
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osmanlıca'yı bu ülkenin evlatlarının öğrenmesinden rahatsız olanların bulunduğunu söyledi. Bunun büyük bir tehlike olduğunu belirten Erdoğan, “Bizim şah damarlarımız koparıldı. İsteseler de istemeseler de bu ülkede Osmanlıca da öğrenilecek ve öğretilecek” dedi
Erdoğan, mücadelelerinin, iki yüz yıldır esirgenen her alandaki hakların teslimi, yani normalleşme mücadelesi olduğunu ifade etti. Erdoğan, “Din ve devlet işleri ayrı olsun’ diyerek dine yönelik her saldırıyı meşru görenler, kendi yapay dinlerini devlete egemen kılmanın mücadelesini verdiklerinin bilincinde değiller. Bu ülkede çıktılar ne dediler, sipariş şairleri çıktı bunların, ‘Kabe Arabın olsun, bize Çankaya yeter’ dediler. Bu zihniyet bir dinin yerine, hak dinin yerine yapay bir din kurma, helvadan put yapma zihniyeti değil de nedir? Kendileri yaptılar, kendileri taptılar” dedi.
“Tüm mazlumların yüreği, kalbi, gönlü, yüzü sizlere çevrilmiş durumda” diyerek bilim insanlarına seslenen Erdoğan, “200 yıldır hedef yapılan, savunmada bırakılan medeniyeti özgüvenine, cesaretine kavuşturacak olan sizlersiniz. Cumhurbaşkanı olarak benim bir vazifem de sizleri yüreklendirmek. Hiç tereddüt etmeden, korkmadan, ilmin dairesi içinde yapılması gereken neyse onu yapın. Defanstan çıkın, artık ileriye koşun. Her zaman arkanızda olacağız" diye konuştu.
Filmlerde, romanlarda, karikatürlerde, bilim ve fikir dünyasında dindarlık ile cehaletin hep eş tutulduğunu belirten Erdoğan, “İslamofobi dediğimiz faşizmle eşdeğer olan hastalık, sadece Batı’dan Doğu’ya yönelen bir sorun değildir. Bizzat içeride, idareciler, siyasetçiler, bilim insanları, düşünürler ve medya yoluyla İslamofobi sürekli körüklenmiştir. İslamofobiklere göre, İslam dünyasının geri kalmasının sebebi dindir. Bunlara göre İslam coğrafyasının kanla, terörle anılmasının sebebi de budur. Bilim ve teknolojide geride kalmanın sebebi işte bu İslamofobiklere göre dindir” dedi.






