Gündem Salalar dinmesin diye ölümü göze aldı

Salalar dinmesin diye ölümü göze aldı

Hain kalkışmanın merkez üssü Akıncı’ya en yakın noktalardan TAİ’de bulunan TUSAS Camisi’nden yükselen salaların dinmemesi için FETÖ’cü darbecilerle 15 Temmuz gecesi yaşadığı köşe kapmacayı cami imamı Mustafa Şeker, Yeni Şafak’a anlattı.

Abone Ol Google News
Nur Banu Aras Yeni Şafak
​Salalar dinmesin diye ölümü göze aldı
Mustafa Şeker

15 Temmuz’da Akıncı Üssü’nün sınırında bulunan TAI kampüsünde sala sesleri dinmedi. Camiden okunan sala Akıncı’yı inletirken, darbecilerin “hocayı halledin” talimatı verdiği cami imamı Mustafa Şeker salaların dinmemesi için ölümü göze alarak mücadele verdi.

  • Darbe girişiminin beşinci yılında o geceyi “Bu ülke cenabı hakkın yardımıyla kurtuldu ama birkaç unsur var ki gerçekten çok önemli. Birincisi, Ömer Halisdemir. İkincisi buradaki uçakları ikinci defa çalıştırmayan, farkında olup bomba yüklemeyen ama çok dövülen, uçmayı reddederek şehit olan 5 subay. Üçüncü olarak da salalar” şeklinde anlatan Mustafa Şeker, 28 yıldır görev yaptığı TUSAS Camisi’nde yaşananları anlattı. 1980 darbesinde 13 yaşında olduğunu belirten ve o döneme ilişkin “Babamla birlikte cumaya gittiğimizde cuma namazında caminin önünde tank vardı. ‘Evinize gidin bugün cuma namazı yok’ diyorlardı” sözünün aklında kaldığını anlatan Şeker, 15 Temmuz gecesi müezzin arkadaşıyla beraber yatsı namazı kıldırdıklarını söyledi.

HAİNLER BAŞARAMAZ

Şeker, “Biz uçak seslerine alışkınız. Dışarıda oturuyorduk. O arada rahmetli kızımdan telefon geldi. Televizyonu açmamı ve darbe olduğunu söyledi. Olayın ciddi olduğunu anladık, ama ben sürekli ‘bu hainler başaramaz’ diyordum. O ara ben içerideki asker arkadaşlarımı aradım. ‘Ne oluyor haberiniz var mı’ diye sordum. ‘Hocam burada bir hareketlilik var ama ne olduğunu tam kestiremiyoruz’ cevabını verdiler” dedi.

‘HOCAYI HALLEDİN’ TALİMATI GELMİŞ

  • “Diyanet İşleri Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığından salaların verilmesi konusunda mesaj geldi” diyen Şeker, sonrasını şöyle anlattı: “Müezzin arkadaşa dedim ki ‘biz salayı vermeyelim. Otomatik sisteme bağlayalım. Müftüye telefon ettim. ‘Hocam ne olur salayı otomatikten verin burası çok karışık bizim canımız tehlikede’ dedim. Biz salayı açtık, üçüncü sala okunurken bana bir telefon geldi. İçerden bir dost arayarak ‘hocam oradan ayrılın’ dedi. Lojmanlarda oturan arkadaş evinin önünden geçerken üst düzey darbeci bir askerin, sala sesinin susturulmasını isteyerek askerlere “hocayı halledin” talimatı verdiğini duymuş. Biz o ara çıktık. Eve gittik ve girer girmez camide şarjörler boşalmaya başladı. Caminin camlarını kırıp içeriye girmişler. O ara bir daha telefon geldi. ‘Hocam seni arıyorlar çık git evinden’ dedi. Çocuklara ‘siz yere oturun ışıkları söndürüp bekleyin. Gelirlerse de benim evde olmadığımı söyleyin’ dedim.”

HALKA CESARET VERDİ

Camiye giren ancak imamı bulamayan darbeciler merkezi sistemi kapatamadan Akıncı’ya döndü. Böylelikle Akıncı’dan yükselen salalar Kahramankazan halkına cesaret verdi.

  • Camiyi de kontrol altında tutmak istediğini söyleyen Şeker, “Caminin karşısında sağlık ocağı var. Arabayı oraya park ettim müezzin arkadaş da geldi. Biz orada oturduk saat 3’e 4’e doğru buradaki vatandaşları taramaya başladılar. 10 kişiyi şehit ettiler. Allah bir daha yaşatmasın” ifadelerini kullandı. 15 Temmuz gününü ‘hafızalardan silinmeyecek bir gün’ olarak tanımlayan Şeker, “Bütün gazete kupürlerini sakladım” dedi.

Namazı çabuk kıldır demişler

O gün görevli olan müezzinin Cuma namazı için Akıncı Üssü’nün içindeki mescide giderek namaz kıldırdığını belirten Şeker, “O gün müezzinin kulağına tam mihraptayken birisi eğiliyor, ‘Hocam bugün işimiz çok biraz çabuk olursanız iyi olur. Bugün çok yoğun olacağız’ demiş. Arkadaşım da kim olduğunu görmemiş ve eliyle onaylamış. Bu olayı da anlatınca biz puzzlenın parçalarının yerine oturduğunu düşündük” ifadelerini kullandı.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.