Özgün Tebbet Suresi okunuşu ve anlamı Tebbet suresi oku, dinle, ezberle, meali ve fazileti

Tebbet Suresi okunuşu ve anlamı: Tebbet suresi oku, dinle, ezberle, meali ve fazileti

Tebbet Suresi Arapça okunuşu, Diyanet meali, fazileti, konusu ve tefsirini haberimizde bulabilirsiniz. Tebbet Suresi, Mekke döneminde inmiştir ve 5 ayettir. "Tebbet", kurusun, kahrolsun demektir. Haberimizde Tebbet Suresi'nin Arapçasını, Türkçe okunuşunu, Diyanet mealini, fazileti ve tefsirini bulabilir ve dinleyebilirsiniz.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
Tebbet Suresi okunuşu ve anlamı: Tebbet suresi oku, dinle, ezberle, meali ve fazileti
Tebbet Suresi okunuşu

Tebbet Suresi, Mekke döneminde inmiştir ve 5 ayettir. “Tebbet”, kurusun, kahrolsun demektir.

Tebbet Suresi dinle, ezberle

Tebbet Suresi Arapçası

تَبَّتْ يَدَٓا اَبٖي لَهَبٍ وَتَبَّؕ ﴿١

مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَؕ ﴿٢

﴾سَيَصْلٰى نَاراً ذَاتَ لَهَبٍۚ ﴿٣

﴾وَامْرَاَتُهُؕ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ ﴿٤

فٖي جٖيدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ ﴿٥

Tebbet Suresi Arapça okunuşu

Tebbet Suresi okunuşu
Tebbet Suresi okunuşu

Tebbet Suresi Türkçe okunuşu

Bismillahirrahmânirrahîm.

1- Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb

2- Mâ eğnâ anhü mâlühû ve mâ keseb

3- Seyeslâ nâren zâte leheb

4- Vemraetühû hammâletelhatab

5- Fî cî dihâ hablün min mesed

Tebbet Suresi Tefsiri

Ebû Leheb, Abdülmuttalib’in oğlu ve Hz. Peygamber’in baba bir amcasıdır. Asıl adı Abdülüzzâ olup parlak yüzlü olduğundan veya öfkelendiğinde yanakları kızardığı için babası tarafından kendisine “alev gibi, çok parlak” anlamına gelmek üzere Ebû Leheblakabı verilmiştir. Daha önce Hz. Muhammed’i çok sevdiği, hatta iki oğlunu onun kızlarıyla evlendirdiği halde peygamber olduktan sonra onun azılı düşmanı oldu. Hz. Peygamber, insanların Allah katında eşit olduğunu, onların dinî ve ahlâkî erdemlerine göre değerlendirileceklerini söylüyordu. Ebû Lehebise kibirli, gururlu ve zengin biri olup fakir ve zayıf insanların kendisine eşit tutulmasını kabullenemiyordu. Rivayete göre Resûlullah panayırda dolaşarak insanları İslâm’a davet ederken Ebû Lehebde arkasından gider ve çevresindekilere onun yalancı olduğunu söylerdi (Kurtubî, XX, 236). Hz. Peygamber’e karşı daima onun düşmanlarıyla birlikte hareket etmiş, hem kendisi hem de karısı ona eziyet etmişlerdir. Hicretin 2. yılında çiçek hastalığına yakalandığı için müslümanlara karşı Bedir Savaşı’na katılamamış, fakat yerine adam göndermiş, ayrıca müşriklere malî destekte bulunmuştur. Kureyş’in Bedir’deki yenilgisini ve ağır kayıplarını haber aldıktan yedi gün sonra kahrından öldüğü söylenmektedir. Çiçek hastalığının kendilerine de bulaşacağı korkusuyla ailesinden hiç kimsenin ona yaklaşmadığı, öldüğünde ücretle tuttukları Sudanlılar’a defnettirdikleri rivayet edilir. Ebû Leheb’in kızı müslüman olarak Medine’ye hicret etmiş, oğulları Utbe ile Muttalib de Mekke’nin fethinden sonra İslâm’a girmişlerdir (fazla bilgi için bk. Mehmet Ali Kapar, “Ebû Leheb”, DİA, X, 178-179).

Ebû Leheb’in elleri kurusun!” meâlindeki 1. âyet mecazi bir ifade olup, “Kahrolası!” anlamında bir bedduadır. Devamındaki “tebbe” fiili, bedduanın gerçekleşeceğini ifade eder. Yine, bu ifadenin mecaz olduğu ve “işinde zarar etsin, işleri kötüye gitsin” anlamına geldiği şeklinde yaygın bir yorum daha vardır; nitekim öyle de olmuştur. İlk “kuruma”yı işlerinin kötü gitmesi için beddua, ikinci “kuruma”yı ise kendi şahsının (nefs) perişan olduğu yönünde bir haber ve bilgi verme olarak açıklayanlar da olmuştur (meselâ bk. Tüsterî, s. 209). Müfessirler 2. âyette Ebû Leheb’in kazandığı bildirilen şeyden maksadın onun çocukları, malı, mevki ve itibarı olduğunu söylemişlerdir. Buna göre âyet, bunların hiçbirinin kendisini dünyadaki kötü sondan kurtaramadığını ifade eder. “Ona ne malı fayda verdi ne de kazandığı” diye çevirdiğimiz 2. âyete, “Malı ona ne fayda sağladı, o ne kazandı?” diye soru şeklinde de mâna verilmiştir (Şevkânî, V, 606-607).

Ebû Leheb, Hz. Peygamber’in amcası olduğu için onu desteklemesi ve düşmanlarına karşı koruması gerekirken tam tersine karısıyla birlikte ona eziyet ve sıkıntı verdiklerinden dolayı 3. âyette ateşi son derece şiddetli olan cehenneme gireceği haber verilmiştir.

Ebû Leheb’in karısı, Harb’ın kızı ve Ebû Süfyân’ın kız kardeşi Ümmü Cemîl Avrâ’dır. “Dedikodu yapıp söz taşıyan...” diye çevirdiğimiz 4. âyeti, Hz. Peygamber’e eziyet etmek maksadıyla diken, çalı çırpı toplayıp geceleyin peygamberin yoluna serdiği için “odun taşıyan” diye çevirenler de vardır. Biz meâlde, insanların arasını bozmak amacıyla laf götürüp getirdiği ve Hz. Peygamber’i maddî sıkıntısı sebebiyle aşağıladığı için mecazi anlamda böyle (hammâlete’l-hatab) nitelendirildiği şeklindeki yorumu tercih ettik. Taberî, her iki yorumu destekleyici rivayetler aktardıktan sonra kendisi birinci mânayı tercih etmiştir (bk. XXX, 338-339). Ayrıca hata ve günahlarını yüklenip taşıdığından dolayı mecazi anlamda “yanacağı cehennem için kendi odununu kendisi taşıyan” olarak nitelendirildiği kanaatinde olanlar da vardır (bk. Şevkânî, V, 607-608). Aynı kadın, Lât ve Uzzâ isimli putlara yemin ederek mücevherden yapılmış kıymetli gerdanlığını Hz. Peygamber’e düşmanlık uğrunda harcayacağını büyük bir gururla söylediğinden dolayı da 5. âyet, “Dünyadaki gerdanlık yerine âhirette boynuna ateşten bir ip takılacaktır” şeklinde yorumlanmıştır (bk. Kurtubî, XX, 242).

Tebbet Suresi'nin nuzülü

Mushaftaki sıralamada yüz on birinci, iniş sırasına göre altıncı sûredir. Mekke döneminde Fâtiha sûresinden sonra, Tekvîr sûresinden önce inmiştir. Rivayete göre Allah Teâlâ kendisine yakınlarını uyarıp İslâm’a çağırmasını emredince (bk. Şuarâ 26/214) Hz. Peygamber Safâ tepesine çıkmış, orada bulunan Kureyş kabilesi mensuplarını yanına çağırarak onlara İslâm’ı tebliğ etmiş; ancak Resûlullah’ın amcası Ebû Leheb bu olaya kızarak, “Kuruyup yok olasıca! Bizi bunun için mi çağırdın?” demesi üzerine bu sûre inmiştir (bk. Buhârî, “Tefsîr”, 111; Taberî, XXX, 217-218).

Tebbet Suresi'nin konusu

Surede Hz. Peygamber’in amcası olup ona karşı düşmanca dav­ranışlar sergileyen Ebû Leheb ve karısı eleştirilmekte, onlar gibi servet ve gücüne güvenenlerin acı sonu bildirilmektedir.

Fatiha ve Kısa sureler

Fatiha Suresi Okunuşu ve Anlamı
ÖZGÜN
Fatiha Suresi Okunuşu ve Anlamı

Fil Suresi okunuşu ve anlamı: Fil Suresi oku, dinle, anlamı, fazileti ve Diyanet meali
ÖZGÜN
Fil Suresi okunuşu ve anlamı: Fil Suresi oku, dinle, anlamı, fazileti ve Diyanet meali

Kureyş Suresi okunuşu ve anlamı: Kureyş suresi oku, dinle, meali ve fazileti
ÖZGÜN
Kureyş Suresi okunuşu ve anlamı: Kureyş suresi oku, dinle, meali ve fazileti

Maun Suresi okunuşu ve anlamı: Maun suresi oku, ezberle, meali, dinle
ÖZGÜN
Maun Suresi okunuşu ve anlamı: Maun suresi oku, ezberle, meali, dinle

Kevser Suresi okunuşu ve anlamı: Kevser Suresi oku, dinle, ezberle, Diyanet meali, tefsiri
ÖZGÜN
Kevser Suresi okunuşu ve anlamı: Kevser Suresi oku, dinle, ezberle, Diyanet meali, tefsiri

Kafirun Suresi okunuşu ve anlamı: Kafirun Suresi oku, dinle, anlamı, fazileti ve Diyanet meali
ÖZGÜN
Kafirun Suresi okunuşu ve anlamı: Kafirun Suresi oku, dinle, anlamı, fazileti ve Diyanet meali

Nasr Suresi okunuşu ve anlamı: Nasr Suresi oku, dinle, ezberle
ÖZGÜN
Nasr Suresi okunuşu ve anlamı: Nasr Suresi oku, dinle, ezberle

Tebbet Suresi okunuşu ve anlamı: Tebbet suresi oku, dinle, ezberle, meali ve fazileti
ÖZGÜN
Tebbet Suresi okunuşu ve anlamı: Tebbet suresi oku, dinle, ezberle, meali ve fazileti

İhlas Suresi okunuşu: İhlas Suresi oku, dinle, ezberle, fazileti anlamı, Diyanet meali
ÖZGÜN
İhlas Suresi okunuşu: İhlas Suresi oku, dinle, ezberle, fazileti anlamı, Diyanet meali

Felak Suresi Arapça okunuşu ve Türkçe anlamı: Felak Suresi oku, dinle, Diyanet meali
ÖZGÜN
Felak Suresi Arapça okunuşu ve Türkçe anlamı: Felak Suresi oku, dinle, Diyanet meali

Nas Suresi Arapça okunuşu ve Türkçe anlamı: Nas Suresi oku, dinle, Diyanet meali
ÖZGÜN
Nas Suresi Arapça okunuşu ve Türkçe anlamı: Nas Suresi oku, dinle, Diyanet meali

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.