doğu, Afrika ve Uzak Doğu’da yeni müşteri ağları kurmaya başladı. E-ihracat kanallarının yaygınlaşması, küçük işletmelerin daha düşük maliyetle küresel pazarlara erişmesini sağlıyor. Birçok KOBİ, ilk kez ihracat yapmanın yanı sıra mevcut ihracat hacmini artırarak döviz gelirini kalıcı hale getirmeyi hedefliyor.
KATMA DEĞER VE MARKALAŞMA ODAĞI
Fason üretimden uzaklaşıp markalı ve özgün ürünlere yönelim de dikkat çekiyor. Tasarım, Ar-Ge ve ürün geliştirme yatırımlarıyla KOBİ’ler hem kârlılığı artırıyor hem de rekabette ayrışıyor. Özellikle gıda, makine, tekstil ve yan sanayi alanlarında markalaşma adımları hız kazanırken, KOBİ’ler “yüksek adet-düşük marj” modelinden “düşük adet-yüksek değer” modeline geçiş yapıyor.
DİJİTAL VE YEŞİL DÖNÜŞÜM HIZLANDI
Büyüme hedefleri, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarıyla destekleniyor. Üretim süreçlerinde yazılım, veri analitiği ve otomasyon çözümleri yaygınlaşırken, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımları da KOBİ gündeminde üst sıralara çıktı. Bu dönüşüm, hem maliyetleri aşağı çekiyor hem de KOBİ’leri uluslararası standartlara daha hızlı uyumlu hale getiriyor. KOBİ’lerin büyüme rotasına girmesi, istihdamdan ihracata kadar birçok alanda çarpan etkisi oluşturacak. Yeni yatırımların devreye girmesiyle birlikte üretim artışı ve istihdam talebinin hızlanması bekleniyor. Türkiye ekonomisinin dinamosu olan KOBİ’ler, attıkları bu adımlarla sadece kendi geleceklerini değil, ülke ekonomisinin büyüme hikâyesini de güçlendiriyor.









