Sezonun en iddialı yerli yapımlarından Vizontele, seyirciyle buluşmak için gün sayıyor. Yılmaz Erdoğan'ın senaryosunu yazıp Ömer Faruk Sorak'la birlikte yönettiği film, seyirciyi televizyonun hayatımıza girdiği o ilk yıllara götürüyor.
Teknik işlemleri tamamlanan ve tanıtımlarına başlanan Vizontele'nin galası 23 Ocak'ta yapılacak. Fragmanları televizyon kanallarında dönmeye başlayan Vizontele'nin internet sitesinde de filme ilişkin teknik ayrıntılar, çekim aşaması, yönetmenler Yılmaz Erdoğan ve Ömer Faruk Sorak ile yapılmış röportajlar yeralıyor. www.vizontele.com adresinden ulaşılabilen sitede senaryodan kısa bölümler, karakterler ve oyuncular hakkında bilgilere ulaşılabildiği gibi klip ve filmden görüntüleri de izlemek de mümkün. Film ekibinin anılarını kaleme aldığı 'yaşadıklarımız' başlıklı bölüm de setten ilginç anılarla dolu.
Bir buçuk ayda tamamlanan ve tamamı Van'ın Gevaş ilçesinde gerçekleştirilen çekimlerde Türkiye, İngiltere, İrlanda, Yugoslavya, Belçika, Fransa ve Almanya'dan teknik ekipler görev aldı. Tümü sesli çekim tekniğiyle gerçekleştirilen filmin çekim aşamasında 65 kişilik bir teknik ekip, 50 oyuncu, 1000'in üstünde figürasyon ve ulaştırma, inşaat, güvenlik, konaklama alanlarında film ekibi için çalışan Gevaş ve Van halkından 100'ün üstünde görevli çalıştı.
Türkiye için pekçok ilki barındıran Vizontele'de Teknoloji Oscarı sahibi Helikopter kamera Flyingcam ve ekibi de görev aldı. Pekçok sahne iki kamerayla çekildi. Steadycam operatörü ve ses ekibi İngiltere'den geldi.
Filmin internet sitesinde yeralan röportajında "Senaryo dediğimiz şey en az hayat kadar gerçekçi olmalıdır. Vizontele de böyle bir senaryo oldu galiba" diyen Yılmaz Erdoğan, filmin çocukluğundan esinlenmekle birlikte tüm ayrıntılarıyla kendi hayatını anlatmadığına da dikkat çekiyor. Vizontele için "Yılmaz Erdoğan'ın kendi çocukluğuna bakıp ve onu fona koyup anlattığı özgün bir hikayedir. Filmin temel cümlelerinin hepsi gerçektir ama detayları kişileştirmek anlamsızdır. Çünkü ben kendi anılarımı yazmadım" diyen Erdoğan, Doğu'da geçen 'çocukluk'un kendi içinde zenginlikler barındırdığını, filmde de bunu anlatmak istediğini belirtiyor.






