Sandıktan kitaba doğru

Dilber Dural
Dilber Dural
01:0011/09/2022, Pazar
G: 9/09/2022, Cuma
Yeni Şafak
Sivil ve askeri üst düzeye İstiklal Madalyası özel imal edilmiş bir kutu içinde verilmiştir.
Sivil ve askeri üst düzeye İstiklal Madalyası özel imal edilmiş bir kutu içinde verilmiştir.

Geçtiğimiz yıllarda İş Bankası, “Bir Asrın Ardından: Cepheler, İnsanlar ve Büyük Zafer Sergisi” hazırlıkları esnasında bir duyuru yaparak İstiklal Madalyaları’nı vatandaşlardan istedi. Sergi için toplanan madalyalardan yola çıkan Mesut Uyar, İstiklal Madalyaları’nı anlatan “Bir Asrın Ardından İstiklal Madalyası” kitabını kaleme aldı.

Kurtuluş Savaşı’nın görsel simgesi olarak zihinlerimizde kazınmış olan İstiklal Madalyası, iyi bildiğimizi sandığımız ama tabiatı ve önemli özellikleri ile zaman içinde yaşadığı dönüşümü bilmediğimiz, kaba hamasetle anlatmaya çalıştığımız bir madalya. İstiklal Madalyaları, Kurtuluş Savaşı’nın en sıkıntılı döneminde elit bir kahramanlık ve başarı madalyası olarak doğmuş. Cumhuriyet’in ilanı sonrasında değişen koşullar sonucu savaşa katılan herkese verilen bir savaş hizmet madalyasına dönüşen İstiklal Madalyası’nın hikâyesi, hak sahiplerine verilmesiyle bitmemiş. Şaşırtıcı bir şekilde madalya, kurulan modern Türkiye tarihinin her döneminde de koşullara uyum sağlayarak varlığını sürdürüyor. Askeri tarihçi Prof. Dr. Mesut Uyar da, “Bir Asrın Ardından İstiklal Madalyası” isimli kitabını geçtiğimiz günlerde İş Bankası Kültür Yayınları tarafından okuyucuyla buluşturdu. Kitap, sadece Kurtuluş Savaşı’nın değil aynı zamanda Cumhuriyetin kuruluşunun da simgesi olan İstiklal Madalyası’nı geçmişten bugüne ele alıyor.

SERGİDEN İLHAM ALDIM

Tarihimizin önemli bir parçası olan İstiklal Madalyası hakkında araştırmalar yürüten Prof. Dr. Mesut Uyar, ulaşabildiği tüm İstiklal Madalyası hikâyelerini bir kitapta derlemiş. Uyar, kitabın yazım hikâyesini İstiklal Madalyası’nın serüvenine benzeterek, “19 Mayıs 2019’da İzzeddin Çalışlar’ın küratörlüğünü yaptığı ‘İstiklal Sergisi’nin açılışı sonrasında Mucizat Eker Divringi’nin babası Abdullah İsmet Eker’e ve Rengin Karan’ın dedesi Osman Nuri Oral’a ait İstiklal Madalyalarını Türkiye İş Bankası Müzesi’ne bağışlamaları yeni bir sergi ve bu kitabın sürecini başlattı” ifadeleriyle anlatıyor.

Geçtiğimiz yıllarda İş Bankası’nın Sirkeci’deki tarihi binasında açılan İzzeddin Çalışlar’ın küratörlüğünü üstlendiği ‘Bir Asrın Ardından: Cepheler, İnsanlar ve Büyük Zafer Sergisi’ yazar Mesut Uyar’a ilham vermiş. Serginin hazırlıkları esnasında İş Bankası, ülke geneline bir duyuru yaparak ailelerden dedelerinin İstiklal Madalyaları, beratları ve diğer ilgili malzemeyi ödünç vermelerini istemiş. Amaç serginin bir bölümünü madalya ve ilgili fotoğraf ve belgelere ayırmakmış. Bu duyurunun toplumumuzda tahmin edilenin ötesinde karşılık bulduğunu dile getiren Uyar, “Üç yüz madalyanın yanı sıra yüzlerce belge, fotoğraf ve nesne sergi için ödünç verildi. Aslında çok daha fazlası gelmekteydi ama nihayetinde sergi için kabul tamamlandı” diyor. Bir daha bu kadar madalya ve malzemeyi toparlamanın mümkün olamayacağını düşünen Uyar, Türk halkının bu kadar ilgi gösterdiği ve önem verdiği İstiklal Madalyası’nın hikâyesini bir kitaba dönüştürmeye karar veriyor. “İstiklal Madalyası’nın hikâyesini yazılı ve görsel olarak bir bütünsellik içinde anlatacak bir kitap formatını tercih ettik” diyen Uyar, bağışçıların kitabın yazılmasında da önemli rol oynadığını söylüyor.


İLK MADALYALAR

Madalya ve sonrasında nişanlar aslında Avrupa’da birden fazla işlevi yerine getirmek üzere 15 ve 16. yüzyıllarda ortaya çıkmış. İlk askeri madalyalar ise 18. yüzyıl esnasında önemli bir sefer veya muharebeye katılan ve sadakatle görevlerini yapan askerlere verilmiş. Liyakat, başarı, kahramanlık ve cesaretin madalya ile ödüllendirilmesi 1789’da İsveç Kralı Üçüncü Gustav’ın cesur asker için özel bir madalya ihdas etmesiyle başlamış. Böylelikle günümüzde de geçerli olan üç ayrım ortaya çıkmış: Kahramanlık ve başarı madalyaları, savaş hizmet madalyaları ve hatıra madalyaları.

Osmanlıca beratlar hem estetik hem kaliteli

İstiklal Madalyası’nın ilginç ve diğer madalyalardan farklı özelliklerinden biri de hiç şüphesiz berat çeşitliliği. 1921’den günümüze şekli ve üzerindeki metni farklı çok sayıda berat madalyalarının yanı sıra çok sayıda beratın da sergi için aileler tarafından ödünç verilmesi sayesinde ilk defa İstiklal Madalyası’nın bütün farklı beratlarını bir araya getirmek mümkün olmuş. 1921’den günümüze verilen beratların hepsi incelendiğinde ise, savaş dönemi ve hemen sonrasında da verilen Osmanlıca beratların tasarım ve baskı kalitesi açısından çok daha kaliteli ve estetik olduğu ortaya çıkmış. Özellikle 1968 sonrasında verilen beratların da hem estetik açıdan sorunlu olduğunu hem de kullanılan mürekkebin zamanla uçup kaybolduğunu ortaya koymuş. Bu durum günümüzde verilen yazıcı çıktısı beratların ise ömrünün fazla olmayacağının aşikâr olduğunu gösteriyor.


Celal Bayar’ın madalyasına el konuldu

İstiklal Madalyası, 27 Mayıs darbesi sonrasında ödülden cezalandırma aracına dönüşüyor. 27 Mayıs 1960 darbesi sonrasında tutuklanıp mahkemeye sevk edilen Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın İstiklal Madalyası’na el konuluyor. Böylelikle aniden İstiklal Madalyası bir ödülden ceza aracına dönüşüyor. Bayar, bu karara itiraz ediyor ve uzun bir yargılama sonrasında İstiklal Madalyası Bayar’a iade ediliyor.

#İş Bankası
#İstiklal Madalyaları
#Mesut Uyar
#Celal Bayar
#İzzeddin Çalışlar