Ben onu 2003 yılında yaptığımız bir söyleşi ile tanıdım ancak Muzaffer Çetinyılmaz, 70'lerin başında tiyatroyla başladığı meslek hayatında 50 yılı geride bırakmıştı. Maltepe'de bir kitapevinde yaptığımız söyleşide, bu mesleğe olan sevgisini anlatmış, meslektaşlarının birbirlerine olan vefasızlığından yakınmıştı. Aradan geçen süre zarfında, kimi zaman yüz yüze, pek çok kez de telefonda görüştüğümüz Muzaffer ağabey, yaşadığı maddi sorunları paylaşmış, iki hafta önce yine kendisini aradığımda, sağlık sorunlarının artık dayanılmaz boyutlara ulaştığını söylemişti. Onunla yaptığımız son konuşma olacağını bilememiş, bu sorunları mutlaka yeneceğini söyleyerek moral vermeye çalışmıştım.
Ne acıdır ki, aradan henüz bir hafta geçmişken, Muzaffer ağabeyin vefatını, Nedim (Hazar) ağabeyin attığı bir tweet'ten öğrenmiştim. Nedim ağabeyi aradığımda, vefatından pek az kimsenin haberdar olduğunu ve bu durumun cenazesine de yansıdığını söylemişti.
Sinema ve TV filmleri ile çok sayıda televizyon dizisinde rol alan Muzaffer Çetinyılmaz, yalnızca mesleği ile gündeme gelen nadir oyunculardandı. Mesleğine olan sevgisi nedeniyle zor zamanlar geçiren Muzaffer ağabey, inançlı sinemacıların işlerinde yer alması yüzünden, pek çok mesleki nimetten de yararlanamamıştı.
Kendisiyle 2003 yılında yaptığım söyleşide, bu durumu şu sözlerle dile getirmişti; Beşinci Boyut'taki rolümle Antalya Film Festivali'ne gittim. En İyi Erkek Oyuncu dalında aday olmuştum. Ne dedi bana biliyor musun jüri başkanı? 'Muzafferciğim, seni izledik. Ödül senin hakkın. Ama veremeyiz!' Nedeni mi? Nedenini ben ertesi yıl bu filminde katıldığı Antalya Film Festivali'nde öğrendim Suatcığım: 'Yeşil Sermaye!' Ulan sende mavi varsa, sen de mavi sermaye kat kardeşim. Film yap, yaptır. Sponsor olmuş adam. Parası fazlaymış yapmış. O sıralar 20 tane film çekiliyordu. Şimdi on tane çekilemiyor. Beni ödüllendirmemişsin, öptüm başıma koydum. Eyvallah. Şikâyetçi değilim. Ben gene Muzaffer Çetinyılmaz'ım. Ama Yeşil Sermaye diyerek sen bu işin önüne set çekiyorsun kardeşim! Bu filmden insanlar ekmek yiyor yahu! Bir hareketlendirmedir, bir canlandırmadır bu. Niye kulp takıyorsun kardeşim? Niye köstek oluyorsun sen şimdi? Derdiniz ne? Adam kameraman, kameramanlığını yapar. Ben oyuncuyum oyunculuğumu yaparım. O yapımcı, yapımcılığını yapar. İş bu kadar basit yahu! Renklendirme neden Allah aşkına?
Ne yazık ki, meslek hayatında olduğu gibi, farklı renklere tahammül göstermeyen sektör onu vefatında da yalnız bıraktı. İşin ilginç tarafı, ünlü isimlerin vefatından nemalanan medya, vefatının üzerinden onca zaman geçmesine rağmen, hala bir tek haber bile yapmadı. Allah rahmet eylesin.






