Oruç; insana bir hediyedir

Büşra Sönmezışık
00:0014/07/2013, Pazar
G: 13/07/2013, Cumartesi
Yeni Şafak
Oruç; insana bir hediyedir
Oruç; insana bir hediyedir

Ramazan ayı yeme içmenin kesildiği, bedenin ve ruhun yenilendiği aydır. Davranış Bilimleri Uzmanı Banu Gökçül, oruç tutarken yenilenen beden ve ruhun geçirdiği değişimleri fark etmek için öncelikle orucu eziyet olarak değil bir arınma ve kişinin kendini keşfetmesi için bir hediye gibi görülmesi gerektiğini söylüyor.

Ramazan ayında aynı zamanda daha önce edindiğimiz kötü alışkanlıklardan da kurtulunabileceğini anlatan Banu Gökçül, bu dönemde sigara, alkol gibi bağımlılıklarından daha kolay vazgeçilebileceğini dile getiriyor.

Ramazan, Müslümanlar için ibadet ayıdır. Bu ayda yeme içme düzenimiz ve davranışlarımız değişiyor. Bazılarımız bu süreci daha sakin bazılarımız ise daha gergin geçiriyor. Özellikle oruç tutma saatlerinin bir hayli uzadığı şu yaz günlerinde orucu kendimize ve çevremizdekilere eziyet etmeden daha rahat nasıl tutabiliriz? Davranış Bilimleri NLP Uzmanı Banu Gökçül, 70 yıldan bu yana uygulanan BFT – Telkin &Titreşimler metoduyla oruçlu olduğumuz saatleri daha verimli geçirebileceğimizi söylüyor. BFT yöntemi aslında problemlere yönelik beyinde oluşan olumsuz düşünce kalıplarını olumlularıyla değiştirerek hayata daha sağlıklı ve dingin bir zihinle bakmamızı sağlıyor. Dünyada kullanım alanı gün geçtikçe yaygınlaşan bu yöntem, düşünceyle oluşturulan tüm psikolojik ve fizyolojik problemlerin çözümünde kullanılıyor. Yıllardır bu teknik üzerine çalışan Banu Gökçül, daha rahat oruç tutmak için yeni bir frekans yöntemi geliştirmiş. Oruç tutarken belli aralıklarla bir kulaklık yardımıyla frekans ve dalgaların dinlenmesini ve bu sesler sayesinde orucu daha iyi algılayabileceğimizi iddia ediyor. Gökçül orucun insan bedeni ve ruhunda nasıl onarımlar yapacağıyla ilgili de şu tespitlerde bulunmuş:

ORUCU BİR HEDİYE OLARAK DÜŞÜNÜN

Berrak bir zihniniz, sevgi dolu bir kalbiniz ve gerçekten arınmış bir ruhunuz olmasını istiyorsanız orucu açlık olarak değil bir hediye olarak yaşamak gerekir.

RUHUN UYANIŞINI YAŞIYORUZ

Sadece bedenin değil oruçla birlikte ruhun uyanışı başlıyor. Beden nadasa alınmış gibi insan daha bir dinginleşiyor. İçerideki arınma ise daha da derinleşiyor. Özellikle ilk bir kaç günden sonra ruhdaki berraklığı daha net olarak görmeye başlıyoruz. Açlığa ve susuzluğa dayanıyorum demek yerine beyninize ruhumun uyanışını hissediyorum telkinini kendinize vermeniz gerekir.

NEFSE HAKİMİYET İRADENİZİ GÜÇLENDİRİR

İnsanın verdiği bir karara sahip çıkması, içsel motivasyonunu arttırıyor. Kendinize olan güveninizi tazeliyorsunuz bir anlamda. Nefse hakimiyet, beyninize hükmetmeyi getiriyor. Bu yüzden oruç tutmaya karar vermek içsel motivasyonu sağlıyor ve iradeyi güçlendiriyor.

KİRLENMİŞ ZİHİNLERİ TEMİZLEMELİ

Biliyoruz ki dikkatimiz neredeyse enerjimiz oradadır. Düşüncelerimiz ise gördüklerimiz duyduklarımız, kokladıklarımız ve hissettiklerimiz ile oluşur. İç seslerimize kulak vererek kendi ruhumuzu yeniden temizlemek iyi ve güzel olana kulak vermek için oruç önemli bir fırsattır.

ZENGİN SOFRALARDAN UZAK DURUN

Nedense, Ramazan ayı, zihinsel ve ruhsal uyanış gerçekleşirken bir yandan da eski alışkanlıklarla hep en fazla yemeklerin yapıldığı, ikramların gırla gittiği bir dönem olur. Halbuki iftar sofrası daha basit yemeklerden oluşursa bu haleti ruhiye, daha fazla kalacak ve bu hali içselliştirme fırsatı olacaktır. Böylecu orucun manasını daha iyi kavranacaktır.

Ruhun açlığını fark etmeliyiz

Orucun Müslümanlar arasında yeterince iyi algılanmadığına işaret eden Banu Gökçül, oruç tutmanın diyet yapmak veya aç kalmak olmadığını asıl olarak 'ruhun açlığı'nı fark edip dindirme süreci olduğuna işaret ediyor. Gökçül, bu dönemin aslında arınma olduğunu ancak iftar ve sahurda fazla yemek yenildiğinde kendimizi yeniden zehirlemiş olduğumuzu söylüyor. 'Oruç anı insanın kendisini tanıması ve dönüştürmesi ile ilgili değerli andır' diyen Gökçül, 'Oruçlu kişi, daha şefkatli, daha anlayışlı, daha merhametli, daha kibar, daha toleranslı, daha hoşgörülü ve daha saygılı olmak için bu deneyimi yaşar' diye anlatıyor.

Oruç insanın güvenini artırır

Orucu bir hediye olarak yaşamamız gerektiğini söyleyen Gökçül, oruç sayesinde zihnin ve ruhun uyanışa geçtiğini hatırlatıyor. Gökçül, 'Düşünceler, daha da berraklaşıyor. İnsan 'Acaba ben de yapabilir miyim?' kaygısından kurtulduğunda ise, gerçek arınma başlıyor. 'Evet, ben buna dayanabilirim. Bilakis, oruçla ruhun uyanışının tadını hissetmeye başlıyor' diyor. İnsanın verdiği bir karara sahip çıkmasının içsel motivasyonunu arttırdığını kaydeden Gökçül, bu sayede kişinin kendine olan güvenini de tazelediğini anlatıyor.

Alışkanlıklarınızı değiştirebilirsiniz

NLP Uzmanı Banu Gökçül, 'Oruçlu iken bir takım frekans dalgalarını dinlemek iç motivasyonunuzu artıyor. Bedeniniz zehirli birikintileri, toksinleri yakıyorken zihninize, açlıktan dolayı üşüşebilecek, zehirli düşünceler yerine güzel ve iyileştirici düşünceler uyandıracak mesajlar, telkinler yolluyor. Ve bunu kulağınızın duyma eşiğinin altında bir frekansta yaptığı için bu güzel telkinler doğrudan zihninizin derinliklerine ulaşıyor. Böylelikle bir makina gibi çalışan zihne, dışarıdan gelen gelişigüzel uyaranlarla değil sizin seçtiğiniz iyileştirici telkinler yolu ile uyaranlar olduğunuz için rahat bir oruç süreci yaşıyorsunuz. Bu süreci istediğiniz bir alışkanlığınızı dönüştürme olarak da kullanabiliyorsunuz' diyor.

BFT yöntemi nerelerde Kullanılır?

BFT – Telkin &Titreşim yöntemi kişinin sosyal ortamlarda ya da ilişkilerinde yaşadığı problemlerde doğru iletişim kuramama ya da sürdürememe, özgüven eksikliği, sosyalleşememe, kendini ifade edememe, depresyona yatkınlık, eğitim ve iş hayatında yaşadığı başarısızlıklar, motivasyon eksikliği, dikkat dağınıklığı, kronik yorgunluk, stresle başa çıkamama, konsantrasyon eksikliği, hiperaktivite, migren ve baş ağrısı şikayetleri, kilo, sigara ya da uykusuzluk gibi tanımlanmış bir çok problemin tedavisinde kullanılıyor. www.kolayoruc.com sitesinden ulaşabilirsiniz.