AK Parti Kütahya mitinginde konuşan Başbakan Erdoğan, “Bazı siyasetçiler gibi, çirkin bir dile, çirkin bir üsluba, çirkin yöntemlere prim vermedik. İstismara, sömürüye, fırsatçılığa, AK Parti'nin siyasetinde imkan tanımadık” dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Bazı siyasetçiler gibi, çirkin bir dile, çirkin bir üsluba, çirkin yöntemlere, prim vermedik' dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin Zafer Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti. Erdoğan, yaptığı konuşmada, Kütahya'nın emeğin, kadim bir medeniyetin, alimlerin, sanatkarların, şairlerin ve devlet adamlarının şehri olduğunu söyledi.
Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
'Sultan Yıldırım Beyazıd'ın, Sultan 2. Selim'in, İshak Paşa'nın, Şeyh Buhari'nin, Ahi Evran-ı Veli'nin, Evliya Çelebi'nin şehri, Kurtuluş Savaşı'nın, zaferin şehri Kütahya'yı yürekten, gönülden selamlıyorum. Pazar günü, Kilis'ten, Kahramanmaraş'tan, ülkemizin tüm annelerinin Anneler Günü'nü kutladık ama Kütahya'da öyle bir annemiz var ki hatırlanmayı, rahmetle yad edilmeyi ziyadesiyle hak ediyor. Osman Gazi'nin ninesi, Ertuğrul Gazi'nin annesi, Hayme Anamızı, Sultan Abdülhamit'in deyimiyle 'Devlet Ana'yı rahmetle yad ediyor, 'Allah O'ndan razı olsun, mekanı cennet olsun' diyoruz. Hayme Anamızın şahsında, bugün bir kez daha Anadolu'nun, Trakya'nın, Türkiye'nin tüm annelerine şükranlarımı sunuyorum.
Kütahyalı Evliya Çelebi, rüyasında Hazreti Peygamberi görüp 'Şefaat ya Resulallah' yerine, 'Seyahat ya Resulallah' dedi ve yollara düştü. İşte bizler de tıpkı Evliya Çelebi gibi, 'millet' diyerek, 'memleket' diyerek, 'hizmet' diyerek Türkiye'nin yollarına düştük.'
Erdoğan, meydanı dolduran kalabalığın çokluğu karşısında 'Kütahya'da zirve yaptık' dedi. 8,5 yıl boyunca, 81 ilde, 780 bin kilometrekarede, tüm vatan sathında hizmet ve eser ürettiklerini belirten Başbakan Erdoğan, doğu batı demeden, kuzey güney demeden her bir vatandaşa ulaşmanın, her bir mağdura, yoksula ve yolda kalmışa el uzatmanın derdi, gayesi içinde olduklarını dile getirdi.
'Bazı siyasetçiler gibi, çirkin bir dile, çirkin bir üsluba, çirkin yöntemlere prim vermedik' diyen Erdoğan, popülizme tevessül etmediklerini, yalan söylemediklerini, aldatanlardan da aldananlardan da olmadıklarını ifade etti.
Başbakan Erdoğan, 'İstismara, sömürüye, fırsatçılığa, AK Parti'nin siyasetinde imkan tanımadık. AK Parti'nin rotasını millet çizmiştir. AK Parti, sadece ve sadece milletten talimat alır. AK Parti, sadece milletin istikametinde yürür' diye konuştu.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, YGS Sınavı ile ilgili iddialar konusunda, 'CHP ve MHP'ye buradan sesleniyorum; gençlerin üzerinden elinizi çekin. Gençlerin zihnini bulandırmaktan, buradan rant etme fırsatçılığından vazgeçin. Onların yandaş, candaş medyasına da sesleniyorum; gençlerin hissiyatını istismardan artık elinizi çekin' dedi.
Partisinin Zafer Meydanı'nda düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap eden Başbakan Erdoğan, YGS Sınavıyla ilgili iddialara değindi.
Erdoğan, 2 milyon öğrencinin çok büyük bir umutla ve çok büyük hayallerle YGS Sınavına girdiğini, sınavın ardından birilerinin şifre iddialarını ortaya attığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
'CHP Genel Başkanı, MHP Genel Başkanı başta olmak üzere, fırsatçılar hemen bu iddianın üzerine çullandılar. 'Gençler söz konusu' demediler. 'Gençlerin hayalleri söz konusu' demediler. 'Gençlerin umudu söz konusu demediler ve bu iddiaları anında bir istismara dönüştürdüler. Bir de bunların yandaş medyası var. Gençler üzerinden AK Parti'ye vurmaya çalıştılar.
Günlerdir, yapılan tüm açıklamalara rağmen, iddiaların asılsız olduğunu gösteren tüm delillere rağmen, CHP ve MHP, gençlerin hayalleri üzerinden istismara devam ediyorlar. Bakın, Doğu'da, Güneydoğu'da, 7 yaşındaki okul çocuklarının eline taş verip askere polise karşı kışkırtmak, ilkokul çocuklarını istismar etmek ne kadar çirkinse, 2 milyona yakın gencimizin hissiyatını istismar da o kadar çirkindir.
Sabahlara kadar ders çalışan, üniversite hayali gören, gelecek planları yapan o tertemiz zihinleri istismar etmek, siyaset değil, apaçık fırsatçılıktır. Bununla birlikte yargıya müdahaledir. Bugün Kütahya'dan bir kez daha açıklıyorum; her türlü iddianın takipçisiyiz. Yargıyla birlikte her türlü iddiayı çok yakından izliyor, inceliyoruz.'
Şu ana kadar, YGS'de kopya çekildiğine dair tek bir delil ortaya konulmadığını kaydeden Başbakan Erdoğan, hesaplamayla ve diğer konularla ilgili aksaklıklar varsa, bunların derhal düzeltildiğini, telafi edildiğini ve hiçbir öğrencinin mağdur edilmediğini söyledi.
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
'Sınava giren gençlerimizin her birinin hakkı ve hukuku bizim teminatımız altındadır. Hiç kimsenin hak yemesine, çıkar sağlamasına, ayrıcalık tanımasına imkan ve fırsat asla vermeyiz.
CHP ve MHP'ye buradan sesleniyorum; gençlerin üzerinden elinizi çekin. Gençlerin zihnini bulandırmaktan, buradan rant etme fırsatçılığından vazgeçin. Onların yandaş, candaş medyasına da sesleniyorum; gençlerin hissiyatını istismardan artık elinizi çekin. Sizi çok iyi tanıyorum. Candaş medya, sizi çok iyi tanıyorum. Buradaki aktörleri de çok iyi biliyorum. Hiçbir zaman medya özgürlüğü, basın özgürlüğü ile bunlara kılıf çekemezsiniz. Biz sizinle iktidar olmadık. Biz milletle iktidar olduk, milletle yürüyeceğiz.
Tüm genç kardeşlerime sesleniyorum; bu siyasetçilerin, bu medyanın istismarcı tavırlarına aldanmayın. Bunların hırsla kurdukları tezgahlara gelmeyin. Bunların kışkırtmalarına, tahriklerine aldanmayın. Gönül huzuru içinde ikinci sınava hazırlanın. Tekrar ediyorum; tek bir öğrencimizin dahi mağduriyetine göz yummayız, yummayacağız. Öğrencilerimiz müsterih olsunlar, rahat olsunlar, bu istismarcılara kulak vermesinler.'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerini sürdüren Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanının, iktidar olunca dosya açıklayacağını söylediğini belirterek, 'Nerde dosyalar? Çıkar bir tane dosya koy ortaya. Yandaş medyan var. Bunları koy ortaya. Kılıçdaroğlu; bizim abdestimizden şüphemiz yok ki namazımızdan şüphemiz olsun. Sen kendine bak kendine' dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun, SSK Genel Müdürlüğü döneminde eş, dost ve akrabalarını SSK'da işe aldığını kaydeden Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun SSK'yı batırdığını söyledi.
Türkiye'nin, 3 Kasım 2002'de, çirkin siyaseti, istismar siyasetini, yalan üzerine bina edilmiş siyaseti elinin tersiyle ittiğini vurgulayan Erdoğan, birilerinin bugün, o eski tarz siyaseti yeniden diriltmek istediklerini ifade etti.
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
'Dikkatinizi çekiyorum; CHP, bir yandan bu ülkeye musallat olmuş çeteleri diriltmeye çalışırken, bir yandan da o eski siyaset tarzını yeniden Türkiye'nin gündemine taşımak istiyor. Esasen, CHP'nin bu noktada ustasının, akıl hocasının, danışmanının kim olduğu ortaya çıktı.
Siz onları çok iyi tanırsınız... Hani, 1991 yılında, 'Kim ne veriyorsa ben 5 fazlasını veriyorum' diyenler vardı ya... Hani, herkese bir ev, bir araba vadedenler vardı ya... Hani 500 günde ülkeyi düzlüğe çıkaracağını söyleyip, ülkeyi batıranlar vardı ya... İşte bugün CHP, o emekli siyasetçilerin gölgesinde, onların yedeğinde, onların himayesinde siyaset yapmaya çalışıyor. Tıpkı onlar gibi bol keseden atıyor, tıpkı onlar gibi olmayacak şeyleri vaat ediyor, tıpkı onlar gibi dini, dini değerleri istismar ediyor.
Futbol takımı tutar gibi parti tutmayalım. Ülkeye kim hizmet ediyorsa onu tutalım.'
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'CHP Genel Başkanı uzaklara bakmasın, AK Parti'ye bakmasın, eğer sorumlu arıyorsa dönsün kendine ve yanı başındakilere baksın. AK Parti böyle çirkin işlerin içinde asla olmaz. Böyle çirkin işlerden fayda beklemez. Bunları fırsat olarak görmez ve kullanmaz. Ben CHP'yi de MHP'yi de milletime havale ediyorum. Ben onları kasetleriyle, kendi iç didişmeleriyle baş başa bırakıyorum. Biz işimize bakacağız, biz Türkiye'yi büyütmeye devam edeceğiz' dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin Zafer Meydanı'nda düzenlenen mitinginde vatandaşlara hitap etti.
İktidara geldiklerinde enflasyon rakamlarının yüzde 30 olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şimdi ise yüzde 4,3 olduğunu söyledi.
İktidarlarında Türkiye'nin her alanında atılım gerçekleştirdiğini ifade eden Erdoğan, kendilerinden önceki ve şimdiki asgari ücretle alınan ürünlerden de örnekler verdi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
'Hesap ortada, bunları çoğaltabiliriz. Şu anda Kılıçdaroğlu dağıtıyor ya 'Şu kadar veriyorum, bu kadar veriyorum' diye, nereye sulandı biliyor musunuz? Şu anda Merkez Bankasının kasasında 95 milyar doları duydu ya 'coştu yine deli gönül, sular gibi çağlar mısın?' diyor, 'oraya daldırırız elimizi oradan boşaltırız' diyor. Hazine doldu, CHP'nin de iştahı kabarıyor. Herhalde benim vatandaşım bu oyuna gelmeyecek değil mi? Bu ülkede devletin hazinesi ne zaman dolduysa CHP ya müdahale ile ya da koalisyon ortağı olarak gelmiş o hazineyi her seferinde tamtakır etmiş, bu ülkeyi 5 sente muhtaç etmiştir. Hani şimdi akıl hocaları var ya akıl hocaları, o akıl hocası bile diyordu ki 'CHP bu ülkeyi 5 sente muhtaç etti' diyordu. O şimdi onlara akıl hocalığı yapıyor. Şimdi korkuyorum, birlikte 5 sente muhtaç etmenin planlarını yapıyorlar ama benim milletim zaten bunlara yol vermez. O günler geçti, artık milletim bunları çok iyi tanıyor. Bunların genlerine kadar milletim bunları okuyor artık ve hiçbir zaman bunlara tek başına iktidar teslim etmedi.'
'Atmamız gereken çok daha önemli adımlar var, yolumuz uzun' diyen Erdoğan, şöyle konuştu:
'Rahmetli Ecevit'i tasfiye etmek isteyenlere, daha yaşarken, başbakanken, üzerine beton dökmek isteyenlere sahip çıkıyor. Bakınız bu ifade bana ait değil. Bu ifade, DSP'nin eski genel başkanı sayın Zeki Sezer'e ait. Sayın Kılıçdaroğlu, hemen yanı başındaki yardımcısına Ecevit'in eski yol arkadaşına gitsin bunları sorsun. Mehmet Haberal hakkında geçmişte neler söylediğini de sorsun, Emrehan Halıcı'ya. Yetmez milletvekili adayı Sinan Aygün'ü de çağırsın, ona da Ecevit'le ilgili Ecevit'in başbakanlığı döneminde neler yaptığını, neler söylediğini sorsun. Allah aşkına böyle bir karışım olur mu? Böyle bir çorba olur mu? Yıllarca birbirlerini bu şekilde yiyenler, didişenler, birbirleri hakkında olmadık sözleri söyleyenler, hatta mahkemelere düşenler, en zıt kutuplarda buluşanlar şimdi CHP çatısı altında ittifak yapıyorlar. Kime karşı AK Parti'ye karşı. Elhamdülillah, demek ki doğru yoldayız. Demek ki istikametimiz doğru. Bunlarınki ittifak değil, bunlarınki çete kardeşliği, çeteler bunları bir araya getirdi. Kol kola, omuz omuza getirdi. Çıkmışlar MHP'yle de ağız birliği yaparak ortaya dökülen çirkin kasetlerden dolayı AK Parti'yi suçluyorlar. Eski genel başkan kaset mağduruydu, yeni genel başkan kaset mamulü. CHP Genel Başkanı'na Kütahya'dan sesleniyorum, CHP'de ortaya çıkan kaset skandalından istifade edenler kimler. O kaset skandalından fayda sağlayanlar kimler, o kaset skandalının ardından CHP'yi yeniden şekillendirme fırsatı bulanlar kimler. O kasetlerden sonra ellerini ovuşturanlar kimler. CHP Genel Başkanı uzaklara bakmasın, AK Parti'ye bakmasın, eğer sorumlu arıyorsa dönsün kendine ve yanı başındakilere baksın. AK Parti böyle çirkin işlerin içinde asla olmaz. Böyle çirkin işlerden fayda beklemez. Bunları fırsat olarak görmez ve kullanmaz. Ben CHP'yi de MHP'yi de milletime havale ediyorum. Ben onları kasetleriyle, kendi iç didişmeleriyle baş başa bırakıyorum. Biz işimize bakacağız, biz Türkiye'yi büyütmeye devam edeceğiz.'
Başbakan Erdoğan, Gümüşköy'de bir maden işletmesinin özel sektöre ait atık depolama alanında meydana gelen patlama, sızıntı ve sonrasındaki gelişmeleri çok yakından takip ettiklerini söyledi.
Erdoğan, 'Başbakan Yardımcımız sayın Cemil Çiçek, Çevre ve Orman Bakanımız sayın Veysel Eroğlu, Kütahya Valiliğimiz, Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığımız meseleyi anbean izliyor, gerekli tedbirler alınmıştır. Şu an itibariyle endişeyi gerektirecek hiçbir durum yok. Kütahyalı kardeşlerim, köylülerimiz hiç endişelenmesinler, mesele takibimiz ve kontrol altındadır. Hiç endişe etmeyin' dedi.
Ülkeye ve millete hizmet yolculuğunda 8,5 yılı geride bıraktıklarını kaydeden Erdoğan, yaptıkları hizmetlerden bazı örnekler verdi.
Hizmetlerini anlatmaya saatlerin yetmeyeceğini belirten Erdoğan, eğitim, sağlık başta olmak üzere çeşitli alanlarda yaptıkları hizmetleri anlattı.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Kuru sıkı atmakla devlet yönetilmez, kuru sıkı atmakla bu millet sadece aldatılır. 12 Haziran'da bu iki, üç zihniyeti sandıklara gömün. Bunun adı demokratik bir derstir, çünkü AK Parti olarak daha güçlenerek yarınlara yürüyeceğiz' dedi.
Partisince Kütahya Zafer Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara seslenen Erdoğan, üniversite öğrencilerine AK Parti iktidarından önce '45 liracık' verildiğini, şimdi ise üniversite öğrencilerine 240 TL, Kredi ve Yurtlar Kurumu'nda kalan öğrencilere ayrıca 150 TL beslenme yardımı, master öğrencilerine 480 TL, doktora öğrencilerine de 720 TL verildiğini söyledi.
'Sayın Kılıçdaroğlu, sen nerede dolaşıyorsun, bunlardan haberin var mı?' diyen Erdoğan, 'Yolsuzlukların olduğu ülkede bunlar olmaz, ama şimdi taştı rahmet deryası, veriyoruz, daha fazla vereceğiz. Yeni bir döneme giriyoruz. FATİH Projesi kapsamında kara tahtaları kaldırıyoruz, bundan böyle akıllı tahtaya geçiyoruz. 4 yıl içinde bütün okullara akıllı tahtayı yerleştireceğiz, bunlar bilgisayar donanımlı akıllı tahta, projeksiyon yine var, internet ile dünyaya bağlanıyor, bütün sınıflar internet ağıyla donatılacak' diye konuştu.
Her öğrenciye elektronik kitap verileceğini bildiren ve bir Ipad'i vatandaşlara gösteren AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
'Bütün müfredat bunun içinde olacak, neyi ararsan bunda bulacaksın. Kitabı, defteri ister yanında götür, ister götürme, ama bir nostalji olsun diye yanında götürebilirsin. Böyle bir dönemin içine giriyoruz. ABD'de George bunu yakalayacak da Almanya'da Helga, Hans bunu yakalayacak da benim Kütahya'da Ayşem, Süleymanım, Ahmetim, Mehmetim, Hülyam niye yakalayamasın bunu. Bu anlattıklarım gençlere yönelik, gençlik bizim her şeyimiz, yarınımız ve hemen seçim arkasından bunların ihalesini yapıyoruz, ön hazırlıklarımız tamam. İhaleyi yapacağız, süratle kazanan firma üretime geçecek ve 4 yıl içinde bütün okullara, öğrencilerimize dağıtılacak, okullar donanılacak.
Her şey milletim için, her şey Türkiye için, her şey gençliğimiz için. Gençliği aldatmanın yollarını aramaya gerek yok, ne söz verdiysek onu yaptık. Hiçbir zaman hayatta kimseye söz vermem, eğer onun etüdü yapılmadıysa bu kardeşinizden bunun sözü çıkmaz. 8.5 yıldır prensibimiz bu olmuştur. Kuru sıkı atmakla devlet yönetilmez, kuru sıkı atmakla bu millet sadece aldatılır. 12 Haziran'da bu iki, üç zihniyeti sandıklara gömün. Bunun adı demokratik bir derstir. Çünkü, AK Parti olarak daha güçlenerek yarınlara yürüyeceğiz. Yeni anayasamızı, ileri demokrasi için, temel hak ve özgürlükler için çok daha güçlü bir şekilde milletin söylemini, milletin beklediği anayasayı inşallah ilk iş olarak halledeceğiz. Oluyorsa Parlamento'da ama böyle bir yetkiyi alamazsak mevcutla yetinmek zorundayız. 33 gün kaldı, kapı kapı dolaşmaya, köy köy dolaşmaya evet mi? 5'te 5 müjdesini sizden 12 Haziran akşamı bekliyorum. Bu kardeşiniz nasıl dolaşıyorsa, siz de dolaşacaksınız.'
Sağlık alanında AK Parti iktidarının yaptığı icraatları da anlatan Başbakan Erdoğan, 'Bay Kılıçdaroğlu sen çile çektirdin. Ne genel müdürmüşsün sen, ne kadar da başarılıymışsın. Bir SSK'yı yönetemedin. Bize kadar niye yoktu bunlar? Sen, SSK genel müdürüydün Bay Kılıçdaroğlu, aklına böyle bir şey gelmedi mi?, Batı'da, Avrupa'da yok muydu? Niye getiremedin, biz getirdik' dedi.
Aile hekimliği sistemini getirdiklerini, 7 bin 664 adet olan hastane yatak sayısını 35 bin nitelikli hasta yatağına çıkardıklarını ifade eden Erdoğan, sanatçı İbrahim Tatlıses'in, uğradığı saldırı sonrasında Almanya'ya tedaviye Sağlık Bakanlığının ambulans jetiyle götürüldüğünü anımsattı. Ambulans uçak sayısının 2'den 5'e çıkartılacağını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
'Türkiye'nin dört bir yanına her şeyimizle uzanacağız. Çünkü Kanuni ne diyor, 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi' sağlıklı nefese devleti feda eden bir ecdadın torunlarıyız. Artık hastanelerimizde 7-8 ay sonra gel... Öyle bir şey var mı? Artık her şey hastanelerimizde var, uzun süreli gitgeller yok. Varsa hemen valinin, kaymakamın kapısını çalın, hiçbir şey çözülmezse bize ulaşın. Sistemi değiştirmekle kalmadık, araç, donanım sağlık kuruluşlarımızda çağ atlattık.'
Başbakan Erdoğan, Türkiye genelinde ambulans sayısını 618'den 2 bin 547'ye, MR cihazı sayısını 18'den 247'ye ve tomografi cihazı sayısını da 121'den 375'e çıkardıklarını bildirerek, 'Sağlıklı bir Türkiye ancak böyle kurulur' dedi.
'Fakir fukara, garip gureba artık sömürülmüyor' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
'490 bin konut inşa ettik, 360 binini sahiplerine teslim ettik. Şimdi yeni konutlar başladı, 50 metrekare. Hiç imkanı olmayana fakir fukara, garip gurebaya şimdi bir şey yapıyoruz. Evi yapacağız, ama hiçbir imkanı olmayana, yeni evlenenlere söylüyorum. Evin içini, evinin çeyizini vereceğiz. Beyaz eşyası, mobilyası olacak. Bunu da aynen binanın maliyetine ilave edeceğiz ve 20 yıl vadeyle bunu ödeyecek. Yani balık yedirmeyeceğiz, balığı da tutmasını öğreteceğiz. İş imkanını da meslek edindirme kurslarıyla sağlayacağız. Bizim devlet anlayışımız, devlet yönetimi anlayışımız bu. Bunları başaracağız.
Bizim dağıttıklarımız vardı. Sayın Kılıçdaroğlu, 'Bunlar sadaka dağıtıyor' diyordu. Asla, devlet sadaka dağıtmaz, devlet sosyal devlet olmanın gereğini yapar. Kapı kapı dolaşacaksın tıpkı Ömer gibi. Acaba hangi evde ağlayanlar var? Duyacaksın, ona ulaşmaya çalışacaksın. O sesi gidermeye çalışacaksın. Sosyal devlet bu. Onun için her ay belli bir ücreti bizim Sosyal Dayanışma Yardımlaşma Vakfımız veriyor, erzakını, kömürünü veriyor, sobası yoksa sobasını alıyor. Bütün valilerimize, kaymakamlarımıza hep tavsiyem bu olmuştur. 'Safahat'ı açın orada Kocakarı ile Ömer şiirini okuyun. Orada ne diyor, ona bakın. Ona göre hareket edeceğiz, atlayacaksın şoför mahalline fakirin evine erzakını, gerekirse yakacağını sen götüreceksin. Ben yapıyorum, sen de yapacaksın.'
Başbakan Erdoğan, miting meydanında bulunan bir kadının 'Biz yattığımız yerden maaş istemiyoruz' dediğini belirterek, 'Olay bu, zaten bu milletin onurlu insanlarına bu yakışmaz, ama bu demek değil ki fakir fukara olmaz, tabii ki olur' diye konuştu.
İşsizlik sigortasıyla işsiz kalanlara 8-10 ay süreyle maaş verildiğini bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
'Siz ilanihaye böyle bir şey yaptığınız takdirde bu devleti çökertirsiniz. Bu bir barajın patlamasına benzer. Baraj patladığı zaman bütün olduğu gibi çevreyi alır götürür mü? Götürür. Onun için parayı yönetmek her yiğidin karı değildir. Aslolan finansı yönetmektir. İşte bizim bugüne kadar olan başarımızın arkasında bu var. Yolsuzlukla mücadele var. Finansmanı yönetmek var ve yatırımları fizibıl olarak olması gereken yere yapmak var ve Türkiye bunu başardığı için şu anda böyle bir noktaya gelmiştir ve daha da iyi noktaya geleceğiz.'
Çiftçilere iktidarlarından önce MHP döneminde yüzde 59 faizle kredi verildiğini, şimdi yüzde 5 faiz uygulandığını belirten Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
'Yüzde 5. Yüzde 59 faizle kredi, yüzde 5 faiz. Ey benim çiftçi kardeşim bu oyunu bozmaya hazır mısın? Ama bunu Kılıçdaroğlu istismar ediyor. Dürüst ol be. Gerçek ortada. Esnaf, sanatkar... Biz onların yanındayız, biz. Yüzde 47 faizle Halkbankası kredi veriyordu. Biz şimdi ne veriyoruz yüzde 5 faizle, yüzde 5. Ne veriyorlardı 5 bin liracık. Biz ne veriyoruz 100 bin liraya kadar şu anda kredi veriyoruz. Bire 20. Tarıma Cumhuriyet tarihinin en büyük desteklerini biz sağladık. Çiftçimize geçtiğimiz yıl 36 milyar, yani eski rakamla 36 katrilyon destek verdik. Hayvancılığa sağladığımız destek miktarı 5,5 katrilyon lirayı buldu.
Şimdi SUKAP diye bir proje başlatıyoruz. Yeni projemiz çok önemli. Belediyelerimize, küçük belediyelere hibe, büyüklerine çok düşük faizle kredi, ama 3 şey yapacak. Bir içme suyu, iki atık su, üç yağmur suyu kanallarını yapmak üzere. İstiyoruz ki artık altyapı sorunu belediyelerimizin kalmasın. Bunu da biz çözeceğiz. Artık yeniden büyük Türkiye'yi inşallah bu temeller üzerinde yükseltmeye var mıyız?. Ama 33 gün.'
Yarın Trakya'ya Kütahya'daki vatandaşların selamlarını, coşkusunu götüreceğini, yarın Çorlu, Lüleburgaz ve Edirne'de Trakya bölgesini taramış olacaklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, 'Bütün gücümüzle var gücümüzle elele, omuz omuza çalışacağız ve inanın 12 Haziran akşamı da 5-0'la Kütahya'nın müjdesini alacağız' dedi.
Meydandaki bazı küçük çocukları yanına çağıran Başbakan Erdoğan, çocuklar ve meydandaki vatandaşlarla AK Parti'nin 'beraber yürüdük biz bu yollarda' şarkısının sözlerini söyledi.
Erdoğan, konuşmasını, 'Günümüz kutlu olsun.. 12 Haziran Türkiyemiz, milletimiz, Türk Demokrasisi, Kütahyamız için aydınlık yarınlara vesile olsun. Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum' sözleriyle tamamladı.






