
Çocuklarda aşırı hareketlilik, dikkat dağınıklığı, göz teması kurmama ya da iletişimde zorlanma gibi belirtiler birçok ailenin kafasını karıştırıyor. “Çocuğuma ne oluyor?” sorusunu akla getiren bu durumlar, çoğu zaman otizm spektrum bozukluğu ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun (DEHB) karıştırılmasına yol açıyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Topçu, bu iki tablonun hem başlangıç yaşları hem de gelişimsel özellikleri açısından belirgin farklar taşıdığına dikkat çekti. İşte otizm ile DEHB'i birbirinden ayırt edecek belirtiler...

Otizm spektrum bozukluğu(OSB) ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), çocukluk çağında sık görülmesine rağmen belirtileri nedeniyle aileler tarafından karıştırılabiliyor.

Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında Medipol Sağlık Grubu’ndan Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Yasemin Topçu, iki tablonun hem belirtilerinin hem de tedavi yaklaşımlarının birbirinden tamamen farklı olduğuna dikkat çekti.

Çocukluk döneminde gözlemlenen aşırı hareketlilik, göz teması kurmama veya kısa dikkat süresi gibi bulgular, ebeveynleri haklı bir endişeye sürüklüyor. Aileler çoğu zaman bu benzer belirtiler nedeniyle Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) ile Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu'nu (DEHB) birbirine karıştırıyor.

Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında uyarılarda bulunan Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Prof. Dr. Yasemin Topçu, bu iki tablonun hem nedenleri hem de tedavi yöntemleriyle birbirinden tamamen farklı olduğunu vurguladı. Yanlış değerlendirmelerin çocukların gelişim sürecini olumsuz etkileyebileceğini belirten Topçu, erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

Belirtiler benzer nedenler farklı
Otizm spektrum bozukluğu ile DEHB’nin temelde farklı gelişimsel sorunlar olduğunu belirten Prof. Dr. Topçu, “Otizm spektrum bozukluğu daha çok sosyal iletişimde bozukluk, göz teması eksikliği, kısıtlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışlarla karakterizedir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ise yaşa uygun olmayan dikkat süresinin kısalığı, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle seyreder. Otizmde belirtiler çoğu zaman 1 yaş öncesinde başlar fakat 1–2 yaş arasında göz teması kurmama, konuşma basamaklarının geride kalması, iletişime girmeme gibi bulgularla belirginleşir. DEHB’de ise göz teması kurma, sosyal iletişim genellikle korunur, çocuklar iletişime açıktır ve bulgular çoğunlukla okul çağında belirginleşir” dedi.

İlgi alanları ayırt edici olabilir
İki durum arasındaki önemli farklardan birinin ilgi alanları olduğunu söyleyen Prof. Topçu, “Otizm spektrum bozukluğunda ilgi alanları kısıtlıdır ve çocuklar belirli bir alana takıntılı şekilde yönelebilir. DEHB’de ise ilgi alanları çok çeşitlidir ancak dikkat süresinin kısa olması nedeniyle konuya ilgisini uzun süre sürdürülemez. Otizmde kelime kazanımının olmaması ya da kazanılan kelimelerin kaybı sık görülür. DEHB’de ise genellikle konuşma gelişimi normaldir, hatta hızlı konuşma eğilimi olabilir” şeklinde konuştu.

Tedavi yaklaşımları da farklı
Tedavi yöntemlerinin de tamamen farklı olduğuna dikkat çeken Prof. Topçu, “Otizm spektrum bozukluğunda temel tedavi bireyselleştirilmiş eğitimdir. DEHB’de ise ilaç tedavisi ana yaklaşımdır ve davranış terapileriyle desteklenir. Her iki durumda da erken tanı, çocuğun yaşam kalitesini belirgin şekilde artırır. Bazı nörolojik, metabolik, genetik hastalıkların bu tablolara yol açabileceğini belirtti ve tedaviye yeterli yanıt alınmaması ya da çoklu ilaç kullanımı gerektiğinde, detaylı nörolojik değerlendirme şarttır” ifadelerini kullandı.







