Genpa ve Erdem Holding'in sahibi Zeynel Abidin ve Mehmet Nezih Erdem tek yumurta ikizi. 64 yıldır beraber olan bu ikizler aynı anda hastalanıp, aynı anda acıkıyorlar. Beğendikleri müzikten yemek zevklerine kadar aynı olan Erdem kardeşler diyor ki;
Nezih: Zeynel Bey ile ilkokuldan liseye kadar birlikte okuduk. Üniversite yıllarında, ben Ankara'da Gazi Üniversitesi Makina Mühendisliği'ni okurken, o İstanbul Üniversitesi Kimya Bölümü'nde okuyordu. Zeynel Bey iş hayatına benden daha önce başladı.
Zeynel: Ailemiz çok kalabalıktı. Dokuz kardeş, ölenlerle ise on üç kardeşiz. Böyle bir ailede ikiz kardeştik.
Z: İlkokuldan önce fark etmiştik. Çünkü hep beraber oynuyorduk. Birbirimizle ilgilenirdik ve çevremizdeki insanlara çok ilgi göstermezdik. Kendi aramızda bir dünyamız vardı. O döneme ait hatırladığım şey; ilkokula başladığımızda ağabeyime bir çanta almışlardı. Ben benimkine benzeyeni kardeşime vermiştim.
Z: Bence öyle. Bir de tabi kardeşi koruma içgüdüsü var.
Z: Biz kıyafet ayırmadık. Ne verirlerse onu giydik.
Z: Kadınlar buna dikkat ediyor olabilir ama biz aynanın karşısına geçip de farklılıklarımız ya da benzerliklerimize dikkat etmedik.
Z: Evet hala da bakmayız. Çok benzediğimizi biliyoruz, farklılık üzerinde durmuyoruz.
Z: Nezih benden daha uzun ve daha kiloludur.
Z: Bilinçli. Çünkü Nezih Bey işlerin başında duruyor.
N: Ben ameleyim Zeynel Bey benim patronum. (gülüşmeler)
Z: Estağfirullah. Nezih makine mühendisidir ve inşaatı yakından takip eder. Ben de sosyal açılımlar içerisindeyim. Çocukluktan beri siyaset yaparım. Nezih Bey siyasete hiç katılmadı. Sivil toplum kuruluşlarında bulundum. Şu anda Dünya İş Konseyi'nin Yönetim Kurulu Üyesiyim. Türk Amerikan İş Adamları Konseyi'nin Onursal Başkanıyım. Fransız İş Konseyi Başkan Yardımcısıyım. Ben sosyal işlere daha çok zaman harcadım.
N: Ben zamanımın çoğunu işle geçirdim.
Z: Kabiliyetle ilgiliydi. Nezih Bey çocukluğundan beri mekanikçiydi. Ben de siyasal veya simgesel şeylere ihtiyaç duydum ve kimya bölümünü seçtim.
N: Var tabi. Zeynel bey benden önce doğmuştur. Hem ağabeyim hem de patronumdur.
Z: Tabi. Zaman zaman ben onun güçlü olduğum taraflara yönlendiriyorum. O da bana aynısını yapıyor. Bizim bu yaştan sonra yaptıklarımızın çoğu mantık çerçevesindedir. Sizin belki hissi bir takım sorumluluklarınız vardır. Bu sorumluluk içinde de sürtüşmeler oluyordur. Bunu zaman içerisinde görmeyeceksiniz. Çünkü artık sistem oturuyor. Oturunca da herşey yoluna giriyor. Evlenince ise daha farklı oluyor.
Z: Evlenince daha da kopuyorsunuz. Çünkü eşlerinizin güdümüne giriyorsunuz. Daha farklı bir dünya. Ama hep birbirimize destek olduk.
Z: Tecrübe kazanıyor olmak. Bireysel olarak yaşayanlar muhakemelerini kendi başlarına yapıyorlar. Ama ikizler birbirlerine soruyor. O zaman iki zeka, iki fikir, iki tecrübe biraraya geliyor.
Z: Hayır.
N: Hayır.
N: Evet hiç. Bunlar samimi duygular.
Z: Evet ikisi birden…
Z: O dönemi çok geçtiğimiz için hatırlamıyorum ama lise dönemlerinde insan platonik aşklar yaşıyor. Ama bu tarz konularıda çok konuşmazdık. Spor, politika gibi konular konuşulurdu.
N: Hakikaten o meseleler konuşulmuyordu. Neden bilmiyorum.
Z: Nezih Bey benden 10 yıl önce evlendi.
N: Zeynel Bey patronum olduğu için, iş hayatına öncelik verdi. Ben ise özel hayatıma. Zeynel Bey gerçekten ailemizin temel direğidir. Benim daha kilolu olmamın da altında bu vardır. Çünkü ben çek- senet işleriyle uğraşmıyorum. Arkam kalın, Allah başımdan eksik etmesin. Zeynel Bey işimizin doğru gitmesi için evlenmeye vakti olmadı. Geciktiği için üzülüyorum. Benim yeğenlerim çocuklarımdan on yaş daha küçük. Bu defa benim zoruma gidiyor. Niye benim çocuklarım onunkinden büyük diye.
Z: Yok canım avantajlı bence…
N: Fiziki bir ayrılık yaşadık ama manevi bir ayrılık yaşamadık. Çünkü herşeyimizi paylaşmaya devam ettik.
N: Onlar aramızdaki kuvvetli bağa karşı çok anlayışlı davrandılar. Hiç o yüzden aramızda duygusal olarak bir bağ var. Hatta o kadar yakınız ki benim tansiyonum yükseliyor, bir bakıyorum Zeynel Bey'in tansiyonu da yükselmiş. Bana telefon açıp; 'ağrı kesici iç başın ağrıyor' diyor.
Z: Aynı dişlerimiz çürür, ağrılarımız aynı zamanda olur.
N: Lise yıllarında oldukça kavgacıydık. Bütün uzak doğu sporlarını yapıyorduk. Bir gün Zeynel bey sinemada dövüşüyor, beş kilometre uzaktaydım koşa koşa gittim. Neden gittiğimi bilmeden koşuyorum. Sinemaya girdim bir baktım Zeynel kavga ediyor ben de kavgaya karıştım.
N: Olduğu çok olmuştur. Birgün aynı odada yatıyoruz. Saniye geçmiyor, ikimizde aynı anda yataktan kalkıyoruz, o bana bakıyor, ben ona bakıyorum. O bana 'hayırdır niye kalktın' diye soruyor. Ben de ona 'hayırdır sen niye kalktın' diye soruyorum. Birşey yoksa yatalım diyoruz ve sonra ikimiz de yatıyoruz.
Z: Boşanırdık.
Z: Evet. Tavsiyem siz de öyle yapın. Aranıza girmeyecek biriyle evlenin. Hatta ikizle evlenin.
Z: Bulsaydık evlenecektik. Çok daha farklı olurdu. Amerika'da bir belgeselde izlemiştim. İkiz ile ikiz evlenmişti ve çok mutlu olmuştu.
Z: Aynıdır. Bir keresinde, aynı marka, aynı hediyeleri birbirimize almıştık. Ben İstanbul'dan alışveriş yapmıştım Nezih Ankara'dan. Kravatı, gömleği, pantalonu hepsi aynı. Ben ona gelecek diye hediye almıştım, o da benim yanıma geleceği için almış.
Z: Hiç belli olmuyor. O kavgasına göre değişiyor.
Z: Vicdan. Aileden aldığımız en önemli özelliktir. O yüzden vicdan bizde çok üst seviyede çalışır. Çalışanın, yetimin hakkına çok değer veririz.
N: Vicdan çok önemli. 1964 yılından bugüne çok ciddi bir iş adamı olarak cemiyette ve iş dünyasında kendisini ispat etmiş bir adamdır. Türkiye'de belli büyüklükte ithalat yapar. 1964 yılından bu yana işi 'vergisiz yaptınız' diyen olmamıştır. Bu bizim için çok önemli. Çünkü bu kadar geniş spektrumda böyle bir iş yapıp, hata yapmamak kimsenin kalbini kırmamak, çok vicdanlı oluşunun ifadesidir.
Z: Çok kişi bu davranışımızdan dolayı bizi takdir etmiştir. Önce kaybettiğinizi düşünürsünüz. 'Değmezdi bu adama keşke yapmasaydım' dersiniz. Aradan zaman geçtikten sonra yapılan hareketin doğru olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. 1963'te başlayan iş hayatımızda 'hakkımızı yedi' diyen biriyle karşılaşamazsınız.
Z: Hepsi farklı mesleklerde. Sadece ikili olarak biz çalışıyoruz.
Z: Çok.
Z: Bir anda ikiye katlanan kuvvet. Akıl, düşünce itibariyle her koşulda x2 siniz. 4x4 diye birşey vardır. Bir anda güçleniyorsunuz.
N: Bana göre en güzel yanı sevginin derinliği.
Z: Değiştirmedi. Sadece yaşınız ilerliyor o kadar.
Z: Hepsinden ayrı ayrı zevk aldık. Gençken de öyleydi nişanlıyken, çocuk sahibi olduğumuzda da.
Z: İnsanın birçok aşaması var. Bu aşamalarda insanların problemleri de oluyor. Şu yaşanmasa daha iyi olurdu dediğim zamanlar da oldu. Ama hepsi çok güzel. Biz hayata hep pozitif baktık. Ben hayatıma en büyük problemin en küçük problem olduğunu düşünürek yaşadım. Çünkü problemsiz yaşam olmayacağına göre olan probleme de çok kafa yormuyorum.
Z: Çok hoşuma gidiyor. Dolmabahçe Sarayı'nda enteresan bir manzarayla karşılaştım. Bir çiftin 6 tane çocuğu vardı. Biri kucakta, biri elde, ötekilerde peşpeşe yürüyorlardı. Çok güzel bir manzaraydı.
Z: İkimizin de ikişer çocuğu var. Aslında ben daha fazla istiyordum ama olmadı.
Z: Nezih'in iki oğlu var. Benim bir oğlum bir kızım var. Aranızdaki bu bağlılık iletişimi kolaylaştırıyor mu?
Z: Tabi çok kolaylaştırıyor. Çünkü beni anlamak için yarım saat oturmasına gerek yok. Birbirimizin ne düşündüğünü biliyoruz. Ortak noktada çabuk kararlar veriyoruz.
Z: Türk Sanat Müziği
N: Türk Sanat Müziği
Z: Sinirlenmem ama milli olaylara kızarım.
Z: Mutlu olduğum her an.
N: Toplumun mutluluğu bizi sevindirir.
Z: Aynı yemekleri severiz. Tüm yöresel yemekler. Hatta aynı anda sipariş veriyoruz.
Z: Fotoğraf makinası ve pul koleksiyonum var.
N: Kasa koleksiyonum var.
N: Bilmiyorum. Çok biriktirdim yoruldum aslında. Çünkü her biri bir ton ağırlığında. Tabi bahsettiğim ikiyüz senelik kasalar. Baktım koyacak yer kalmadı. Herkese dağıtmaya başladım.
Z: Şuanda hepimizin evinde Nezih Bey'in hediye ettiği kasalar var.
* İkizlerin dörtte biri tek yumurta ikizi olarak doğarken dörtte üçü çift yumurta ikizi olarak dünyaya geliyor. Tek yumurta ikizlerini gerçek ikizler olarak da adlandırabiliriz. Bu ikizler döllenen yumurtanın kendi içinde ikiye bölünmesiyle oluşuyor. İkiye bölünme yumurta döllendikten iki ila 17 gün içinde gerçekleşiyor. Bu bölünme 13-15 günden sonra gerçekleşirse bebeklerin yapışık doğma riski oldukça yükseliyor.
* Gerçek tek yumurta ikizleri bir kişinin iki özdeş kopyası gibidir.
Tek yumurta ikizleri IQ'yu belirleyen tüm genleri paylaşırken çift yumurta ikizlerinde bu oran yüzde 50'dir. Bu yüzden tek yumurta ikizlerinin aynı zeka seviyesine sahip olma olasılığı daha yüksektir.
* İstatistiksel araştırmalar tek yumurta ikizlerinin her zaman aynı cinsiyette olduklarını, birbirlerine çok benzediklerini, kan gruplarının aynı, parmak izlerinin bile aynıya yakın olduğunu bildirirken, sağlıklarına ve hatta politik görüşlerine kadar aynı özelliklere sahip olabileceklerini gösteriyor.
Doğduktan bir ay sonra iki ayrı aileye evlatlık verilen James Arthur Springer ve James Edward Lewis birbirlerinden ayrıldıktan tam 39 yıl sonra bir araya gelirler. Araştırmada her ikisinin de yaşamı boyunca Ohio eyaletinde yaşadığı, ikisinin de Linda isimli kadınlarla evlenip ayrıldığı ve Betty isimli kadınlarla da yeniden evlendikleri belirlenir. İkisi de teknik resimle ilgilidir, en sevdikleri ders matematik, en sevmedikleri ise dil bilgisidir. İkisi de eşit miktarda alkol tüketip, günün aynı saati baş ağrısı çekerler.






