Hakkari Çukurca'da ölü ele geçirilen PKK'lı Sezer Arslan'ın babası Mehmet Arslan, Meclis İnsan Hakları Komisyonu'nda konuştu. "Ben korucuyum, çocuğum nasıl PKK'lı olur?”diyen Arslan, oğlunun dağa kandırılarak çıkarıldığını söyledi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde, 'terör ve şiddet olayları kapsamında yaşam hakkı ihlallerinin incelenmesi' amacıyla oluşturulan alt komisyon, öldürülen PKK'lı oğlunun taziye evine Türk bayrağı asan Mehmet Arslan'ı dinledi. Kendisinin korucu olduğunu belirten Aslan, 15 çocuğundan biri olan Sezer'in Hakkari'deki bir Anadolu Lisesi'nde yatılı okurken 2 yıl önce birden ortadan kaybolduğunu anlattı. Oğlunu ülkenin her yerinde aradığını belirten Arslan, “Ben korucuyum, çocuğum nasıl PKK'lı olur? Oğlumun PKK ile hiçbir ilgisi yoktu. Kandırılarak dağa kaçırıldı” diye konuştu.
Muş'un Korkut İlçesi'ne bağlı İçboğaz Köyü'nde yaşayan Arslan, komisyona köy muhtarı ve akrabası Mahmut Arat'la birlikte geldi. Komisyon üyelerinin “Herhangi bir kişi ve grubun size yönelik telkini oldu mu?” sorusunu yanıtlayan Arslan, “Cenazenin bulunduğu Malatya'da BDP Gençlik Kolları'ndan aradığını belirten bir kişi 'Sizi karşılayacaklar' dedi. Biz ise talebimizin olmadığı karşılığını verdik. BDP İl Başkanı bir kaç kişi ile yanımıza geldi, 'Çocuklar şöyle böyle öldürülmüş' dedi. Ben de nasıl öldüğünün peşinde değilim, dağa çıkan ölür. Ölüm, ölümdür. Oğlumu şehit olarak görmüyorum. Neyin davasında öldü ki, şehit mertebesine erişti?' dedim. Tasvip etmediğimizi ve taziye çadırı kurmak istemediğimizi söyledik” şeklinde cevap verdi.
Köy muhtarı Muhtar Arat ise, Sezer'in ölümünden iki gün önce annesi Kadriye Arslan ile aralarında geçen konuşmayı şöyle anlattı: “Annesi, 'Keşke çocuğumun cenazesini bulsam. Bir mezarı olsa. Her gün bunu düşünmesem' dedi. Cenaze geldikten sonra 'Allah benim dualarımı kabul etti, bana gönderdi' dedi. Hiçbir ana oğlunu musalla taşında görmek istemez. Bunu ana söylemez. Çocuğunun böyle olmasını istemez. Dağa çıkan o şekilde gelir."
Mehmet Arslan, taziye evine Türk bayrağı çekildiğini, BDP'lilerin de bayrak asılan taziye evine ziyarete gelmek istedikleri yönünde kendilerine teklifte bulunduğunu söyledi. Arslan, "Genel olarak birbirimizi tanıyoruz. 'Taziyeye gelmek istiyoruz' dediler. Usulüne göre, örf ve adetlere göre. 'Parti adına, propaganda adına kabulüm yoktur' dedim. İl başkanına, vekile de dedim. Birkaç kişi geleceklerini söylediler. Ama gelmediler. 'O bayrağın altında oturup taziye vereceğiz' dediler, ama gelmediler” diye konuştu.






