
Bir yandan Öcalan'ın resmine secde ederek namazla dalga geçenler; "Biz Allah'tan büyüğüz. Yaşasın Kürtler." diyenler; LGBT yürüyüşlerine katılanlar... Bir yandan da "İslamsız Türklük" pompalayan, Osmanlı'ya söven, İsrail propagandası yapan, Geçmişten beri mücadele ettiğimiz Batılı değerleri ilahlaştırıp şeriata dil uzatanlar. Asırlarca İslam’ın sancaktarlığını yapmış, İstanbul’u, Kudüs’ü fethetmiş bir milletin torunlarını bunlar mı temsil edecek?
Bunlar, nesli tükenmekte olan İslomofobi endüstrisinin artıklarıdır. Bize dünya hakimiyetini veren güç; ırkımız, kabilemiz, kavmiyetimiz değil birlik ve beraberliğimizdi. İslam'dı bizi aynı zeminde buluşturan, kardeş kılan.
Suriyeli bir Arap, kendisine 13 yıl ensarlık yapmış Türk'e mi kardeş diyecek yoksa insanlara zulmeden ama aynı ırktan olduğu Esed'e mi? Bir de tersten soralım. Mesela; şanlı bayrağımıza saldıran YPG yanlısı bir Kürt'e mi, her fırsatta İslam'a sataşan bir Türk'e mi 'kardeş' diyeceğiz yoksa Osman Gazi'nin dedesi Süleyman Şah'ın türbesini terörden kurtaran Suriyeli askerlere mi?
Sadece etnik temeller üzerinden inşa edilen 'kardeşlik' kavramı havada kalıyor. Bizi bir yapan ve ortak paydada buluşturan zemin İslam'dır. Kan bağı, kardeşliğin sebebi olmak için tek başına yeterli değildir. Tarih şunu göstermiştir ki biz ne zaman kardeş olduysak o zaman büyüdük, güçlendik. Ne zaman da ırkçı emellerin oyununa alet olduysak o zaman ağır bedeller ödedik.







