Abant Platformu'nun Bolu Abant'ta gereçkleştirmek üzere düzenlediği "Demokratikeşme: 12 Eylül'den AB'ye Siyasi Partiler" başlıklı 19. toplantısı sonuçlandı. Hukuki çerçeve, Geçmiş ve Gelecek olmak üzere üç alt oturumla tartışılan konuya ilgili oldukça yoğundu.
Başta Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başmüzakereci Egemen Bağış, AB Parlamentosu Milletvekili Emine Bozkurt, ABD Wisconson Üniversitesi Öğretim Görevlisi Kemal Karpat, Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar, BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu, DP Eski Genel Başkanı Süleyman Soylu, Hak-Par Genel Başkanı Bayram Bozyel katıldılar.
Her üç toplantıya katılım yüksek seviyedeydi. Oturumların sonlarındaki müzakere bölümleri sıcak tartışmaları da beraberinde getirdi. Türkiye'nin demokratikleşme süreci, bu yolda kat edilen mesafe, siyasetin zaman zaman gerek askeri ve gerekse farklı yapılarca vesayet altında kaldığı, bu gidişin artık durması gerektiği, bunu ancak yeni bir anayasa ile sağlayabileceğimiz ve Türk toplumunun artık bunu yapabilecek kültürel ve demokratik bir seviyede olduğu toplantılarda öne çıkan fikirler arasındaydı.
Cumartesi günü gerçekleşen üçüncü oturumun sonunda Levent Köker'in başkanlığındaki Şinasi Gündüz ve Mümtaz'er Türköne'den oluşan heyet Sonuç Bildirgesi taslağını tartışmaya açtı. Müzakerede gerekli düzeltmeler, eleştiriler ve önerilerin ardından taslak nihayi hale getirilerek Sonuç Bildirgesi yayınlandı:
Abant Platformu “Demokratikleşme: 12 Eylül'den AB'ye Siyasi Partiler” Toplantısı
19-20 Haziran 2009, Abant
19-20 Haziran 2009 tarihlerinde Abant Bolu'da gerçekleşen “Demokratikleşme: 12 Eylül'den AB Sürecine Siyasi Partiler” başlıklı 19. Abant Platformu, üç oturumda gerçekleşmiş ve siyasi partilerin geçmişi, geleceği ve hukuki çerçevesi tartışılmıştır. Siyasi parti temsilcilerinin, akademisyenlerin, entelektüellerin geniş katılımı ile özgür bir tartışma ortamında siyasi partiler demokrasisi masaya yatırılmıştır. Toplantıda öne çıkan aşağıdaki hususların kamuoyuna duyurulması uygun görülmüştür:
1. Askeri darbeler ve demokratik siyasi sürece karşı gerçekleştirilen müdahaleler, Türkiye'nin siyasal, sosyal ve ekonomik gelişmesine büyük zararlar vermiştir. Demokrasimizin gelişip yerleşememesinin güç ve derinlik kazanamamasının en önemli sebebi bu darbe ve müdahalelerle yerleşen vesayet rejimidir.
2. Türkiye'nin demokratikleşmesinin önündeki en büyük engellerden biri toplumsal çoğulculuğu kucaklayan, geniş bir meşruiyet zemininden yoksun 12 Eylül Anayasasıdır. 1987'den günümüze birçok değişiklik geçirmesine rağmen bu anayasa hala otoriter ve yasakçı bir düzeni sürdürmektedir.
3. Halkın iradesinin tecelli ettiği TBMM'nin ve ona karşı sorumlu olan hükümetin bütün idari bürokratik kurumlar üzerindeki hâkimiyet ve denetim hakkı demokratik hukuk devleti ilkeleriyle uyumlu olarak pekiştirilmelidir. Bunun yanında, başta anayasa yargısı olmak üzere, yargı organının evrensel hukukun üstünlüğünü ve demokratik meşruiyeti esas alan bağımsız ve tarafsız bir biçimde işlemesini sağlayacak düzenlemeler gerçekleştirilmelidir.
4. Türkiye en kısa zamanda mümkün olan en geniş toplumsal uzlaşmayla yeni bir anayasa yapmalı, demokrasi standartlarını yükseltmeli, uluslar arası antlaşmalardan doğan yükümlülüklerini eksiksiz biçimde yerine getirerek Avrupa Birliği perspektifini takip etmelidir.
5. Siyasi özgürlükleri, evrensel standartlarda içeren yeni bir siyasi partiler kanunu yapılmalı, seçim sistemi temsilde adalet ilkesine daha fazla ağırlık verecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.
6. Parti içi demokrasinin geliştirilmesi, aday belirleme sürecinde ön seçim sisteminin uygulanması esas alınmalıdır.
7. Siyasetin finansmanında ve özellikle seçim harcamalarında gelirler, edinimler, harcamalar ve usuller bakımından şeffaf, adil ve denetlenebilir hukuki bir çerçeve oluşturulmalıdır.
8. Siyasi partilerin kapatılmasında Venedik Komisyonu İlkeleri benimsenmeli, Cumhuriyet Başsavcısı'nın kapatma davası açma yetkisini dengeleyecek biçimde siyasi denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır.
9. Siyasi sürece ilişkin hukuk kurallarının evrensel hukuka, özellikle temel hak ve özgürlüklere, demokrasiye ve hukukun üstünlüğü ilkesine uygun, adil ve tarafsız bir şekilde işlemesi sağlanmalıdır.
10. Bütün bu hususlar partiler üstü bir anlayışla ele alınmalı ve bir an önce gerçekleştirilmelidir.






