Bir zamanlar Yeşilçam'ın en gözde oyuncularından biri olan Deniz Erkanat ilgisizlikten şikayetçi Erkanat, “Nereye gideceğimi kime gideceğimi bilmiyorum. Ajanslar var, ulaşamıyorum. Eski dostlarımın sekreterlerini aşamıyorum. Allah razı olsun Türker İnanoğlu'ndan beni birkaç dizide oynattı” diyor
1971 Ses Mecmuası'nın artist yarışması ile başladım. Bu yarışmada üçüncü oldum. Tarık Akan birinci, Aytaç Arman ikinci oldu.
Bir yabancıyla evliydim ve yurtdışında yaşıyorduk. O sıralar Ses Mecmuası'na aboneydim. Hep içimde sanatçı olmak vardı. Ben hiçbir zaman bebekle evcilik oynadığımı hatırlamıyorum. Hep güzellik yarışmalarını taklit ederdim oyunlarımda.
23 yaşındaydım. İki çocuğumu basından sakladım. 'İki çocuklu kadın kalkmış artist olmuş' demesinler diye çekindim. Yarışmada derece aldıktan sonra 6 film şirketi ile anlaşma yapıldı. Türkiye'ye film çekimleri için geliyordum. O dönemde eşimle aramda kopukluklar oldu ve ayrılmak zorunda kaldık. Ama hala çok üzülürüm. Sanatı eşime tercih ettim. Pişmanım.
Tabii. Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun'la oynadığım 'Hayatım Senindir' ilk filmim.
O dönemlerde çok zor şartlarda çalışıyorduk. Film çok değerliydi. Film yakınca yönetmen çok bağırırdı. Yönetmen Orhan Elmas beni çok ağlattı. Sonra bir gün Mehmet Dinler bana şöyle söyledi: 'Sinemanın üç şartı vardır, birincisi beklemek, ikincisi beklemek, üçüncüsü yine beklemek.” Sete gidiyordum. Saatlerce beklememe rağmen benim sahnem çekilmiyordu. Yine ertesi gün o stresi yaşıyordum. Ama şimdi hiç böyle değil. Sinemacılar elleri öpülesi insanlardır. Bu eski Yeşilçam emekçileri gerçekten elleri öpülecek insanlardır. Yeni dizilerden hiçbiri eski Yeşilçam emekçilerini aramıyor. Ben, her çekilen sinema filminde veya dizide Yeşilçam emekçilerine yer verilmesi konusunda bir sinema yasasının çıkması istiyorum. Biz artık para da pulda değiliz. Zamanında hayatını kurtaran kurtardı. Ama kötü yaşantısı olan mağdur olan da var.
Bekliyorum. Tabii. Beklemez olur muyum?
Bulunmaz olur muyum. Nereye gideceğimi kime gideceğimi bilmiyorum ki. Ajanslar var, ulaşamıyorum. Eski tanıdığım, eşim dostum ahbabım bunların artık sekterleri oldu. Sekreterleri aşamıyorum. Sekreter bile artık yok dedirttiriyor. Allah razı olsun Türker İnanoğlu'ndan beni 'Çiçek Taksi' de oynattı. Arkasından 'Böyle mi Olacaktı' da oynadım. Çok ağırıma gidiyor. o kadar istiyorum ki sana anlatamam. Sanat başka bir şey.
Hayır. Çünkü ben tek başıma mücadele verdim. Benim hayatımda yönetmen olmadı, benim hayatıma prodöktör girmedi. Benim arkam yoktu.
Tabii. O zamanın şartlarına göre biz iyi kazanıyorduk. Ama bugünün şartlarına bakarsak biz çok kötü kazanmışız. Benim kendi evim ve emekli maaşım var. Çocuklarımda bana yurtdışından harçlık gönderiyor. Zaman zaman yalnızlık canıma tak ediyor, ama hobilerim var. Resim ve takı yapıp onları satıyorum. TRT radyosunda çalışan arkadaşlarım var. Oranın kafeteryasında sattım.
Vallahi bizim piyasada kimse kimseye yardım etmiyor. İsmini vermek istemediğim birkaç kişi var, onlara yalvardım. Mesela Seda Sayan'la Bodrum'da karşılaştık. 'Seni dinlerler. Bana bir iş ayarla' diye yalvardım. Hiçbir ses çıkmadı.
Ne SODER'e ne de ÇOSED'e üyeyim. İnanmıyorum onlara. Onlar sadece kendilerine rol buluyorlar. Bize rol buldukları yok. Yardımcı olmuyorlar.
Oyunculuğumu gösterebileceğim bir rol. Ben oyuncuyum ve kendime güveniyorum. Biliyor musun ben hala keşfedilemedim. Allah bana keşfedileceğim bir dizi versin.






