
Konya'da 2 bin 376 gün önce Hizbullah terör örgütünün öldürme yöntemiyle öldürülüp gasp edilen minibüsçünün katili, Cinayet Büro Amirliği dedektiflerinin çalışması sonucu yakalandı. Katil zanlısının, "Pişmanım, keşke olmasaydı" diyerek ağlaması dikkat çekti.
28 Nisan 2001 yılında 1 çocuk babası 26 yaşındaki Recep Özekerci, merkez Meram ilçesi Armağan Mahallesi Ebabil Sokak'ta bir villa inşaatının içerisinde elleri ve ayakları bağlandıktan sonra boğularak öldürülmüştü. 2001 yılından 2004 yılına kadar birçok şüpheli üzerinde araştırma yapan polis, o dönem cinayet zanlısına ulaşamamıştı.
2004 yılında Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, eski faili meçhul cinayetlerin dosyasını çıkartarak içerisinde delil olup da çözülemeyenler üzerinde çalışma başlattı. Domuz bağıyla öldürülen minibüsçünün dosyasını ele alan dedektifler, minibüste içilen 4 sigara izmariti ile parmak izleri üzerinde araştırma yaptı.
Minibüs hattıyla olay yeri çevresinde araştırma yapan dedektifler, dosyadaki 300 kişiyi tekrar inceledi ve kan örnekleri alarak sigara izmaritleriyle DNA testine gönderdi. DNA testinden de bir sonuç sıkmayınca bu kez ekipler yeni yöntemler denemeye başladı.
Asayiş Şube Müdürü Ercan Taştekin'in talimatıyla, Cinayet Bürosu'na "Söz veriyoruz bu cinayeti çözeceğiz" yazılırken, şubeye de öldürülen minibüsçünün babası Mehmet Ali Özkereci'yi davet ederek bilgi alan polis, olayın bağlantısız bir cinayet olduğu kanısına vardı. Cinayet Büro Amiri Ertuğrul Güler ve 20 kişilik ekibi olay tarihinde çekilen görüntü ve fotoğrafları her gün defalarca inceledi.
Dedektiflerin tamamı sigaraların aynı şekilde söndürülmesi ve aynı marka sigara içilmesi nedeniyle olayı bir kişinin gasp amaçlı gerçekleştirdiğini ve domuz bağıyla öldürülmüş gibi gösterilerek hedef saptırma yönteminin kullanıldığını konusunda hemfikir oldu.
Ekipler, terör örgütü Hizbullah tarafından işlenen domuz bağı cinayetlerini inceleyip, uzmanlardan fikir almasıyla minibüsçünün öldürüldükten sonra bağlandığı kesinlik kazandı.
Konya'da domuz bağı cinayeti olarak bilinen minibüsçünün katilini yakalamak için bu kez ekipler, 3 ayrı bölgede olay tarihi ve yakın günlerde otellerde kalan çok sayıda kişiyi belirledi.
Otelde kalan kişiler üzerinde araştırma yapan ekipler, Batman nüfusuna kayıtlı Bilal Ç.'nin (30), 1996 yılında minibüs hatlarının geçtiği güzergahta bir evde 3 ay yaşadığını belirledi. Cinayeti Bilal Ç'nin işlemiş olabileceği üzerinde yoğunlaşan ekipler 6 ay süren bir takibe başladı.
Bilal Ç.'nin olay tarihinde İstanbul'dan gelerek 1 gece Konya'da kaldığı ardından Kütahya'ya gittiği ve sürekli şehir değiştirdiğini belirleyen dedektifler, 2 çocuğu ve eşinin bulunduğu Batman'daki evinde de ara sıra kaldığını bilgisine ulaştı.
Takip süresinde eşiyle sürekli kavga eden Bilal Ç.'nin zaman zaman eşini domuz bağıyla bağladığı ve geçimsiz bir hayatı olduğu da ortaya çıktı. Bütün ekiplerin Bilal Ç.'nin katil zanlısı olduğu konusunda hemfikir olmasıyla Batman'da özel bir ekiple operasyon yapıldı. Cinayet Büro Amirliği Ertuğrul Güler ve beraberindeki uzman 6 cinayet dedektifinden oluşan ekip, belirledikleri şüpheliyi evinde yakaladı.
Profesyonel ekipler tarafından "Yıllar öncesiyle alakalı uzun bir hikaye için seni yakaladık" denilmesiyle gözaltına alınan Bilal Ç. Konya'ya getirildi. Sorguya alınan Bilal Ç. 5 saat sonra suçunu itiraf etti. İfadesinde Bilal Ç., "Belediye duraklarından minibüse yolcu olarak bindim. Minibüste yolcu olmadığı için sigara içmeye müsaade aldım o da verdi. Daha sonra muhabbet etmeye başladık. Bu arada evimin biraz uzak olduğunu, evime bırakmasını istedim o da kabul etti. Ben arkasında oturuyordum, durduğu sırada yanımdaki ipi boynundan geçirerek boğdum. Daha sonra villa inşaatına götürdüm. Üzerindeki paraları ve değerli eşyaları aldım. Sürekli televizyon izlediğim için Hizbullah'ın nasıl cinayetler işlediğini biliyordum. Yakalanmamak için ben de onlar gibi öldürdüğüm minibüsçünün ellerini ve ayaklarını bağlayıp, çuvalların arasına sakladım" dediği öğrenildi.
Katil zanlısı Bilal Ç.'nin, Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirilirken gazetecilere, "Pişmanım, keşke olmasaydı" dedi ve ağlar gibi yapması dikkat çekti. Zanlının Cinayet Bürosu'nda işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün Konya Adliyesi'ne sevk edilmesi bekleniyor.
Cinayetin çözülmesiyle Asayiş Şube Müdürlüğü'ne gelen İl Emniyet Müdürü Salih Tuzcu, Asayiş Şube Müdürü Ercan Taştekin'i, Cinayet Büro Amiri Ertuğrul Güler'i ve ekibini tebrik etti. Tuzcu, aynı zamanda Cinayet Büro Amiri Güler'in alnından öperken, elleriyle baklava yedirdi.
Katilin yakalandığını belirten Emniyet Müdürü Tuzcu, "2 bin 376 gün önce şehir merkezinde bir cinayet işlenmiş ve faili kayıplara karışmıştı. 2 bin 376 gün sonra faili yakalandı ve cinayet çözüldü. Yıllar sonra bile olsa yakalanan katil zanlısı bugün adalete teslim edilecek. Ben bu cinayet dosyası üzerinde gece gündüz çalışan Cinayet Büro Amirliği ekiplerini tebrik ediyorum. Dökülen kanı yerde bırakmadılar" dedi.
Oğlunun katilinin yakalandığı haberini alan ve Asayiş Şube Müdürlüğü'ne gelen Baba Mehmet Ali Özkereci, "Ben çözüleceğine inanıyordum. Emniyet güçleri olayın peşini bırakmadılar ve çözdüler. Oğlumun katilini yakaladılar teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.






