
ABD ve İran arasında 17 Haziran’da ilan edilen mutabakatın ardından nihai anlaşma için ilk müzakere oturumu İsviçre’nin Bürgenstock kentinde yapıldı. Taraflar, 60 gün sürecek ateşkes sürecinde nihai anlaşmayı getirecek takvim üzerinde uzlaşıya vardı. İki ülke ayrıca Lübnan’da da ateşkesin uygulanması için bir mekanizma üzerinde anlaştı. İsrail tarafı ise öfkeli.
İsviçre’nin Bürgenstock kentinde, ABD ile İran arasındaki nihai anlaşma için yapılan müzakerelerin ilk oturumu pazar günü gerçekleştirdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditleri ve İran heyetinin müzakereden çekildiğini ilan etmesiyle gergin bir havada başlayan müzakereler iki tarafın anlaşmaya ulaştıracak bir müzakere takvimi ve yol haritası üzerinde uzlaşıya varmasıyla tamamlandı. Taraflar ayrıca, İsrail’in saldırılarını durdurmayı reddettiği Lübnan’da da ateşkesin uygulanmasını sağlayacak bir mekanizma üzerinde anlaşmaya vardı. İki ülkenin temsilcileri, oturum sonrası olumlu mesajlar verirken İsrail ise öfkeli. Financial Times’a (FT) konuşan üst düzey yetkililer, Tel Aviv’in müzakerelerde İran’ın nükleer ve balistik programına ilişkin sorunların geçiştirildiğini ve durumun savaş öncesinden çok daha kötü olduğunu düşündüğünü söyledi.
GERGİN BAŞLADI İYİ BİTTİ
İran heyeti, İsviçre’ye İsrail’in Lübnan’daki saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın bir kez daha kapatıldığını ilan ederek gitti. Bu açıklama, ABD tarafını öfkelendirirken ABD Başkanı Donald Trump, “Hürmüz Boğazı'nı kapatırlarsa İran’ı yok eder, Boğaz’ı ele geçiririz. İran heyeti de İsviçre’den dönemez” tehdidini savurdu. Bu tehdidin ardından 80 dakika süren görüşmeler İran heyetinin çekildiğini ilan etmesiyle gerildi. Ancak arabulucu ülkeler Pakistan, Katar ve ev sahibi ülke İsviçre’nin girişimleriyle kriz aşılarak müzakereler sürdü. İlk oturumun ardından taraflar 60 günlük ateşkes sürecinde nihai anlaşma için yapılacak görüşmelerin takvimi ve Lübnan’da ateşkesin uygulanması için oluşturulan bir mekanizma üzerinde uzlaşı sağladıklarını bildirdi. Taraflar ayrıca, ateşkese siyasi denetim görevi üstlenecek bir komite de kurulması noktasında da anlaşırken teknik meseleleri ele alacak olan ekiplerin Bürgenstock’ta kalmaya devam edeceğini ve bir hafta boyunca teknik meseleleri ele alarak düzenleyeceğini açıkladı.
TÜM TARAFLAR OLUMLU
Müzakerelerin ardından ilk açıklama, arabulucu ülkeler Pakistan ve Katar’dan geldi. Ortak açıklamada, müzakerelerde cesaret verici ilerlemeler kaydedildiğini bildirdi. Ev sahibi ülke İsviçre de kaydedilen ilerlemeden memnuniyet duyduğunu duyurdu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, müzakere sonrası ilerleyiş kaydedildiğini doğrularken ülkesine uygulanan petrol ihracatına yönelik kısıtlamaların kaldırıldığını ve ablukanın sona erdiğini vurgulayarak, İran’ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmının da serbest bırakıldığını söyledi. Arakçi, Lübnan’da ateşkesi denetleyecek mekanizmaya temsilci göndereceklerini aktardı. Müzakereler öncesi İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açması ve nükleer programdan vazgeçmesi meselelerinde zaten anlaşıldığını belirten ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de nihai anlaşma için güçlü bir zemin oluşturduklarını, nükleer program meselesinde ilerleme kaydettiklerini ve gerilimi yeniden artırmayı engelleyecek mekanizmalar oluşturduklarını anlattı.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "Herkes, İran'ın gelecekte uzun bir süre boyunca 'nükleer dürüstlük' sağlamak amacıyla kapsamlı silah denetimlerini kabul edeceğinin gayet iyi farkında" dedi. İran Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi ise ülkesinin, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile olan ilişkilere, denetim anlaşmaları kapsamındaki taahhütler doğrultusunda devam edeceğini söyledi.
İSRAİL: BU STRATEJİK BAŞARISIZLIK
Müzakerelerdeki İsviçre dahil beş ülkenin temsilcileri ve uluslararası kamuoyu, sonuçtan duydukları memnuniyeti dile getirirken İsrail’de ise öfke ve hayal kırıklı hakim. Financial Times (FT) gazetesine konuşan üst düzey İsrailli yetkililer, Tel Aviv yönetiminin müzakere sonuçlarını “Stratejik bir başarısızlık” olarak nitelediğini söyledi. Yetkili, müzakerelerde İran’ın nükleer ve balistik füze programının geçiştirildiğini, silahlı milis gruplara olan İran desteğinin ise söz konusu bile edilmediğini vurguladı. FT’ye değerlendirmelerde bulunan ABD’nin eski Tel Aviv Büyükelçisi Dan Shapiro da hükümetin mevcut durumun savaş öncesi durumdan çok daha kötü olduğunu düşündüğünü dile getirdi. Shapiro, “Trump ve Netanyahu savaş öncesi kendi güçlerini çok fazla abartarak yapabileceklerini de yapamadı ve stratejik bir fırsatı heba etti” dedi.
VANCE: UYANIN VE GERÇEKLE YÜZLEŞİN
Öte yandan, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrailli yetkililerin ABD yönetimine yönelik saldırılarına sert bir karşılık vererek, “Uyanın ve gerçeklerle yüzleşin. İçinde bulunduğunuz durumla yüzleşmeniz gerekiyor. 9 milyonluk ülkesiniz ve kendinizi savunmak için ihtiyaç duyduğunuz her şeyi Trump veriyor” demişti.
İran muhalefetinden destek
- İran'da muhalefetin en etkili hareketi olarak bilinen 2009 yılındaki Yeşil Hareket liderlerinden Mehdi Kerrubi'nin kurduğu Ulusal Güven Partisi'nden de sürece destek geldi. Parti tarafından yapılan açıklamada, ABD yönetiminin daha önceki müzakerelerde aldatmacayla İran'a saldırdığı ve ABD'ye güvenilemeyeceği belirtilerek, "Rejim, müzakerelere başlama kararı aldı. Biz de müzakere heyetimizi destekliyoruz" ifadeleri kullanıldı.










