
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan, Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği 450 yıllık Selimiye Camisi, bilim kurulu rehberliğinde yürütülen bugüne kadarki en kapsamlı restorasyonunun ardından Ramazan ayının ilk günü yeniden tam kapasite ibadete açılıyor.

Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kapsamlı restorasyondan geçirilen Selimiye Camisi, Ramazan ayının ilk günü yeniden tam kapasite ibadete açılacak. Kasım 2021'de bilim kurulu nezaretinde başlatılan restorasyon çalışmalarında sona yaklaşıldı.Çalışmalar kapsamında ana kubbede güçlendirme ve enjeksiyon uygulamaları tamamlanırken, kubbenin kurşun kaplaması yenilendi. Revaklı avlu kubbelerinin kurşun kaplamaları da bitirildi.

Yapıda zamanla uygulanan çimentolu müdahaleler kaldırıldı. Caminin cam ve ahşap pencere doğramaları tamamen yenilenirken, özgün ahşap kepenk ve kapılarda çürüme ve malzeme kayıplarına yönelik onarımlar gerçekleştirildi.

İç mekandaki 264 alçı içlikten, 1983 onarımında düz cam ya da pleksiglasla değiştirilen bölümler, paslanmaz çelik strüktürlü ve şişe dipli cam sistemle aslına uygun biçimde yenilendi. Beyaz çimentolu dışlıklar ise suya dayanıklı özel harç ve paslanmaz teçhizat kullanılarak değiştirildi.
Restorasyon sürecinde yapının en fazla yıpranan bölümlerinin minareler olduğu belirlendi. Üç şerefeli, üç yollu merdiven sistemiyle tasarlanan ve alemi dahil yaklaşık 85 metre yüksekliğe ulaşan dört minarede güçlendirme ve bakım işlemleri tamamlandı. Orijinal halısı dokunarak yerine serildi.

Ana mekan ile revaklı avlu kubbelerindeki kalem işi ve alçı süsleme onarımları tamamlandı, hazirede çalışmalar devam ediyor. Çini temizliği ve çevre düzenlemesi de restorasyonun son aşamaları arasında yer alıyor.
Mevcut restorasyon bilim kurullarının rehberliğinde yapıldı
Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, camide yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.

İncelemesi sonrası gazetecilere açıklamada bulunan Aksu, 16. yüzyıl Osmanlı mimarisinin zirve eserlerinden biri olan Selimiye’de bugüne kadarki en kapsamlı restorasyonun gerçekleştirildiğini belirtti. Edirne’de 1752'de yaşanan depremde caminin ciddi hasar aldığını hatırlatan Aksu, sonraki dönemlerde çeşitli onarımlar yapıldığını ancak mevcut restorasyonun bilim kurullarının rehberliğinde bütüncül bir anlayışla yürütüldüğünü ifade etti.Tescilli kubbe tezyinatı korundu.

Kubbe tezyinatına ilişkin kamuoyunda iki farklı görüş bulunduğunu aktaran Aksu, UNESCO normları ve tescil hükümleri doğrultusunda mevcut motiflerin korunmasına karar verildiğini söyledi.









