Koronavirüs 110 gün yoğun bakımda kalan hasta yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı Dayanamıyorum dediğimi hatırlıyorum

110 gün yoğun bakımda kalan hasta yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı: 'Dayanamıyorum' dediğimi hatırlıyorum

Kovid-19 testi 5 Mayıs'ta pozitif çıkan ve 110 gün yoğun bakımda kalan 53 yaşındaki Ahmet Özbıyık, ölümle yaşam arasında geçirdiği 3,5 aylık süreci ağlayarak anlattı. Özbıyık "Konuşulanları duyuyordum ama cevap veremiyordum. En sonunda 'Dayanamıyorum, dayanamıyorum' dediğimi hatırlıyorum. Daha sonra entübe etmişler. 40 gün herhalde entübede kaldım. Entübeden uyandıktan sonra ellerimi, kollarımı hiçbir tarafı hareket ettiremiyordum, sadece başım hareket ediyordu" dedi. Özbıyık "Ben yaşadım, kimse yaşamasın. Çok zor bir süreçti. Akıl gidecek noktaya geliyor. Bunu yaşamak lazım, anlatmak çok zor" ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi AA
110 gün yoğun bakımda kalan hasta yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı: Dayanamıyorum dediğimi hatırlıyorum
53 yaşındaki Ahmet Özbıyık, ölümle yaşam arasında geçirdiği 3,5 aylık süreci anlattı.

Ankara'da yaşayan ve ilk doz aşısını yaptırdığı gün Kovid-19 olduğunu öğrenen Özbıyık, hastalığının ikinci günü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'ne başvurdu.

İlk müdahalenin ardından oksijen seviyesi düştüğü için yoğun bakım ünitesine alınan Özbıyık, yaşamla ölüm arasında yaklaşık 4 ay mücadele verdikten sonra sağlığına kavuştu.

Yaşadığı zorlu süreci gözyaşları içinde anlatan Özbıyık, eşinin Kovid-19 testi pozitif çıkınca temaslı olarak karantinaya girdiğini, ertesi gün de kendi testinin pozitif çıktığını öğrendiğini söyledi.

İlk gün akciğerlerinde hafif tutulum olduğunu, ikinci gün ise bunun akciğerlerinin tamamına sıçradığını aktaran Özbıyık, oksijen seviyesinin de düşmesiyle yoğun bakıma kaldırıldığını anlattı.

"'Dayanamıyorum' dediğimi hatırlıyorum"

Özbıyık, yoğun bakımda çok zor zamanlar geçirdiğini vurgulayarak şöyle devam etti:

"Oksijen tedavisine cevap vermemişim. Konuşulanları duyuyordum ama cevap veremiyordum. En sonunda 'Dayanamıyorum, dayanamıyorum' dediğimi hatırlıyorum. Daha sonra entübe etmişler. Yaklaşık 40 gün herhalde entübede kaldım. Entübeden uyandıktan sonra ellerimi, kollarımı hiçbir tarafı hareket ettiremiyordum, sadece başım hareket ediyordu. Allah'a şükürler olsun, hocamın sayesinde, fizik tedavi ve kendi çabalarımla belli bir noktaya geldim. İnşallah düzelir diye düşünüyorum."

"Yüzükoyun, ağzında oksijen maskesiyle yatmayı kimseye tavsiye etmem"

Yoğun bakımda gece ve gündüzün birbirine karıştığını bu nedenle orada kaç gün kaldığını hatırlamadığını belirten Özbıyık, şunları kaydetti:

  • "Yüzükoyun, ağzında oksijen maskesiyle yatmayı kimseye tavsiye etmem. Onun için aşı olmak istemeyenler lütfen aşı olsunlar. En azından yoğun bakımdaki o süreci yaşamamış olurlar. Onu kimse yaşamasın, ben yaşadım kimse yaşamasın. Çok zor bir süreçti. Akıl gidecek noktaya geliyor. Bunu yaşamak lazım, anlatmak çok zor."

Doktorların maskeler içinde çok yoğun ve zorlu bir ortamda çalıştığını aktaran Özbıyık, tüm sağlık personeline desteği ve çabası için teşekkür etti.

"100'üncü gününde solunum cihazından ayırmayı başardık"

Ankara Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı ve Türk Yoğun Bakım Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. N. Defne Altıntaş, hastanın genel durumuna ilişkin bilgi verdi.

Altıntaş, Kovid-19'un akciğerlere ciddi hasar vermesi ve birinci ayın sonunda hala entübe olarak solunum cihazına ihtiyaç duyması nedeniyle Özbıyık'a trakeostomi açılarak tedavisine devam edildiğini söyledi.

Bu düzeyde etkilenen hastaların tedaviye zor yanıt verdiğini, bu nedenle Özbıyık'ın tedaviye yanıt vermesinin çok sevindirici olduğunu belirten Altıntaş, şöyle konuştu:

"100'üncü günde solunum cihazından ayırmayı başardık. Hastamız kendi solunumunu idame ettirmeye başladı. Hemen akabinde de hızlıca toparlanmasıyla önce trakeostomisini kapattık, üst hava yolundan eskisi gibi ağzından burnundan nefes almaya, yemek yemeye başladı, ardından 110'uncu günde servise çıkarabildik. O dönemde aşılamaya yeni başlanmıştı, aşı daha bu kadar yaygınlık kazanmamıştı ama şu anda aşı opsiyonumuz var. Hemen herkese, risk altındaki her gruba aşı tanımlanmış durumda. Aşılar hastalık bulaşını tamamen engellemeseler bile bu kadar ağır bir tablonun gelişmesini önlemekteler. Artık dünyada biz bunu biliyoruz. Literatür gösteriyor, biz kendi olgularımızda da görüyoruz. Aşıları tamamlanmış kişiler artık yoğun bakıma yatmıyorlar. Dolayısıyla herkese aşı olmasını öneririm."

Koronavirüse yakalanan hamile kadından aşı çağrısı: Keşke aşı olsaydım
FOTOĞRAF 7
Title
Bingöl’de yaşayan 3’üncü çocuğuna hamile olan Ebru Arslan, kısa bir süre önce şiddetli göğüs ağrısı ve öksürük nedeniyle Bingöl Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne giderek test verdi. Burada testi pozitif çıkan anne Arslan, koronavirüs servisinde tedavi altına alındı.
Title
Gebeliği nedeniyle aşı olmadığını ve bunun pişmanlığını yaşadığını aktaran anne Arslan, 37 hafta 6 günlük hamileyim. Cuma gününe de sezaryenim var. Aşı olmadım, sonradan pişman oldum. Keşke aşı olsaydım. En azından koronavirüsü bu kadar kötü bir şekilde atlatmazdım. İlk belirtilerim şöyle oldu göğüs ağrım başladı. Ciğerlerimde ağrı vardı. Ondan sonra öksürük oluşmaya başladı. Hastaneye geldim ve testim de pozitif çıktı” dedi.
Title
Son zamanlarda gebelerde vaka sayısı arttı <br><br> Gebe kadınlara aşı çağrısında bulunan anne Arslan, “Bütün hamile bayanlara sesleniyorum, 3 aydan sonra muhakkak aşılarını olsunlar. Belki ben aşı olsaydım bu kadar kötü bir şekilde atlatmazdım” diye konuştu.
Title
Annelerin ve anne adaylarının doğacak çocukları için mutlaka aşı olması gerektiğinin altını çizen Kadın Doğum Uzmanı Dr. Ramazan Erda Pay, son zamanlarda gebelerde vakaların arttığını belirtti.
Title
Uzm. Dr. Pay, Özellikle son dönemde artan gebelerde koronavirüs vaka sayıları nedeniyle ve gebelerimizin de haftası ilerledikçe gerek solunum sistemi gerekse dolaşım sistemindeki sıkıntılar nedeniyle gebelerimizin daha fazla etkilendiği bir dönem yaşamaktayız. Bu süreçte hem gebelerimizin korunması hem de gebeler aşılandığı takdirde oluşacak koruyucu hücrelerin bebeğe geçerekten, bebeğe olan koruyucu etkisi nedeniyle hem gebelik döneminde hem de aşı döneminde aşıyı tavsiye etmekteyiz. Gebelik sonrasında en mutlu zamanların yaşandığı bebeği kucağa sağlıklı alabilmek adına gebelik sürecinde anne adaylarımızın da aşı olmaları konusunda tekrardan ricacıyız şeklinde konuştu.
Title
Korona virüse yakalanan hamile kadından aşı çağrısı
Title
Korona virüse yakalanan hamile kadından aşı çağrısı
Koronavirüse yakalanan hamile kadından aşı çağrısı: Keşke aşı olsaydım
Bingöl'de koronavirüse yakalanan 37 haftalık gebe olan 2 çocuk annesi Ebru Arslan, "Aşı olmadım, sonradan pişman oldum. Keşke aşı olsaydım. En azından koronavirüsü bu kadar kötü bir şekilde atlatmazdım" diyerek vatandaşlara aşı olmaları çağrısında bulundu.

Hamileyken koronavirüse yakalanmıştı: Anne ve minik bebeğin ilk buluşması görenleri duygulandırdı
FOTOĞRAF 12
Title
Henüz 1,5 yıllık evli Zeynep ve Rıdvan Atagün, çok istedikleri bebeklerinin doğumu için gün sayıyordu. 21 yaşındaki genç anne Zeynep Atagün, hamileliğinin 36'ncı haftasında nefes darlığı şikayetiyle Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.
Title
Durumu kötüleşince acilen sezaryene alındı ve yapılan Kovid testi de pozitif çıkınca, bebeğini göremeden izole serviste tedavisine başlandı. Ali bebek ise 2 gün hastanede gözetim altında tutulduktan sonra negatif olduğu anlaşılınca taburcu edildi. Ancak Zeynep'in durumu daha da kötüleşti ve yoğun bakıma kaldırıldı.
Title
Entübe edilerek uyutulan ve yaklaşık bir hafta yaşam mücadelesi veren Zeynep Atagün, 19 Mayıs'ta solunum cihazından ayrıldığında nefes almakta zorlanarak ilk sorduğu şey Beni ne zaman çıkaracaksınız, bebeğimi görmek istiyorum oldu. Birkaç gün sonra normal servise alınan Zeynep'in testleri negatif çıkınca 12 gün boyunca kavuşmayı beklediği bebeği Ali'yi, ilk kez hastane odasında kucağına aldı.
Title
Zeynep, bebeğine kavuşmanın sevincini yaşarken, Uyandığım ilk zamanlar hiçbir şey hatırlamıyordum. Doğum yaptığımı bile hatırlamıyordum. Şu an çok değişik duygular içindeyim. Çok tuhaf geliyor. Kovid olmasaydım normal doğum planlıyorduk, daha sağlıklı bir doğum planlıyorduk ama olmadı dedi. Rıdvan Atagün ise oğlu Ali'yi annesine kavuşturacağı günü iple çektiklerini belirterek Aslında yoğun bakımda kendisi yatıyordu ama dışarıda biz de büyük acılar çektik. Çok zor bir süreçti.
Title
Sevinçliyiz, bu durumda olması, çocuğuna kavuşması gerçekten tarif edilemez bir mutluluk. Benim için asıl bayram, kendine geldiğini, bilincinin açıldığını duyduğum gün oldu. Yeniden doğduğum gün oldu. Bir çocuğun annesiz eve gitmesi, annesinden ayrı kalması bizim için çok zordu ama annesi için daha zordur muhtemelen. Teyzeleri, halaları baktı oğlumuza 12 gün boyunca. İki halası süt annesi oldu. O süreçte çocuk sevgisini bile yaşamıyorsunuz. Anne içeride yoğun bakımda, çocuğun orada. Çocuğun doğmasına mı sevineceksin, annenin yaşam mücadelesi vermesine mi üzüleceksin. Ama şöyle diyeyim, gerçekten Rabbim kimseye yaşatmasın. İnsanların gerçekten çok dikkat etmesi gerekiyor. Nereden bulaştığını bilmiyoruz, çok dikkat ederdim ben gebe diye şeklinde konuştu.
Title
Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Sorumlusu Uzmanı Dr. Esra Adıyeke, son zamanlarda gebe Kovid hastalarını çok sık görmeye başladıklarını hatırlatarak Sezaryenden sonra bebekle anne ayrıydı. Biz, sezaryenden 4 gün sonra yoğun bakıma aldık Zeynep'i. Bebek, 2 gün anneden ayrı bir bölümde kaldıktan sonra, eve taburcu edildi. Yani anneyle bebek yaklaşık 12 gün hiç boyunca görüşmedi. Zeynep de 10 gün yoğun bakımda yattı, 5-6 gün entübe yattı. Ekstübasyon (solunum cihazından ayırma) sonrasında da zorlu bir süreç geçirdi.
Title
Çok şükür şu an çıkardık, bebeğine kavuşturduk. Ama ekstübe olduktan sonra nefes almakta zorlansa bile hep bebeğini görmek istedi. Çıkmak istediğini söyledi sürekli. Biz açıkçası onu kandırarak tutabildik yoğun bakımda. Tamam yarın çıkaracağız, iki gün sonra çıkaracağız diyerek tedavisini tamamlayabildik. Şu an gönül rahatlığı ile artık oksijenden tamamen ayırdıktan ve testleri de negatifleştikten sonra çocuğuna kavuşturabildik dedi.
Title
Dr. Adıyeke, gebelerde Kovid'e bağlı yoğun bakım yatışlarının son dönemde artmasının ve klinik seyirlerinin de kötü gitmesinin kendilerini de zorladığını belirterek, Gebelerin de genç oldukları için daha cesur davranmaması, buna güvenmeyip, hastalığı ağır geçirebileceklerini bilmeleri ve kendilerini korumaları gerekiyor. Çünkü biz gerçekten yoğun bakımda bu süreci çok zor yaşıyoruz. Zeynep de o hastalarımızdan biriydi. Çok ağır bir süreç geçirdi. O iyileşti ama kötü sonuçlanan, kaybettiğimiz gebelerimiz de oluyor.
Title
O nedenle gerçekten çok dikkat etmeliler. Gebelerde istediğiniz her ilacı kullanamıyorsunuz. Evet anne sağlığı daha önemli ama bebeği de korumakla yükümlüsünüz. Bu süreç hekimi çok zorluyor açıkçası. Ne bizim, ne gebelerimizin bu zorluklarla karşılaşmaması için maske, mesafe ve temizlik kurallarına uyulması gibi basit önlemleri gerçekleştirmek çok daha kolay diye konuştu.
Title
Kovidde ağır tablonun genellikle ikinci trimester denilen gebeliğin 6'ncı ayından sonra görüldüğüne işaret eden Dr. Adıyeke, Genellikle ikinci trimesterin sonu üçüncü trimesterin başında geliyor gebe Kovid hastaları yoğun bakıma. Çünkü hem solunum sıkıntısı çekiyor, hem de beraberinde karın içi basıncı da arttığı için anne, solunumunu yönetemez hale geliyor. O nedenle de son trimesterde daha çok gebe oldu yoğun bakımlarda. Ali'yi bütün ekip çok merak ediyordu. Çünkü yoğun bakım sürecinde hemşirelerin çok büyük bir emeği ve desteği var. Duygusal bir bağ kuruyorlar hasta ile. Her ne kadar profesyonel yapsanız da bu işi, çok zor, duygusal kısmını atmıyorsunuz bir kenara. Onların da emeği çok fazla, gece gündüz Zeynep'e gerçekten bebek gibi baktılar tüm hastalara olduğu gibi. Dolayısıyla Ali'yi de merak ediyorlardı, ben de onlara söz verdiğim için fotoğrafını yollayacağım hepsine ifadelerini kullandı.
Title
Title
Hamileyken koronavirüse yakalanmıştı: Anne ve minik bebeğin ilk buluşması görenleri duygulandırdı
İstanbul'da yaşayan 1,5 yıllık evli Rıdvan ve Zeynep Atagün çifti, ilk bebeklerinin doğumuna hazırlanırken 21 yaşındaki Zeynep'in Kovid'e yakalanmasıyla hayatları alt üst oldu. Zeynep Atagün'ün, hamileliğinin 36'ncı haftasında koronavirüs olduğu anlaşıldı, acilen sezaryene alındı. Genç kadın, oğlu Ali'yi göremeden yoğun bakımda entübe edildi. O, ramazan bayramını yoğun bakımda yaşam mücadelesi vererek, eşi Rıdvan Atagün (29) ise evde annesiz bir bebekle eşi için dua ederek geçirdi. 19 Mayıs'ta solunum cihazından ayrılan kadın, birkaç gün sonra testleri de negatife dönünce normal servise alınarak bebeğine kavuştu.


Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.