
Eşi Rukiye Bayrak'la olaylı bir şekilde evlenen Tamer Yiğit, "Kayınpederim bu evliliği onaylamamıştı. Düğünümüzü bastı ve bizi kurşun yağmuruna tuttu. O gün bu gündür kendisiyle konuşmam" dedi.
ŞAMİL KUCUR / İSTANBUL
Tamer Yiğit, İzmir'de yüksek tahsil görürken tesadüf sonucu Yeşilçam'a girdiğini o ana kadar aktör olmayı aklının ucundan bile geçirmediğini söyledi. Yiğit o günleri şöyle anlatıyor:
"Zor şartlar altında İzmir'de üniversite okumaya giden bir delikanlı idim. Aktörlük aklımın ucundan bile geçmezdi. Yıl 1962, yurtta bir arkadaşım, elinde fotoğrafları göstererek, 'hangi poz daha güzel' diye sordu. Ben de 'Ne için soruyorsun, artist mi olacaksın?' dedim. O da 'ne yani, olamaz mıyım?' dedi. Meğer Ses Dergisi bir yarışma düzenlemiş, birinciliği kazanacak kişi için filmler çekilecekmiş. Şöyle bir aynaya baktım ve 'benim neyim eksik, yarışmaya katılanlar benden çok mu yakışıklı sanki' dedim. Yarışmaya katılmaya karar verdim. Bir arkadaşıma anlattım, güldü, sonra, 'doğru ya neyin eksik' dedi. Arkadaşla yurdun bütün dolaplarını başladık karıştırmaya, ceket, gömlek, kravat, pantolon, palto ne varsa, üzerimize taktık takıştırdık. İstanbul'a gittim, Ses dergisini buldum. Fotoğrafımı çektirdiler. Aradan iki-üç ay geçti. Yurtta imtihanlara hazırlanıyorum. Birisi bağırıp duruyor, 'Artist Tamer, danışmada misafirin var. Ses Dergisi'nden geldiler' diyor. Arkadaşlarım beni işletiyor sandım. Aşağı indim. İki kişi gelmiş ve benim fotoğraflarımı çekmek istediklerini söylediler. Üst baş perişandı. Borç harç, giysiler aldım. Sonra fotoğraf çektirdik. Yarışmayı birincilikle kazanmıştım. Üniversiteyi bırakıp, İstanbul'a yerleştim." 1970'lerin başında, Sancak Tül'ün patronu ünlü işadamı Murat Bayrak'ın kızı Rukiye Bayrak'ı kaçırarak evlenen Tamer Yiğit'in başı, bu evlilikle derde girmiş. Kızının kaçarak evlenmesi Murat Bayrak'ı çileden çıkartmış. Tamer Yiğit, günlerce basında yer alan ve olay olan evliliğini şu şekilde anlatıyor: "Adeta film içinde film yaşıyorduk. O yıllarda bütün gazetelerde, bizim düğün ve sonrasında yaşananları yazıyordu. Düğünümüzde geleneğe uygun olarak çiçek ve şeker değil de kurşunlar atıldı. Murat Bey'in adamları düğünü bastılar. Olay bununla bitmedi. Bir çekim sırasında setimiz kurşunlandı. Gerginlik yıllarca sürdü. Defalarca mahkemelik olduğumuz Murat Beyin 1980'de yurtdışına gitmesi üzerine, ortalık duruldu. Eşim ve çocuklarım kendisi ile görüşse de biz hala görüşmüyoruz."
----------------- imza------------------







