Modern biçimlerin geleneksel temelleri

04:0015/06/2023, Perşembe
G: 15/06/2023, Perşembe
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Ketebe Yayınları poetika dizisine Modern Epik kitabıyla devam ediyor. Edebiyat sosyolojisi alanında çalışmalarıyla tanınan, ürettiği özgün bakış açısıyla özellikle edebi türlerin doğuş, gelişim ve ilişkilerine yeni yaklaşımlar sunan edebiyat teorisyeni Franco Moretti, “Modern Epik” kavramıyla modern bir tür olan romanın köklerini Orta Çağ üzerine temellendiriyor ve edebi türlerin kopuştan ziyade süreklilik çizgisinde değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor.

Erdem Dönmez

Ketebe Yayınları “Poetika” dizisi kapsamında edebiyat teorisini çeşitli boyutlarıyla işleyen temel metinleri okuyucunun dikkatine sunuyor. Tercüme, telif ve editöryel kitaplardan oluşan bu seride edebi türlerin kurmaca, ses düzeni, dilbilimsel analizi türünden teorik meselelerini tartışan kitapların yanı sıra kurma, mitoloji, sanat felsefesi, modernizm, postmodernizm gibi dönemsel konular geniş bir dikkatle ve özel bir tasarımla gündeme taşınıyor. Serinin son kitabı ise daha önce Agora Kitaplığı etiketiyle yayımlanan Modern Epik. Edebiyat sosyolojisi alanında çalışmalarıyla tanınan, ürettiği özgün bakış açısıyla özellikle edebi türlerin doğuş, gelişim ve ilişkilerine yeni yaklaşımlar sunan edebiyat teorisyeni Franco Moretti, “Modern Epik” kavramıyla modern bir tür olan romanın köklerini Ortaçağ üzerine temellendiriyor; edebi türlerin kopuştan ziyade süreklilik çizgisinde değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Moretti’nin söz konusu yaklaşımı, romanla modernleşme sürecinde tanışan, türü endişeyle karşılayan ve modernleşmeyi kendi değerleriyle bütünleştirmeye çalışan Batı dışı toplumlarda büyük kıymet arz ediyor. Kitap, sosyoloji tarihi ve edebiyat sosyolojisi üzerine çalışmalarını sürdüren, daha önce Geleneğin İcadı, İki Kültürde İslam, Modern Dünyada Kamusal Dinler, Hilafeti Hatırlamak, Max Weber ve İslam adlı eserleri Türkçeye kazandıran Mehmet Murat Şahin’in çevirisiyle okurla buluşuyor.

BİÇİMLE SOSYOLOJİNİN BULUŞMASI

Kitap dört bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Faust, ikinci bölümde Nibelung Yüzüğü, üçüncüsünde Ulysses ve son bölümde Yüzyıllık Yalnızlık merkeze alınarak romanın tarihsel süreçte nasıl şekil değiştirdiği ve bu değişikliğin sosyal/zihinsel arka planı değerlendiriliyor. Moretti, çalışmaya konu olan romanların sınıflandırma probleminden yola çıkarak “modern epik” kavramını üretiyor. Edebiyat tarihlerinin modern koşullar ekseninde tasnifinde sorun yaşadığı ve istisna kabul ettiği Faust, Moby Dick, Nibelungların Yüzüğü, Ulysess, Kantolar, Çorak Ülke, Niteliksiz Adam ve Yüzyıllık Yalnızlık, geleneksel anlatıların temelini oluşturan “epik”le ilişkilendirilerek anlatım biçimleri bağlamında ortak temeller üzerinde yeniden değerlendiriliyor. Söz konusu eserlerin değerlerinden ötürü kanon üstü kabul edilmesine karşın neredeyse hiç okunmamasından hareket eden Moretti, bu eserlerin kusurlarından yola çıkarak “modern epik” kapsamında yeni bir bakış açısıyla ele alınmaları gerekliliği sonucuna ulaşıyor. Biçimsel bir problemin sosyolojik bakış açısıyla çözümlenmesinden doğacak sorunu görmezden gelmeyen Moretti; “Fakat, formalistle sosyolog anlaşabilecekler mi? Evet, sosyolog edebiyatın sosyal tarafının biçiminde yattığı, biçimin ise kendi yasalarına göre geliştiği fikrini kabul edebilirse; formalist de, kendi payına, edebiyatın büyük değişimleri takip ettiği-çoğu zaman ‘arkasından geldiği’ fikrini kabul edebilirse” ifadeleriyle iki farklı değerlendirme biçimini ortak bir zeminde buluşturacağını bildiriyor.

EPİK YABANILLIK

Moretti, Hegel’den hareketle epiğin hikâyeye dayandığının, bütünlüklü bir yapı ortaya koyduğunun ve bireysel çıkışlardan çok kahramanlarla inşa edildiğinin altını çizer. Ancak tarihsel süreç, kahramanlar çağına son verir; etik doğru, bireylere bağlı olmaktan çıkarak yasalarla ve devlet aygıtıyla nesnelleşir. Böylelikle modern koşullar geliştikçe epik de anlamını kaybeder. Moretti, Joyce’un “Bugünlerde hayat, gerçekten de çoğu zaman hazin bir can sıkıntısıdır (…) Epik yabanıllık, her an tetikte duran gözetim tarafından imkânsız kılınmıştır” ifadesinden yola çıkarak modern epiğin en temel sorununu keşfeder; estetiğin “bireysel dirimselliği” artık yabanıl olarak deneyimlenmektedir. Buna göre modern bakış, Faust, Moby Dick gibi kanonik metinleri gerici ve barbarca bulur. Modern epik kavramı ise söz konusu metinlerin yabanıllığından hareketle onları birer geçiş dönemi eseri olarak yeniden değerlendirilmesine olanak sağlar. Moretti’ye göre modern epik, geleneksel Ortaçağ değerlerini reddetmeyerek onları modern koşulların bir parçası haline getirir. Böylelikle Faust’un bir tarafıyla epik kahramanı gibi hareketli bir görünüm sunduğu, diğer tarafıyla da bir roman kahramanı özellikleri yüklendiği söylenebilir.

KENT VE BİLİNÇ AKIŞI

20. yüzyıl, kentlerin gittikçe büyüyerek metropollere dönüşmesine sahne olur. Zamanın hızla aktığı ve mekânın önü alınmaz şekilde genişlediği bu yeni yaşam tarzında modern epik, kendi anlatım tekniği olan bilinç akışını keşfeder. 19. yüzyılın bildungsroman temelli alegorik mantığı, reklam kültürü, endüstriyel hareketlilik, tüketim fetişizmi ve tükenmez deneyimleme arzusu, bireyi uyaranlar sağanağı altında bırakır ve bu yoğun gerilimle baş etmenin yolu bilinç akışıyla sağlanır. “Kelimeler kelimeler kelimeler kelimeler. Kimsenin beklemediği ve on dokuzuncu yüzyıl dil bilgisinin dayanamayacağı bir kelime bombardımanı bu. Dikkat, açıklık, yoğunlaşma: eski erdemler yararsızlıktan öte kötüdür. Reklamcılığa uyum sağlamak yerine, onu, rahatsız edici bir gürültü olarak algıladılar. Kelimeler şehrinde yolunu bulmak için farklı bir üslup gereklidir; bilincinkinden daha zayıf bir dil bilgisi; keskin, süreksiz bir sözdizimi: deyim yerindeyse bir dil kübizmi. Ve bilinç akışı tam da bunu sunar: Şeylerin istilasına yer açmak için, öznenin geri çekildiği basit, kopuk cümleler; kapıların ardına kadar açık ve her zaman bir başka cümleye ve uyarana yer bulunan parataktik paragraf” (s. 164-165). Tüm bu şartlar etrafında Moretti, bilinç akışının geniş imkânı Ulysses üzerinden örnekler ve bu tekniğin edebiyat tarihinde nasıl bir devrime yol açtığını ortaya koyar. Ona göre bilin akışı, modern bireyin maruz kaldığı aşırı uyarılmayı anlatmanın yegâne yoludur.

#Modern Epik
#Poetika dizisi
#Ketebe yayınları