
Üç büyük ilahi dinin kutsal kabul ettiği Kudüs, Osmanlı’nın 500 yıllık izlerini üzerinde taşıyor. Osmanlı padişahları tarafından onarılan ve farklı dinlere ait mabetleri de içinde barındıran bu şehir tarihi dokusu ve dini atmosferiyle sizi manevi bir yolculuğa çıkarıyor. Kentin bu çok kültürlülüğü mutfağına da yansımış durumda.
Adem peygamberden Hz. Muhammed peygambere kadar nice peygamberlerin ayak bastığı Kudüs, dünyanın en kutsal şehirlerinden biri. Üç dinde de barış şehri anlamına gelen Kudüs’ü daha yakından tanımak için rotamızı bu mübarek topraklara çevirdik. Binlerce yıllık geçmişe sahip bu kadim şehre İstanbul’dan uçakla seyahat ederek Tel Aviv üzerinden ulaşabilirsiniz. Havaalanından 45 dakikalık mesafede bulunan bu şehre gittikten sonra Zeytin Dağı’nda soluğu alarak Eski kente ulaştık. İlk yerleşimin 6 bin yıl önce başladığı sanılan eski kent, Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman zamanında yenilenen surlarla çevrili. Sadece surlarda değil şehrin farklı noktalarında da Osmanlı’nın 500 yıllık izlerine rastlamak mümkün.
EZAN VE ÇAN SESLERİ BİRARADA
Miraç olayının gerçekleştiği Harem-i Şerif; Mescid-i Aksa, Kubbet-üs Sahra, Hacer-i Muallak Taşı, Ruhlar Kuyusu, türbe, sebil gibi dini amaçla yapılmış yapıları içine alan, 144 dönümlük bir arazi üzerine dağılmış binalardan oluşan kutsal bir mekân. Osmanlı çinileriyle kaplı Kubbet-üs Sahra’nın ardından 300 metre ileride yer alan Mescid-i Aksa sınırları içerisinde bulunan Burak Mescidi, yani Peygamber Efendimizin ‘Burak bineğinin’ bağlandığı alanı ziyaret edebilirsiniz. Müslümanların namaz kıldığı duvarın öteki tarafında ise Musevilerin ‘ağlama duvarı’ diye adlandırdıkları yerde ibadet ettiklerini görmeniz mümkün. Çan ve ezan seslerinin birbirine karıştığı bu şehir, manevi atmosferiyle sizi içine çekerek bu dünyayı sorgulama imkanı sunuyor. Kıyamet Kilisesi de Hristiyanların sıklıkla ziyaret ettiği yerlerden biri. Hristiyanlara göre haç taşıtılan Hz. İsa tüm bu yol boyunca yürütülmüş ve Kıyamet Kilisesi’nin olduğu yerde çarmıha gerilmiş. Hristiyanlar bu kiliseleri tek tek ziyaret ederek o anı yaşamaya, yaşatmaya çalışıyorlar. Kıyamet Kilisesi’nin anahtarı, bir Müslüman ailede bulunuyor. Büyük kapıyı hâlâ onlar açıp kapatıyor. Kilisenin karşısında ise Hz. Ömer Camii bulunuyor. Burası saygının ve hoşgörünün en güzel örneği. Mutlaka gezilmesi görülmesi gereken muhteşem bir şehir Kudüs…
ZENGİN BİR MUTFAK KÜLTÜRÜNE SAHİP
Kadim şehir Kudüs, aynı zamanda zengin bir mutfak kültürüne sahip. Kudüs’te ev yemekleri Asya, Avrupa, Etiyopya, Akdeniz, Arap, Yahudi, Ermeni, Tayvan, Hindistan, deniz ürünleri, vejetaryen, et, fast food, balık gibi çok çeşitli olarak karşımıza çıkıyor. Kudüs’te sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi olan shakshuka, aslında Türkiye’de bildiğimiz adıyla menemen diyebiliriz. Ülkemizdeki yapılışından farklı olarak shakshuka’nın içerisine lor peyniri serpiliyor. Challah adlı ekmek türü, yapımı ve tadıyla Kudüs’e özel. Bizdeki içli köfteye çok benzeyen Kudüs’ün ünlü lezzetlerinden kubbi topları, yenibahar ve daha pek çok baharatla harmanlanmış kuzu etinden hazırlanan bir iç harçla pişiriliyor. Dışı tamamı ile bulgurla kaplı bu lezzet, öğle yemeklerinin vazgeçilmezi haline gelmiş diyebiliriz. Denemenizi tavsiye ederiz. Nohut, tahin, limon suyu, zeytinyağı karışımından oluşan humusu sabah kahvaltılarında mutlaka deneyin. Kudüs’ün yöresel tatlarından bir diğeri de Mansaf adını verdikleri lezzetli yemek… Koyun etinin çeşitli soslar ve badem ile harmanlanmasından oluşan bu lezzet bombasının en önemli özelliği el ile yeniyor olması. Türkiye’de Antakya mutfağında da yer alan bu yemek, Kudüs’te pek çok lokantada ulaşabileceğiniz lezzetler arasında yer alıyor. Orta Doğu’nun birçok ülkesinde yapılan falafel, nohut ve baklagillerin karışımından yapılan bir köfte. Baharatlarla harmanlanarak yapılan bu köftenin tadı oldukça lezzetli. Ülkede sıklıkla içilen bir içecek olan nar suyu, sağlıklı ve ferahlatıcı bir lezzet. Kış aylarının vazgeçilmezi olan nar suyunu şehrin birçok noktasında bulabilirsiniz. Kudüs’te kahve dendiğinde akla genellikle Türk ve Arap kahvesi gelir. Kudüslüler kahveyi en az bizim kadar seviyor ve günün hemen her saati tüketmekten keyif alıyor diyebiliriz ve çoğunlukla şekersiz tüketiliyor. Kudüs’ün en meşhur caddelerinden biri olan Selahaddin Caddesi üzerinde Abu Hasan ve Abu Ali restoranlarında falafel ve humus mutlaka deneyin. İmad Abu Khadje ve Burak restoran farklı lezzetleri tadabileceğiniz duraklar. Yine eski kentin Şam kapısından girdiğinizde merdivenlerden inerken yol ikiye ayrılıyor. Tam ayrım noktasında kadim şehrin en güzel ve özel falafelcisi Al Hadmi sizi bekliyor. Sokak lezzetlerini denemek isteyenler için yine Selahaddin Caddesi’nde bulunan Şalet lokantasında bir kebap türü olan şavurma yiyin. Yine çarşılardaki fırınlardan da simit alabilirsiniz. Şehrin sokaklarında dolaşırken bol bol fotoğraf çekmeyi unutmayın. Dinlenmek isterseniz Nutella Cafe’deki lezzetler sizi bekliyor olacak. Eski şehirdeki çarşılardan sevdiklerinize hediyelik eşya veya hurma almayı da unutmayın derim.








