
Bazı ülkelere para ve kıymetli evrak basarak adını duyuran Dağıstan asıllı Türk işadamı Ahmet Bülent Hazer, "Bütün iddialar, Belçika'nın işadamlarımıza yönelik vahşi hissiyatından kaynaklanıyor" dedi
Almanya, Kanada ve Rusya'da bir, Türkiye'de ise dört şirketi bulunan Hazer, "Elimde resmi olanaklar varken, neden yasa dışı işler yapayım. Afrika başta olmak üzere, pek çok ülkenin cumhurbaşkanıyla görüşüyorum. Devletlerle böyle bir yakınlığım varken neden böyle bir işe kalkışayım" diyor. Şu an hiçbir ülkenin parasını basmayan Hazer, 2006 için kontratların hazırlık aşamasında olduğunu, Zimbabwe, Togo, Nijerya'ya paralarını basmak için girişimlerinin sürdüğünü söylüyor.
Hazer, iddiaları şöyle cevapladı: "İki yıl önce, bizim şirkete sadece Afrika'dan sipariş getiren bir Türk şirketi Interprint-Doo'nun adı, Belçika'da yasadışı işlere karıştı. Şirketin Belçika ofisine yapılan baskında bizim şirketin katalogları bulunuyor. Böylece adımız, onların yaptığı kötü işe bulaştı ve gazetelere taşındı. Bu olayla ilgili hakkımızda açılan ne adli soruşturma ne de bir dava var. Söz konusu sahte paranın Slovenya'da Interprint Doo şirketi'nde basıldığı idda ediliyor. O şirket kıymetli evrak basan bir şirket değil. Dolayısıyla para değil, okul kitapları, coğrafya atlasları basar. Ama Belçika basını bunu yanlış aktardı. Bu yanlış anlatım da tamamen Belçika'nın vahşi hislerinden kaynaklanıyor. Belçika'da bir işe bir Türk'ün ismi karışmaya görsün, hemen olayı neredeyse Türkiye'deki bütün iş adamlarına mal ediyorlar."
Vergi borcu nedeniyle yaklaşık dört aydan bu yana hakkında yurt dışı yasağı bulunan Ahmet Bülent Hazer, 27 yıldır ticaret yaptığını ve şirketlerinin hiçbir zaman tasfiye edilmediğini belirterek, "Vergi borcumuz da hortumlanmış bir paradan doğmuş bir vergi borcu değildir" dedi. Kontraktörü oldukları Gürcistan Poti Limanı'ndaki işçilerin muhtasar vergilerinin birikiminden kaynaklanan bir borcu olduğunu, bu yüzden de yurtdışına çıkış yasağı getirildiğini anlatan Hazer şöyle konuştu: "135 milyar lira civarındaki bu borcu da vergi dairesiyle konuştuk, birimlere bölüp ödeyeceğiz. Bu çok büyük bir iş. Kredisi Avrupa bankalarında sonuçlanmak üzere. Dolayısıyla da biz bu inşaatla ilgili yaklaşık 240 işçi aldık. İşçi derken bunlar basit amele işçiler değil. Operatör, usta, mühendis gibi. Bunların sigortaları da var. Tabii muhtasarları doğuyor bunların. Bu borç da muhtasarlardan dolayı. Bu ödenmeyecek bir miktar değil benim için. Şu ana kadar kazandığım hiçbir bir paranın borcunu ödememezlik etmedim."
----------------- imza------------------







