'Gerçek özgürlük: Allah'a kulluk'

Yeni Şafak
12:1819/05/2017, Cuma
G: 19/05/2017, Cuma
Yeni Şafak
Arşiv
Arşiv

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan ve her Cuma namazı öncesi Türkiye genelinde bütün camilerde okunan hutbenin bu haftaki konusu; "Gerçek özgürlük: Allah'a kulluk"

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hazırladığı ve Türkiye geneli tüm camilerde okunacak olan Cuma hutbesi yayımlandı.

Hutbenin bu haftaki konusu: "Gerçek özgürlük: Allah'a kulluk". Hutbede İmanın en büyük özgürlük olduğu ve dinimizin en büyük gayesinin, bizleri Allah’a imanla yüceltmek olduğu belirtilirken; "Zira inancımıza göre asıl özgürlük, sadece Allah’a kul olmaktır. Asıl hürriyet, kula kul ve esir olmaktan kaçınmaktır. Asıl irade, nefsin hevâ ve heveslerine, istek ve arzularına, şehvet ve tutkularına teslim olmaktan sakınmaktır. İman, en büyük özgürlüktür. Mümin, ruhu özgür olan kişidir" denildi.

Hutbenin tamamı şöyle:

Aziz Müminler!

Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz, şöyle

buyuruyor: “Rabbiniz Allah’tır. O’ndan başka ilâh

yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na

kulluk edin. Güvenilip dayanılacak tek varlık

O’dur.”1

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s)

şöyle buyuruyor: “Şu üç haslet vardır ki, bunlar kimde

bulunursa o kimse imanın tadını alır: Allah ve

Resûlü’nü her şeyden çok sevmek. Sevdiği kimseyi

yalnızca Allah rızası için sevmek. Allah kendisini

küfürden kurtardıktan sonra tekrar ona dönmeyi

ateşe atılırcasına korkunç görmek.”2

Kıymetli Kardeşlerim!

Yüce dinimizin en büyük gayesi, bizleri Allah’a

imanla yüceltmektir. O’na kullukla, ubudiyetle

özgürleştirmektir. Zira inancımıza göre asıl özgürlük,

sadece Allah’a kul olmaktır. Asıl hürriyet, kula kul ve

esir olmaktan kaçınmaktır. Asıl irade, nefsin hevâ ve

heveslerine, istek ve arzularına, şehvet ve tutkularına

teslim olmaktan sakınmaktır.

Kardeşlerim!

İman, en büyük özgürlüktür. Mümin, ruhu özgür

olan kişidir. Zira mümin, sadece Rabbinin huzurunda

boyun eğer. Asla kula kulluk etmez. Bilir ki; Allah’tan

başkasına boyun eğmek, kula kulluk etmek köleliktir.

Mümin, kendisini fani şahsiyetlere değil, bâkî hakikatlere

adar. Hak ve hakikate karşı kör, sağır ve dilsiz kesilmez.

İyiyi ve doğruyu göremeyecek kadar kalbini ve iradesini

köreltmez. Kalbinde hiçbir sevgiyi Allah ve Resûlü’nün

sevgisinden daha üstün tutmaz. Bilir ki; başka sevgileri

Allah ve Resûlü’nün sevgisine üstün tutmak, bütün

kötülüklerin başıdır. Allah’a ortak koşmaktır. Allah’a

ortak koşmak ise en büyük zulümdür.3

Aziz Müminler!

Mümin, yalnızca Allah’ın hoşnut olacağı işlere

yönelmeye gayret eder. Bilir ki; O’nun gazabına neden

olacak tercihlerde bulunmak özgürlüğü zedelemektir.

Mümin, dünyanın geçici nimetlerine, aldatıcı

zevklerine esir olmaz. Bilir ki; heva ve hevesinin esiri

olmak, özgürlüğü yitirmektir.

Mümin, varlıkların en şereflisi olarak yaratıldığının

farkında olan kişidir. Bilir ki; bu şerefini ebedileştirecek

olan imanıdır. Müminin hayat rehberi, doğru ile yanlışın,

hak ile batılın, günah ile sevabın ayırt edicisi olan Yüce

Kur’an’dır. Müminin yol göstericisi, insanlığın yegâne

önderi olan Rahmet Peygamberidir. Allah nezdinde

mümini değerli kılan Allah’ı tefekkür eden bir akıldır.

Allah’ın sevgi ve rızasını en üstün tutan bir gönüldür.

Salih amellerle geçirilmiş bereketli bir ömürdür.

Aziz Kardeşlerim!

Ne yazık ki bugün, maddenin manaya öncelendiği,

türlü reklam ve söylemlerle zihinlerin örselendiği bir

dünyada yaşıyoruz. Heva ve heveslerin körüklendiği,

tahrik edildiği bir zaman diliminden geçiyoruz. Daha çok

kazanıp daha çok tüketmenin özendirildiği böylesi bir

dünyada şüphesiz ki asıl sermayemiz, imanımızdan

kaynaklanan özgürlüğümüzdür. Asıl kazancımız,

imanımızdan neşet eden kanaatkârlığımızdır. Asıl

servetimiz, imanımızın hayata yansıması olan salih

amellerimizdir. Asıl üstünlüğümüz, inancımızın ve

değerlerimizin farkında oluşumuzdur.

Kardeşlerim!

Hutbemi bitirmeden önce kulluğumuzun,

ubudiyetimizin tezahür mekânlarından olan camilerimizle

ilgili bir hususu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Milletimizin yardım elini dünyanın dört bir yanına

ulaştırma gayretiyle hizmet eden Türkiye Diyanet

Vakfımız, sizlerin yardımlarıyla geçmişten günümüze

ülkemizde ve gönül coğrafyamızda çok sayıda cami inşa

etmiştir. Bugün de inşaatı devam eden Kıbrıs Hala Sultan

Camii, Kırgızistan Bişkek Camii, Arnavutluk Tiran

Merkez Camii, Cibuti Sultan II. Abdülhamit Han Camii

ve Külliyesi için ülkemiz genelindeki camilerde

yardımlarınıza müracaat edilecektir. Yüce Rabbimiz,

yaptığınız ve yapacağınız bütün yardımlarınızı kabul

eylesin. Bizleri “Her kim Allah için bir mescit inşa

ederse, Allah da ona cennette benzeri bir köşk ihsan

eder.”4 hadisinin müjdesine nail olanlardan kılsın.

Camilerimizi kalplerimizin imarına, birlik ve

beraberliğimizin pekişmesine, izzet ve onurumuzun

yücelmesine vesile eylesin.

Hutbemi bir âyet mealiyle bitirmek istiyorum:

“(Resûlüm!) De ki: ‘Eğer kulluğunuz, ubudiyetiniz

olmasa Rabbim size ne diye değer versin’ ”5

Not: Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve

Kıraat Kurulu Başkanlığınca düzenlenen “Türkiye 5.

Uluslararası Hafızlık ve Kur-an’ı Kerimi Güzel Okuma

Yarışması” 62 ülkeden 120 yarışmacının katılımıyla 19-

23 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da yapılacaktır. 09-17

saatleri arasında Fatih Camii’nde yapılacak yarışmaya

bütün halkımız davetlidir.

1 En’âm, 6/102.

2 Müslim, Îmân, 67.

3 Bakara, 2/54, 57; A’râf, 7/177; Hûd, 11/101.

4 Müslim, Zühd, 44.

5 Furkân, 25/77.


#Diyanet İşleri Başkanlığı
#Cuma hutbesi