Gebze Teknik Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi bünyesinde kurduğu şirkette çalışan 26 yaşındaki Biyomedikal Mühendisi Gül Banu Aydın, pandemiden dolayı evinde kurduğu laboratuvarında, tasarımı tamamen yerli ve milli olan GBA SPC1 model 3D Biyoyazıcı geliştirdi. Türk mühendis tarafından 4 aylık bir sürede üretilen ve dünyada bir ilke imza atılan cihaz ile doku ve organlar taklit edilerek, ilaçların ve kozmetik ürünlerin insan vücuduna girmeden önce test edilebilmesi, böylece deneylerde daha az hayvanın kullanılması amaçlanıyor. Aydın, doku mühendisliği çalışmaları sayesinde ileride organ fabrikaları kurulabileceğini hayal ediyor.
13:52, 28/02/2021, PazarG: Güncelleme: 13:54, 28/02/2021, Pazar

Evindeki laboratuvarda geliştirdi: Bu cihaz hastalıklara umut olacak

Kocaeli'de genç bir mühendis evinde kurduğu laboratuvarında, dokuları ve organları taklit ederek, ilaçların insan vücuduna girmeden önce test edilmesine olanak sağlayacak 3D Biyoyazıcı geliştirdi.

Cihazın tasarım açısından yerli ve milli bir özellik taşıdığını belirten Biyomedikal Mühendisi Gül Banu Aydın, “Biz şunu hedefliyoruz; dokuları taklit edip kanserleştirerek, ilaçları onun üzerinde denemek ve başka dokular üzerinde de kozmetik ürünleri deneyerek insanların vücuduna girmeden önce bu ürünleri laboratuvar ortamında test edip, yan etkilerini azaltmak ve hayvan deneylerini azaltmak. Kanserleşmiş dokuların üzerinde ilaçları deneyerek insanların vücuduna zerk edilmeden önce yüksek performans gösterecek ilaçların oluşturulmasını hedefliyor. Neden doku mühendisliği çalışmaları bu kadar popüler ve insanların heyecanını cezbediyor? Kişiye özel dokular yapabiliriz, kişiye özel organlar yapabiliriz. Yani gün gelecek bir hasta sizin yanınıza gelerek ‘Karaciğerimde problem var’ diyecek. O kişinin MR-CT datalarını kullanarak problemli dokuyu, ya da dokunun içerisinde hasar görmüş yapıyı taklit ederek hastaya nakledebileceğiz ve hastanın sıkıntısını organ naklinden önce giderebileceğiz. Yani organ fabrikaları olacak belki de ve insanlar oraya gelecek, ‘Bana kalp lazım diyecek’ ve biz de ona kalbi basıp göndereceğiz” dedi.
Cihazın tasarım açısından yerli ve milli bir özellik taşıdığını belirten Biyomedikal Mühendisi Gül Banu Aydın, “Biz şunu hedefliyoruz; dokuları taklit edip kanserleştirerek, ilaçları onun üzerinde denemek ve başka dokular üzerinde de kozmetik ürünleri deneyerek insanların vücuduna girmeden önce bu ürünleri laboratuvar ortamında test edip, yan etkilerini azaltmak ve hayvan deneylerini azaltmak. Kanserleşmiş dokuların üzerinde ilaçları deneyerek insanların vücuduna zerk edilmeden önce yüksek performans gösterecek ilaçların oluşturulmasını hedefliyor. Neden doku mühendisliği çalışmaları bu kadar popüler ve insanların heyecanını cezbediyor? Kişiye özel dokular yapabiliriz, kişiye özel organlar yapabiliriz. Yani gün gelecek bir hasta sizin yanınıza gelerek ‘Karaciğerimde problem var’ diyecek. O kişinin MR-CT datalarını kullanarak problemli dokuyu, ya da dokunun içerisinde hasar görmüş yapıyı taklit ederek hastaya nakledebileceğiz ve hastanın sıkıntısını organ naklinden önce giderebileceğiz. Yani organ fabrikaları olacak belki de ve insanlar oraya gelecek, ‘Bana kalp lazım diyecek’ ve biz de ona kalbi basıp göndereceğiz” dedi.
Üretilen 3D Biyoyazıcı ile basılan doku iskelelerinin yanık tedavilerinde de kullanılabileceğini vurgulayan Aydın, “Doku iskelesi sizin yanık kısmınıza implant ediliyor ve oradaki hasarı gideriyor. Hücreler bu bastığımız porlu yapı gösteren doku iskelesi üzerinde çoğalarak doku iskelesinin bir süre sonra bozunur olmasından mütevellit, bozularak oradaki hasarın giderilmesini sağlıyor. Yani bizim bu bastığımız doku iskelesi üzerinde hücreler çoğalıyor ve orada bir yapı inşa ediyorlar. Oradaki iskele işini gördükten sonra da eriyip gidiyor” diye konuştu.
Üretilen 3D Biyoyazıcı ile basılan doku iskelelerinin yanık tedavilerinde de kullanılabileceğini vurgulayan Aydın, “Doku iskelesi sizin yanık kısmınıza implant ediliyor ve oradaki hasarı gideriyor. Hücreler bu bastığımız porlu yapı gösteren doku iskelesi üzerinde çoğalarak doku iskelesinin bir süre sonra bozunur olmasından mütevellit, bozularak oradaki hasarın giderilmesini sağlıyor. Yani bizim bu bastığımız doku iskelesi üzerinde hücreler çoğalıyor ve orada bir yapı inşa ediyorlar. Oradaki iskele işini gördükten sonra da eriyip gidiyor” diye konuştu.
Dünyada ve Türkiye’de 3D biyoyazıcı üreten şirketlerin mevcut olduğunu fakat bunların bütün ürünlerinin ticari ürünler olduğunu kaydeden Aydın, “Biz ise GBA SPC1 model biyoyazıcımızla ticari kaygı gütmeden, bütün insanların bu teknolojiye ulaşabilmesini amaçladık, öyle de oldu. Türkiye’den ve dünyanın çeşitli yerlerinden insanlar bize, GBA SPC1 ile ilgili mesajlar atıyorlar ve nasıl yapıldığına dair sorular soruyorlar. Bu sistemi biz sıfırdan kurguladık. ‘İnsanlar nasıl rahat edebilir, nasıl kolay bir şekilde doku iskelesi basabiliriz, doku mühendisliği çalışmalarını nasıl yürütebiliriz’ diye düşünerek yola çıktık. İlk önce tasarımı kurguladık, bütün parçalarına karar verdik. Daha sonra montajına geçtik. Montajında tabii ki de sıkıntılar çıktı. Çünkü sanayiye gidip ustalarla görüştüğünüzde sunduğunuz şeylerle bulduğunuz şeyler farklı oluyor. Onları da hemen revize etmek zorunda kalıyorsunuz. Bu tarzda problemler yaşadık” şeklinde konuştu.
Dünyada ve Türkiye’de 3D biyoyazıcı üreten şirketlerin mevcut olduğunu fakat bunların bütün ürünlerinin ticari ürünler olduğunu kaydeden Aydın, “Biz ise GBA SPC1 model biyoyazıcımızla ticari kaygı gütmeden, bütün insanların bu teknolojiye ulaşabilmesini amaçladık, öyle de oldu. Türkiye’den ve dünyanın çeşitli yerlerinden insanlar bize, GBA SPC1 ile ilgili mesajlar atıyorlar ve nasıl yapıldığına dair sorular soruyorlar. Bu sistemi biz sıfırdan kurguladık. ‘İnsanlar nasıl rahat edebilir, nasıl kolay bir şekilde doku iskelesi basabiliriz, doku mühendisliği çalışmalarını nasıl yürütebiliriz’ diye düşünerek yola çıktık. İlk önce tasarımı kurguladık, bütün parçalarına karar verdik. Daha sonra montajına geçtik. Montajında tabii ki de sıkıntılar çıktı. Çünkü sanayiye gidip ustalarla görüştüğünüzde sunduğunuz şeylerle bulduğunuz şeyler farklı oluyor. Onları da hemen revize etmek zorunda kalıyorsunuz. Bu tarzda problemler yaşadık” şeklinde konuştu.
Kendi evinde çalışmanın çok güzel bir durum olduğunu vurgulayan Aydın, “Benim aslında bir ofisim var. Fakat salgından mütevellit ulaşımın önüne geçebilmek için evimi laboratuvar haline getirdim ve bu şekilde daha kolay işler yapabiliyorum. Gece bir montaj yapıyorum ya da tasarımları revize edip tekrar mevcut 3D yazıcılarda parçaları basıyorum ve istediğim malzemeyi laboratuvarda hazırlayıp, eve getirip falkon tüpler içerisinde basabiliyorum. Bunlar da işimi kolaylaştıran şeyler. Bu harika bir şey. Yani bir yerden bir yere gitmek zorunda kalmıyorum. Evinde 3D yazıcı olanlar beni çok iyi anlayacaktır, istediğiniz şeyi hemen gün içerisinde basabiliyorsunuz ve onun montajını yapıp sıkıntıyı giderebiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Kendi evinde çalışmanın çok güzel bir durum olduğunu vurgulayan Aydın, “Benim aslında bir ofisim var. Fakat salgından mütevellit ulaşımın önüne geçebilmek için evimi laboratuvar haline getirdim ve bu şekilde daha kolay işler yapabiliyorum. Gece bir montaj yapıyorum ya da tasarımları revize edip tekrar mevcut 3D yazıcılarda parçaları basıyorum ve istediğim malzemeyi laboratuvarda hazırlayıp, eve getirip falkon tüpler içerisinde basabiliyorum. Bunlar da işimi kolaylaştıran şeyler. Bu harika bir şey. Yani bir yerden bir yere gitmek zorunda kalmıyorum. Evinde 3D yazıcı olanlar beni çok iyi anlayacaktır, istediğiniz şeyi hemen gün içerisinde basabiliyorsunuz ve onun montajını yapıp sıkıntıyı giderebiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Doku mühendisliği çalışmalarında iğne tedariki konusunda ciddi sıkıntılar çektiklerini aktaran Aydın, şöyle konuştu: “Bu iğneleri biz Çin’den getirtiyoruz, Türkiye’de herhangi bir tedarikçi bulamadık ve çok kaliteli dokular üretebilmek için ince uçlu iğneler kullanmak zorundayız. Bunlarda da tıkanma problemi yaşıyoruz ve açmak gerçekten vaktimizi alıyor. Hatta açılmayı bekleyen yüzlerce iğne var diyebilirim.”
Doku mühendisliği çalışmalarında iğne tedariki konusunda ciddi sıkıntılar çektiklerini aktaran Aydın, şöyle konuştu: “Bu iğneleri biz Çin’den getirtiyoruz, Türkiye’de herhangi bir tedarikçi bulamadık ve çok kaliteli dokular üretebilmek için ince uçlu iğneler kullanmak zorundayız. Bunlarda da tıkanma problemi yaşıyoruz ve açmak gerçekten vaktimizi alıyor. Hatta açılmayı bekleyen yüzlerce iğne var diyebilirim.”
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026