Beyin hücrelerinin ‘ışık düğmesi’ bulundu
04:00, 11/10/2026, Pazar
Yeni Şafak

Meltem Can İke
Bir yosunun ışığı nasıl algıladığı sorusuyla başlayan bilimsel merak, yıllar sonra 2026 Nobel Tıp Ödülü’ne uzandı.
Fotosentez yapabilmek için ışığa yönelen tek hücreli yeşil canlıların bu özelliğini araştıran bilim insanları, ışığa duyarlı proteinlerin hücreleri adeta bir düğme gibi açıp kapatabildiğini keşfetti. Bu mekanizmanın sinir hücrelerine uyarlanmasıyla geliştirilen “optogenetik” sayesinde belirli nöronlar ışıkla milisaniyeler içinde çalıştırılıp susturulabilir hale geldi. Bu yöntem Karl Deisseroth, Peter Hegemann ve Georg Nagel’e Nobel’i getirdi. Optogenetik yöntemiyle bazı hastaların gözlerindeki sinir hücrelerinin ışığa duyarlı hale getirilerek görme yetilerinde kısmi iyileşme sağlanması da dikkat çekici örneklerden biri oldu.
BEYNİN KARANLIK ALANLARI KEŞFEDİLİYOR
Atlas Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Meltem Can İke, Nobel’in yalnızca geçmişte yapılmış önemli bir keşfi ödüllendirmediğini, aynı zamanda nörolojinin gelecekte izleyeceği yöne de ışık tuttuğunu söyledi. “Beyni anlamak için artık sadece onun yapısını görmek yeterli değil. Onu oluşturan hücreleri, devreleri ve bağlantıları tek tek anlamamız gerekiyor. İnsanlık yüzyıllardır beynin karanlıkta kalan sırlarını çözmeye çalışıyor. Belki de bu kez bu sırların üzerine gerçekten ışık tutmaya başladık” dedi. “Eskiden daha çok beyin bölgelerine bakıyorduk. Ancak bugün aynı bölgenin içinde bile farklı görevleri olan hücre grupları bulunduğunu biliyoruz. Optogenetik tam da bu noktada devreye giriyor” diyen İke, yöntemin belirli sinir hücrelerini ışık yardımıyla çalıştırmaya ya da baskılamaya imkan verdiğini belirtti.
NÖROLOJİK HASTALIKLARA IŞIK TUTUYOR
İke, şunları kaydetti: "Optogenetik, nörolojide birçok hastalığın mekanizmasını anlamak amacıyla da kullanılmakta. Parkinson hastalığında hareketi düzenleyen sinir devrelerinin nasıl bozulduğu, epilepside nöbeti başlatan ve sonlandıran hücresel ağların hangileri olduğu, Alzheimer hastalığında hafıza devrelerinin nasıl etkilendiği, depresyon ve anksiyete gibi durumlarda duygu durumunu düzenleyen beyin ağlarının nasıl çalıştığı bu yöntemle araştırılabilmektedir."

Hayat
'Gençlik iksiri' diye pazarlanıyordu kolajen efsanesi çöktü: Milyonların kullandığı takviyede bilimsel skandal

Hayat
Bilim dünyası zerdeçalın etkilerini inceledi: Bilinçsiz tüketimi risk taşıyabiliyor

Hayat
Mevsim geçişlerinde bu belirtilere dikkat: İki haftadan uzun sürüyorsa önemseyin