Yılbaşı gecesi ölüm uykusuna yatan 7 gençten 4'ünün cenazesi toprağa verildi. Gençlerden geriye yürekleri burkan ihmaller zinciri ve başarı öyküleri kaldı.
Çankaya Birlik Mahallesi'nde doğalgazdan kaynaklanan karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu ölen 7 üniversite öğrencisinden Elif Koyuncuoğlu, Büşra Bek, Tarık Şükrü Yılmaz ve Ceren Okkalı'nın cenazeleri gözyaşları arasında defnedildi.
Acılı aileler, sabah saatlerinde cenazelerini almak için Keçiören Adli Tıp Kurumu'na geldi. Morgdan alınan Bilkent Üniversitesi İç Mimari ve Çevre Tasarımı Bölümü Hazırlık öğrencisi Büşra Bek ile Ticaret Yönetimi öğrencisi Tarık Şükrü Yılmaz'ın cenazeleri, Karşıyaka Mezarlığı'na getirildi. Cenazeler mezarlık camisinde cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazından sonra gözyaşları arasında defnedildi. Bilkent Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erol Arkun ile Prof. Dr. Kürşat Aydoğan'ın da hazır bulunduğu cenazede Büşra Bek'in babası Mustafa Bek'in, yakınlarının yardımıyla yürüdüğü görüldü.
Büşra, Ceren ve Elif'in cenazede hıçkırıklara boğulan yakın arkadaşları Aysun Koç, “O gün beni de çağırdılar. Başka programım vardı, gitmedim. Keşke o evde ben de olsaydım, üçü de şimdi Cennet'te el ele gezecek” diye konuştu.
18 yaşına girdiği gün hayatını kaybeden Uluslararası İlişkiler Bölümü Hazırlık Sınıfı öğrencisi Ceren Okkalı ise, Yenimahalle'ye bağlı Yuva Köyü'nde defnedildi. Okkalı'nın, geleneklere göre halıya da sarılan cenazesinin üzerine, duvak ve kırmızı karanfiller konuldu. Kızının omuzlara alınan tabutunu gören baba Mehmet ve anne Canan Okkalı gözyaşlarına boğuldu. Baba Okkalı, “Hani okuyacaktın kızım. 'Sana diploma getireceğim babacığım' diyordun. Bu muydu diploman evladım” diyerek ağladı.
Ticaret ve Yönetim Bölümü Hazırlık öğrencisi Tarık Şükrü Yılmaz'ın Karşıyaka Mezarlığı'ndaki cenaze töreninde ise ağıtlar yakan annesi Semanur Yılmaz, “Nasıl toprağa vereceğim ben onu, Annem” diyerek ağladı.
Öte yandan, tamamı Bilkent Üniversitesi'nde okuyan 7 öğrenci için 5 Ocak Pazartesi günü saat 14.30'da üniversitenin Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi'nde bir anma töreni düzenlenecek.
Siyasal Bilimler Fakültesi öğrencisi Elif Koyuncuoğlu'nun cenazesi, Adana'da Kabasakal Mezarlığı'nda toprağa verildi. Anne Yasemin Topaloğlu, eşinden ayrılınca kızını, çocuğu olmadığı için 5 yaşında evlatlık verdiği kardeşi Münteha Koyuncuoğlu, birbirlerine sarılarak gözyaşı döktü. Teyze Koyuncuoğlu, “Kameralar onun düğününü çekecekti, benim tek yavrumdu, şimdi onsuz ne yaparım" diye ağıt yaktı. Yakınları mezarın üzerine Elif'in yazmasını bıraktı. Öte yandan, genç kızın Abant İzzet Baysal Üniversitesi Meslek Yüksekokulu'nu dereceyle bitirdiği, “Mezun olunca ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice gibi olacağım” deyip okulu yarıda bıraktığı ve Siyasal Bilimler'e kayıt olduğu öğrenildi.
Turizm ve Otelcilik öğrencisi Erol Can Özdokumacı'nın beyin kanaması nedeniyle GATA'da tedavi gören babası Ahmet Özdokumacı uçakla İzmir'e geldi. Oğlunun ölümünden haberi olmayan Özdokumacı'nın yanında ablasının bulunduğu, eşi Zeliha Özdokumacı'nın ise oğlunun cenazesiyle karayoluyla Manisa'ya gittiği öğrenildi. Baba Özdokumacı da karayoluyla Manisa'ya hareket etti. Gencin cenazesi, bugün Hatuniye Camisi'nde kılınacak cenaze namazının ardından aile mezarlığında toprağa verilecek. Öte yandan, yılbaşı gecesi babasına uğrayan Can'ın “Biletlerinizi aldım, seni annemle yolcu edeceğim” deyip vedalaştığı, ailesi için aldığı biletlerin ise öldüğü gün cebinden çıktığı belirtildi.






