
“Kaynaşmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratıp aranızda sevgi ve merhamet meydana getirmesi O'nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda, iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır” (Rûm, 30; 21).
Allah Teala, insanı erkek ve dişi olarak yaratmış ve neslin devamı için evliliği emretmiştir. Erkekler kadınlar için bir elbise, kadınlar erkekler için bir elbise olarak tanımlanmış ve aralarındaki evlilikle birlikte birbirleri için sükun ve huzur kaynağı olarak ifade edilmiştir. Evlilik hayatı sevgi ve karşılıklı saygı ile devam ederse eşlerde huzur ve evde neşe olur. Bu bakımdan eşlerin birbirlerine karşı olan vazifelerini yerine getirmeleri icap eder. Bu vazifeleri genel olarak şöylece ifade etmek mümkündür.
Erkeklerin Hanımlarına Karşı Vazifeleri
“Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helâl değildir. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça, onlara verdiğinizin bir kısmını ele geçirmeniz için de onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah'ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.”(Nisa, 4; 19).
Söz konusu ayette eşlerin birbirleri hakkında hüküm vermeden önce teenni ile hareket etmeleri bazı hususlarda da sabretmeleri gerektiği anlaşılmaktadır. Rasûlullah (s.a), insanların eşlerine karşı olabildiğince iyi davranmalarını tavsiye etmiş; kendisi de hanımlarına bu şekilde davranmıştır. Hz. Âişe (r.a), Hz. Peygamberin ailesinin hizmetinde bulunduğunu bazen ev işlerine yardım ettiğini anlatmıştır. Allah Rasulü (a.s), kadınların narin ve nazik olduklarını, onlara karşı hiddet ve şiddet yerine, ülfet ve şefkat yolunu tutmayı tavsiye etmiştir. Kişinin hanımına kin beslememesini tavsiye etmiş, onda beğenmediği huyların yanısıra beğeneceği huyların da olduğunu belirtmiştir.
Vedâ hutbesinde sunduğu evrensel değerler içerisinde, kadınları da ihmal etmeyen Allah Resûlü (s.a), onlara iyi davranılmasını tavsiye edip, bu vasiyetinin tutulmasını emretmiştir. Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları olduğunu söylemiştir. Erkeklerin kadınların her türlü geçimini temin etmekle görevli olduğunu hatırlatmıştır. Aile fertlerine karşı hayırlı olanların, hayırlı kişiler olduğunu belirtmiş; ailesine en hayırlı olanın kendisi olduğunu söyleyerek, erkekleri ailelerine karşı iyi davranmaları hususunda teşvik etmiştir. Erkekleri ailesinin çobanı olarak vasıflandıran Peygamber Efendimiz, erkeğin Allah'ın rızasını umarak ailesinin geçimini sağlaması durumunda, harcadıklarının onun için birer sadaka olacağını da belirtmiştir.
Erkek, hanım ve çocuklarının barınma, emniyet, eğitim, sağlık, seyahat, ziyaret, ibadet, giyim-kuşam, yeme-içme gibi tüm ihtiyaçlarını üstlenmek ve sağlamak zorundadır.
Kadınların Beylerine Karşı Vazifeleri
Şüphesiz hayat müşterektir. Hayatın zorlukları eşler arasında görev ve sorumluluk paylaşımı ile hafifleyecektir. Beyefendinin hanımına karşı sorumlulukları olduğu gibi, hanımefendinin de beyine karşı bir takım yükümlülükleri bulunmaktadır. Evlilik hayatında bir kadın bu vazifelerini ne kadar aksatmadan yerine getirebilirse ailenin mutluluğuna o kadar katkıda bulunmuş olur. “Yuvayı dişi kuş yapar” sözü bu durumu çok güzel ifade etmektedir. Evin huzuru ve mutluluğu büyük oranda hanımefendinin elindedir. Güzel davranışlarıyla, tatlı diliyle bir hanım, kocasının sevgisini her zaman canlı tutabilir. Kocasına, çocuklarına ve akrabalarına karşı sergilediği iyi tutum sayesinde huzurun kaynağı olabilir.
Hanımefendi evlendikten sonra, onun ilk sorumlu olduğu kişi artık beyi olmuştur. Beyinin hak ve hukuku, çocuklarının hakları diğer bütün hakların önüne geçer. Zira yuvanın ayakta kalması, evliliğin devamı buna bağlıdır. Beyinin haklı ve ölçülü olan isteklerine cevap vermek, onları yerine getirmek kadının görevlerinden biridir. “Kocasını memnun ederek ölen kadın cennetliktir” sözüyle bu durum vurgulanmıştır. Bir kadın kocasına karşı sorumlu olduğunu düşünerek evini imkanları ölçüsünde en güzel şekilde tanzim etmeli, kocasının haklarını korumalı, malını israf etmemeli ve iffetini muhafaza edip ona her türlü ihanetten sakınmalıdır.
Hanımefendilerin önemli bir görevi de çocuklarını iyi bir insan olarak yetiştirmeye çalışmak, bilgi, görgü, eğitim ve öğretimlerini takip edip ilgilenmektir. Bu bağlamda sevgili peygamberimiz; “Hepiniz Çobansınız… Hanım da evinin çobanıdır ve evinden sorumludur..” demek suretiyle evle ilgili hususların birincil olarak hanımları ilgilendirdiğini anlatmış olmaktadır. Bir hanım, dünyalık konusunda kocasını üzmemeli, onun kaldıramayacağı yükü yüklememelidir. Lüks ve israfın haram olduğunu unutmamalıdır.
Evli hanımlar, İslam hukuku açısından ev işlerini, evin hizmetini yapmakla sorumlu değildir. Hatta çocuğunu emzirmek zorunda bile değildir. Yine eşinin yakınlarına örneğin, kayınpederine ve kayınvalidesine bakmak zorunda da değildir. Fakat bir de işin insanlık ve vicdanî boyutu vardır. İnsan hizmete muhtaç yabancı bir kimseye bile insanlık gereği yardım elini uzatmalıdır. Beyinin imkanları gerçekten çok iyi olursa, o taktirde bir kadın bu işleri başkasına veya hizmetçiye havale edebilir. Ancak evlenirken eşinin bu imkanlara sahip olmadığını bilerek evlenen veya eşinin durumu bunları karşılamaya müsait olamayan hanımlar, bu tür konularda kanunlara göre değil vicdanı ile hareket etmelidir. Huzur ve mutluluğu düşünenler eşine ve evine yardımcı olmak ve birbirlerine teşekkür etmek zorundadırlar.






