Psikiyatri Uzmanı Dr. Nedim Havle'den ilişkilerin psikolojisine ve Nörobilimine odaklanan yeni ser: 'Modern İlişkiler ve Nörobilim'
12:24, 09/10/2026, Cuma
Diğer

Psikiyatri Uzmanı Dr. Nedim Havle, 3 kitaplık bir seri kaleme aldı.
Psikiyatri Uzmanı Dr. Nedim Havle’nin kaleme aldığı üç kitaplık “Modern İlişkiler ve Nörobilim” serisi, Çınaraltı Yayınları etiketiyle okurlarla buluştu. Seri; aşk, bağlanma, ayrılık, algı, hafıza, manipülasyon, otorite, itaat ve kişisel sınırlar gibi insan ilişkilerinin temel meselelerini psikoloji ve nörobilim ekseninde ele alıyor.
İnsan neden kendisine zarar verdiğini bildiği bir ilişkiden kopmakta zorlanır? Aynı olayı yaşayan iki kişi neden birbirinden bütünüyle farklı hatırlayabilir? Bir insan “hayır” demek isterken neden kendisini “tamam” derken bulur?
Havle, seriyi oluşturan üç kitapta bu soruların peşinden giderek romantik ilişkilerden aile bağlarına, geçmiş deneyimlerden sosyal etkilere kadar insan davranışını şekillendiren birçok süreci anlaşılır bir dille tartışıyor.
Tanıdık Cehennem: Aşkın, bağlanmanın ve ayrılığın Nöropsikolojisi
Serinin ilk kitabı “Tanıdık Cehennem: Aşkın, Bağlanmanın ve Ayrılığın Nöropsikolojisi”, insanların kendilerine zarar veren ilişkilerden neden her zaman kolaylıkla uzaklaşamadıkları sorusuna odaklanıyor.
Kitap; bağlanma örüntülerinin, geçmiş ilişkilerin ve erken dönem deneyimlerin yetişkinlikte kurulan yakın ilişkiler üzerindeki etkisini inceliyor. Huzurlu bir ilişkinin kimi zaman neden “sıkıcı”, yoğun çatışma ve belirsizlik içeren bir ilişkinin ise neden “büyük aşk” olarak algılanabildiğini sorguluyor.
Havle bu kitapta sevgi ile bağımlılık, yakınlık ile kaybetme korkusu, bağlanma ile tekrar eden ilişki örüntüleri arasındaki sınırları tartışırken, insanların bazen iyi olduğu için değil, yalnızca tanıdık olduğu için belirli ilişki biçimlerine geri dönebildiğine dikkat çekiyor.

Yanlış Okunan İnsan: İlişkilerde algı, hafıza ve manipülasyon
Serinin ikinci kitabı “Yanlış Okunan İnsan: İlişkilerde Algı, Hafıza ve Manipülasyon”, ilişkilerde gerçeği nasıl algıladığımızı ve hatırladığımızı ele alıyor.
“Ben öyle demedim” ile “Çok iyi hatırlıyorum” arasındaki çatışmadan hareket eden kitap, insan hafızasının bir kamera kaydı gibi çalışmadığını; yaşananların beklentiler, korkular, geçmiş deneyimler ve duygular tarafından yeniden şekillendirilebildiğini anlatıyor.
Havle, ilişkilerde yaşanan birçok çatışmanın yalnızca büyük kırılmalardan veya ihanetlerden değil; yanlış yorumlanan bir bakıştan, eksik bırakılmış bir cümleden, cevapsız kalan bir mesajdan ya da geçmiş deneyimlerin bugüne taşınmasından da doğabileceğini ele alıyor.
Kitap aynı zamanda algı hataları ile manipülasyonu birbirinden ayırmaya çalışırken, kişinin kendi belleğinden ve değerlendirmelerinden şüphe etmeye başladığı ilişki dinamiklerine de dikkat çekiyor.
İtaat Eden Beyin: Otorite, sürü, sınır ve iyileşmenin Nörobiyolojisi
Serinin üçüncü kitabı “İtaat Eden Beyin: Otorite, Sürü, Sınır ve İyileşmenin Nörobiyolojisi” ise bireyin otoriteyle, grupla ve kendi sınırlarıyla kurduğu ilişkiye odaklanıyor.
Kitap, insanın “hayır” demek istediği hâlde neden bazen “tamam” dediğini; kabul görmek, dışlanmamak veya çatışmadan kaçınmak uğruna kendi ihtiyaçlarından nasıl vazgeçebildiğini sorguluyor.
Havle, otoritenin yalnızca dışarıdan gelen bir baskı olmadığını; aile, toplum ve geçmiş deneyimler aracılığıyla zamanla kişinin iç dünyasının bir parçasına dönüşebildiğini anlatıyor. Bastırılmış öfke, sınır koyma güçlüğü, uyum gösterme ihtiyacı ve grup etkisi gibi konular psikolojik ve nörobiyolojik yönleriyle ele alınıyor.
Kitap aynı zamanda kişinin kendi sınırlarını yeniden tanımasının, sürekli mücadele etmek ile sürekli boyun eğmek arasında başka bir yolun mümkün olduğunu fark etmesinin önemine vurgu yapıyor.
“Bazen en büyük özgürlük, artık savaşmadan da var olabildiğinizi fark ettiğiniz anda başlar”
Serinin yazarı Uzm. Dr. Nedim Havle, kitapların çıkış noktasını şu sözlerle anlatıyor:
“Bu seriyi hazırlarken insan ilişkilerinde tekrar tekrar karşılaştığımız bazı soruların peşinden gittim. Neden bazen bize iyi gelmeyen insanlara bağlanıyoruz? Neden yaşadığımız bir olayı karşımızdaki kişiden tamamen farklı hatırlıyoruz? Neden sınır koymak istediğimiz hâlde bunu yapamıyoruz? Psikoloji ve nörobilim bu soruların hepsine tek ve basit cevaplar vermiyor; ama davranışlarımızın arkasındaki mekanizmaları anlamamıza önemli bir pencere açıyor.
Bu kitaplarda insanı suçlamak ya da ilişkiler için hazır reçeteler sunmak yerine, okurun kendi davranışlarını, seçimlerini ve tekrar eden örüntülerini başka bir gözle görebilmesini amaçladım. Çünkü bazen en büyük özgürlük, artık savaşmadan da var olabildiğinizi fark ettiğiniz anda başlıyor.”
“Modern İlişkiler ve Nörobilim” serisi, okuru yalnızca karşısındaki insanı değil, ilişkilerin içinde kendi zihninin ve duygularının nasıl çalıştığını da yeniden düşünmeye davet ediyor.
Serinin üç kitabı Çınaraltı Yayınları etiketiyle kitapçılarda ve çevrim içi satış kanallarında okurlarla buluşuyor.