Onüçünde bir şâir

.
00:0015/07/2000, Cumartesi
G: 30/05/2014, Cuma
Yeni Şafak
Onüçünde bir şâir
Onüçünde bir şâir

Kutuz Hocanın Hatıraları'nda İsmail Kara, babasını abartıya kaçmadan olanca gerçekliğiyle anlatıyor.

Masal, kelebek, rüyâ, beste, çocuk gibi saffet, güzellik, tâzelik, merak sembolü kelimeleri biraraya getir... Onları mânâ ve duygu yüklü sağlam cümle ve ibarelerle harman eyle.. şiir olmaz da ne olur?..

İşte, Ayşe Müşerref Kot; "İpeğine Küskün" isimli şiir kitabıyle onu yapmış!.. Önünüze; mahzun, semâ, turuncu kordelâlı kırlangıç, pembeli şiirler, portakal bahçeleri, ezgi kokulu, gibi güzellik ve estetik dolu hülyalar sürüyor...

İşte Düş Yorumu isimli şiir:

"Oyunperestler

İncil'in

su renkli entarisi üzerinde

incinmekteydiler

Yeni bir toplantı için

puntası büyütülmeden

düşlerimizin kirpikleri

siparişsiz ölmekteydiler."

Bu şiiri okuduktan sonra Küçük Ozan'ın, oyun masası etrafındaki, sahnedeki yahut hayat gerçeğindeki oyunculardan hangisini kastettiğini bulmaya çalışırken, herkes kendi meşrebine, hilkatine ve birikimine uygun rüyalara, hülyalara dalacak, ruhunda gizlenmiş hâtırâlara gömülecektir. Ve zannederim şiir de basitliğe alelâdeliğe düşmeden buna fırsat verdiği zaman, şiir olacaktır.

13 yaşındaki bir öğrenci, mâsum, felsefe, İncil gibi kavramları ne derece anlayabilir, diye kuşkuya düşüyorsunuz..

Fakat hilkatin cömertliğiyle âile muhitinin ve tahsil halkasının mükemmeliyeti birleştiği takdirde ne hârikulâde ozanlar, beyinler ve ruhlar doğabileceğini düşünmekten de kendinizi alamıyorsunuz..

Zannederim geleceğin güçlü bir şâiriyle karşı karşıyayız..

İpeğine Küskün, Ayşe Müşerref Kot, 44 sayfa.