Sosyal medyada yeni akım Çin'den ucuzluk masalı

Orhan Orhun Ünal
04:009/02/2026, Pazartesi
G: 9/02/2026, Pazartesi
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Sosyal medyada şimdilerde Çin’den 'yüksek kâr' vaadinde bulunan ithalat içerikleri öne çıkıyor. Gerçek maliyetleri göz ardı eden, yalnızca tıklanma ve etkileşim amacı taşıyan bu videolar, özellikle küçük yatırımcıyı yanıltarak maddi kayıplara yol açabiliyor. Uzmanlar, bu paylaşımların çoğunun tıklanma ve etkileşim amaçlı hazırlandığı uyarısında bulunuyor.

Vatandaşın alım iştahını kabartan sözde borsa, altın ve döviz yatırımı tavsiyelerine Çin’den ucuz mal getirme içerikleri eklendi. YouTube, Instagram ve TikTok gibi mecralarda yayılan “yüksek getirili ticaret” paylaşımları son dönemde dikkat çekiyor. Birçok platformda Çin’deki ticaret merkezlerinden yayın yapılarak, uygun rakamlara ürün ithalat tüyoları veriliyor. Amaç, küçük yatırımcının ilgisinden yararlanıp izlenmeyi ve etkileşimi artırmak. Söz konusu videolarda, birkaç dolara temin edilen ürünlerin Türkiye’de katbekat fazlaya satılabileceği iddia ediliyor. Ancak bunların büyük bölümünün gerçek maliyetleri yansıtmadığı görülüyor. Çoğu, 'kolay yoldan köşeyi dönme tavsiyesinden öteye gitmiyor, gidemiyor.

Zaten Çin'den de öyle kolayca mal gelmiyor.

MALİYET VE VERGİLER GÖZ ARDI EDİLİYOR

Paylaşılan fiyatların çoğu, ürünlerin yalnızca fabrika ya da çarşı çıkış bedelleriyle sınırlı kalıyor. Gerçek tabloya bakıldığında gümrük vergisi, KDV, iç nakliye, lojistik ve ardiye gibi zorunlu kalemler neredeyse tamamen göz ardı ediliyor. Numune ücretleri, minimum sipariş miktarları ve gümrük müşavirliği bedelleri de çoğu zaman hesaba katılmıyor. 2 dolara alınan ürünün Türkiye’ye ulaştığında maliyeti 8 ila 12 dolara kadar çıkabiliyor. İçeriklerde “ucuz al, pahalı sat” mesajı ön plana çıkarılarak, ticaret tecrübesi olmayanlar içina yanıltıcı tablo oluşturuluyor.

ASIL AMAÇ TİCARET DEĞİL TIKLANMA

Videolarda sıkça dile getirilen “Türkiye’de bu fiyata rahatça satılır” iddiası da pratikte çoğu zaman karşılık bulmuyor. Aynı ürünü eş zamanlı olarak çok sayıda kişinin ithal etmesi, pazarda hızlı fiyat kırılmasına yol açabiliyor. Pazar yeri komisyonları, reklam harcamaları ve artan rekabet kâr marjlarını ciddi biçimde aşağı çekiyor. Satılamayan ürünlerin elde kalması ise yatırımcı açısından doğrudan zarara dönüşüyor. Belki de en önemlisi ülkemizdeki ithalat iştahını kabartıyor.

“1 dolarlık malı 30 dolara satarsın” söylemi, çoğu durumda “satabilirsen” gerçeğine işaret ediyor. Videoları üreten kişiler de asıl geliri ticaretten değil, sosyal medyadan sağlıyor. Yani onlar için önemli olan tıklanma. Bu yüzden dijital dünyadaki “kolay ve garantili kazanç” vaatlerine karşı temkinli olunması gerekiyor.

KÜÇÜK YATIRIMCIYA TUZAK

  • Uzmanlar, bu tür içeriklerin bilinçsiz küçük yatırımcılar için ciddi kayıplara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Sosyal medyada sunulan kolay kazanç vaadi, ticaret bilgisi ve sermayesi sınırlı kişileri riskli ithalat girişimlerine yönlendirebiliyor. Kontrolsüz biçimde artan bu ilgi, ülke genelinde ithalat eğilimini artırarak iç piyasada dengesizliğe neden olabiliyor. Ürün fazlası, fiyat kırma yarışı ve stok sorunları küçük yatırımcıyı daha da zor durumda bırakıyor. Kazanç vaat eden anlatıların arkasında çoğu zaman yatırımcının değil, içerik üreticisinin çıkarı bulunuyor.


#Sosyal medya
#Çin
#ticaret
#ekonomi