
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bayram namazı sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada terörle mücadeleye ilişkin mesajlar verdi. Suriyeli mültecilere vatandaşlık verilmesi konusunda Erdoğan "Bu insanların içerisinde kalifikasyonları yüksek insanlar var. Biz ülkemizde değerlendirme imkanına sahibiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bayram namazı sonrası gazetecilere açıklama yaptı. Erdoğan, Atatürk Havalimanı saldırısı ile ilgili olarak, "Saldırı ile ilgili 30 kişi tutuklandı. Olay tamamen DAEŞ çerçevesinde onların metodları içinde" dedi. Erdoğan'ın açıklamasından öne çıkan başlıklar şöyle:
Milletimin, tüm İslam dünyasının Raamzan Bayramını kutluyorum. Bayrama ne yazık ki terörle mücadele içinde girmiş bulunuyoruz. Ben her kutlu doğumun sancılı olacağına inanan bir insanım. Bunun da böyle olacağına inanıyorum. Ramazan'da sürdüğü gibi Ramazandan sonra tempo artarak devam edecek. Milletimin kardeşlik anlayışı sürdüğü sürece terörün üstesinden geliriz.
Son tutuklananlarla birlikte şu anda 30 tutuklanan var ve bu 30 tutuklananla birlikte geleceğe yönelik birçok ipuçları yakalanabilir, alınabilir. Bu ipuçlarıyla birlikte de bu işin üzerine üzerine gidilecektir. Tabii görüldüğü gibi bakıyorsunuz Dağıstan'dan var, Kırgızistan'dan var, Tacikistan'dan var. Yani komşu kuzeydeki Kafkas ülkelerinden olanlar ne yazık ki bu işin içerisinde. Olay tabii tamamen DAEŞ çerçevesi içerisinde, onların metotlarıyla yürüyen bir süreç. Konu sıkı bir takipte. Neticede bir terör eylemi olmuştur ve bu terör eyleminin neticesinde de 45 kadar dost, kardeş kaybolmuştur. Yaralılar her geçen azalmakta ve tedavileri bitenler taburcu edilmektedir.
Şunu bir defa söyleyeyim. terör ve terörizm belirli süreli eylemler değildir. Nerede nasıl kimi vuracağı belirli olmayan eylemlerdir. belirli noktalardan gelen değil, faklı noktalardan yapılan saldırılar neticesinde ortaya çıkan eylemlerle mücadele kolay değil. Dünyanın her yerinde öyle, Türkiye'ye has bir durum değil. Bunların hepsi terörle ciddi mücadeleler verip ciddi bedeller ödemiştir. Çok farklı cephelerde Türkiye bu mücadeleyi sürdürüyor. Güçlenen Türkiye terör örgütlerinin hedefi haline gelmiştir.
Her şeyden önce şu anda Suriyeli mültecileri kamplarda ağırlamak veya onları değişik vilayetlerimizde insani olmayan bir çok şartlarda ağırlamaktan öte bu insanların içerisinde kalifikasyonları yüksek insanlar var. Biz ülkemizde değerlendirme imkanına sahibiz. Ortak değerlerimiz olan insanlardan hem biz istifade ederiz hem onların insani olmayan durumlarda yaşamaktan kurtarırız.
Bu nedenle daha önceden ifade ettiğim gibi biz veren eliz. Alan el değiliz. Bu milletle bu halkla bu şekilde adım atmak ülkemizin bana göre kalifikasyon gücünü daha da artıracağı gibi bu tür insanları çadır kamplarda ilkel yerlerde ev sahipliği yapmayı doğru bulmadık. Böyle bir adımın atılması için de her türlü tedbiri alarak adım atılmasını uygun buluyoruz. Batılı ülkeler bu tür insanlara kapılarını açıyor.
Ortada herhangi bir suç söz konusu değil, ne bileyim insan öldürmek böyle bir şey olmadığı halde Mursi ve arkadaşlarına karşı alınan bu kararların hepsi tamamıyla masa üstüdür ve suflörü olan kararlardır. Bu kararları bizler tasvip etmiyoruz. Çünkü zulme rıza zulümdür. Mısır'daki insanların hepsi bizim kardeşlerimiz ve bu kardeşlerimize karşı takınılan bu tavrı bizim bir defa takdir etmemiz bir Müslüman olarak, bir insan olarak, demokrasiye inanmış insanlar olarak bizi bir defa çok çok zor durumda bırakır diye düşünüyorum.
Dışişleri Bakanımızın, Sayın Lavrov ile Soçi'de yaptığı görüşmeye göre, bu ay sonu ya da ağustos ayı içinde, yani G-20 öncesi bir görüşme söz konusu olabilir, daha kesin değil.










