Hüzün yüklü seyahatler

04:0016/07/2023, Pazar
G: 15/07/2023, Cumartesi
Yeni Şafak
Kadim Şehirler
Kadim Şehirler

Mustafa Nurullah Celep

Hikâyeci-yazar Selvigül Kandoğmuş Şahin, üretken ve içtenlikli kalemiyle yeni bir esere daha imza attı. Kadim Şehirler adlı gezi kitabı, doğunun ve batının tarihî şehirlerini bir ressam-yazarın incelikli bakışıyla yorumlayarak ve gözlemleyerek okuru selamlıyor.

Düz bir mantıkla “Her yolculuk dışarıyı gezmek ve gözlemlemekle sınırlıdır” diyemeyiz. Söz ve yazı konusu “göz” bir sanatçı ressam yazarın bakışıysa, “her yolculuk aynı cihette içe doğru kıvrılıp akan ve bakan bir manevî seyri seferdir.” demeliyiz. Sanatçı bakışını her gezi yazısında gördüğümüz ve hissettiğimiz Şahin için de gezilen ve gözlemlenen, yürünen ve temaşa edilen her şehir, bir tekâmül sürecidir. Bir olgunlaşma, bir ibretlik ayna mesabesindedir. Çünkü Müslüman her sanatkâr gibi o da söz konusu ayetlerden ilham alarak geçmiş ümmetlerin ibretlik hâllerinden hissedar olmak için yola revan olmuştur.

BİR AYETİN MİHMANDARLIĞINDA

Bir ayetin mihmandarlığında yola çıkmıştır sanatkâr yazar. Hayat yolculuğu da böyle değil midir ya da böyle olmak gereği hiç duyulmamış mıdır? Bir ayet ve ayetler topluluğu için insanoğlu hayatını mütekâmil hâle getirmek için didinip uğraşmaz mı? Hakeza bir hadis-i şerif için kilometrelerce yol alan âlimler de böyle yapmamış mıdır? İşte Şahin’in kılavuzu burada Rûm Suresi’nin 42. ayeti oluyor. Ancak burada bir fark var: Onun seyahati sadece dışa bir b/akış değildir. Şahin, gezdiği her şehirde, hem aidiyet şuuruyla yaşadığı şehirleri Batı’nın maneviyatsız şehirleriyle mukayese ediyor, bundan önemlisi, şehre bakarken kendi iç hesaplaşmasını da yapıyor. İç sorgulamalar eşliğinde ruha, metafizik bir âleme doğru bir yolculuğa çıkıyor. Buradan Selvigül Kandoğmuş Şahin’in kaleminin karakteristik özelliğini ifade edebiliriz sanırım: Şahin, kalemine ırgaladığı meseleleri hem genel insanlık-millet ve ümmet meseleleriyle ilintili hale getiriyor ve hem de bu meselelerle kendiliğini, kendi bireysel benliğine dair meseleleri konuşur hâle geliyor.

TARİHÎ ŞEHİRLERİ GEZERKEN

Yazar tarihî şehirleri gezerken o şehirlere tarihsel nitelikler katan mekânların dinamik özelliklerini, bilgi açısından da açıklamalar yaparak, okuyucunun dikkatine sunuyor.

Mesela Bosna Hersek’i gezerken hepimizin aklına mıh gibi çakılmış Mostar Köprüsü’nü, o şehre ve o köprüye kadim özellikler katan niteliklerini aktararak da okuyucuyu bilgilendirmiş ve ruhen, hâl olarak da şehirlerin iç evrenlerinde gezintiye çıkmış oluyoruz. Bir başka deyişle, şehirlere “kadimlik” niteliğini katan özellikleri yazar kendi iç dünyasında içselleştirerek anlamlı bir metafizik deneyim yaşatıyor okuyuculara. Yani kalben ve ruhen o kadim şehri teneffüs ediyor ve yaşıyoruz. Çünkü Şahin, her yazısında olduğu üzere, kalemine ve sanatçı bakışına ruhunu da katıyor. Bize göre inandırıcılığı buradan kaynak alıyor. Yani içtenlikli benliğinin iç menfezlerinden geçerek şekilleniyor yazıları.

Kadim Şehirler, Doğu’nun ve Batı’nın eski ama eskimeyen mekânlarına manevi tanıklıklar içeren, yol-yolcu-yolda olma hâlleri üzerine hayretler ve hüzünler eşliğinde katılabileceğiniz tarihsel farkındalıklar ve kalbi bakışlar toplamı…



#Edebiyat
#Aktüel
#Yazar