Diyarbakır"ın öteki yüzü..

00:002/12/2008, Salı
G: 2/09/2019, Pazartesi
Abdullah Muradoğlu

Daha önce Diyarbakır''a hiç gitmemiştim. Bir dostum arayıp “seni Diyarbakır''a bekliyoruz” dediğinde üstünüze afiyet biraz hastaydım.Arada dostluk olunca sabah ezanında düştüm Diyarbakır yollarına.İyi ki düşmüşüm, Diyarbakır bildiğim gibi değilmiş sevgili okurlar..Ev sahibimiz Bismilli genç bir işadamı, Şeyhmus Arslan''dı.Aynı uçakla Diyarbakır''a uçtuğumuz “Sabah” yazarı Mahmut Övür benim gibi davetliymiş.“Diyarbakır''ı bir de kendi gözünüzle görün istedik” dedi Şeyhmus Bey..Şeyhmus Arslan Bismilli

Daha önce Diyarbakır''a hiç gitmemiştim. Bir dostum arayıp “seni Diyarbakır''a bekliyoruz” dediğinde üstünüze afiyet biraz hastaydım.

Arada dostluk olunca sabah ezanında düştüm Diyarbakır yollarına.

İyi ki düşmüşüm, Diyarbakır bildiğim gibi değilmiş sevgili okurlar..

Ev sahibimiz Bismilli genç bir işadamı, Şeyhmus Arslan''dı.

Aynı uçakla Diyarbakır''a uçtuğumuz “Sabah” yazarı Mahmut Övür benim gibi davetliymiş.

“Diyarbakır''ı bir de kendi gözünüzle görün istedik” dedi Şeyhmus Bey..

Şeyhmus Arslan Bismilli Türkmen bir aileden geliyor. Büyükdedesi Bekir Efendi Sultan Abdulhamit''in kurduğu Hamidiye Alayları''nda görev yapmış.

Aynı adı taşıdığı dedesi Şeyhmus Arslan 1960''larda CHP''den milletvekilliği yapmış.

Babası merhum Muzaffer Arslan ise ANAP''tan Diyarbakır Milletvekilliği yapmış.

Şeyhmus Arslan''ın mihmandarlığında Cuma günü Diyarbakır''da gezdik, sohbetler ettik.

Öncelikle söyleyeyim, Diyarbakırlılar Başbakan Erdoğan''a kırılmışlar.

Hâlâ Başbakan''ın tartışma yaratan sözleri konuşuluyor..

Öte yandan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül''ün Diyarbakır''a yapacağı ziyaret dört gözle bekleniyor.

Diyarbakırlılar Cumhurbaşkanı''nı en iyi şekilde karşılamak için hazırlık yapıyorlar..

* * *

Cumartesi sabah Bismil''deydik.

Bir zamanlar yirmi binlerde seyreden nüfus göçlerle seksen binlere vurmuş.

Bismillilerin tek geçim kaynağı, tarım. Ekilebilir arazi 1 milyon 700 bin dönüm civarındaymış, sulanabilir arazi ise 400 bin dönüm..

Tekstilde yaşanan krizden ötürü pamuk üretimi düşmüş, bu yaz yaşanan kuraklık buğdayı vurmuş. Tüccarlar fiyat vermedikleri için mısırlar hâlâ tarlalarda..

Bismilliler tarım ürünlerin çeşitlendirmek istiyorlar bu yüzden.

Öte yandan “destekleme programı”nın istismar edildiği gerekçesiyle başlatılan soruşturmalar Bismillilerin gururunu incitmiş. Kimi dinlediysek bu konuyu dillendirdi.

Bismilliler “her yerde istismar olabilir ama bütün bir halkı itham etmek çok yanlış oldu” diyorlar. Soruşturma sonucunda Bismilliler aklanmış ama kalpler kırılmış bir kere.

Tarım müdürlükleri “destekleme programı” yüzünden asıl işlerini yapamaz hale gelmişler.

Bismilliler Bakanlık bünyesinde destekleme programı için ayrı bir merkez kurulmasını istiyorlar.

“İlçelerde bu merkeze bağlı birimler görev yapsın” diyorlar.

* * *

Bismilliler hükümetin sulamaya verdiği desteği şükranla anıyorlar ama sulama projelerine destek için belirlenmiş kriterleri çok ağır buluyorlar.

Elektrik fiyatları yüzünden sulama maliyeti fena halde artmış.

Bölgenin tarımsal yapısına uygun ölçütler belirlenmesini istiyor çiftçiler.

Pamuğa bağlı özel işletmeler kapanmanın eşiğine gelmiş.

Bismilliler ikinci ürün için devletin öncülük etmesini istiyorlar.

Domates ekimi yapılmış, ama pazar sorunu çıkmış bu kez. Devletin salça ve konserve fabrikaları kurmasını öneriyorlar.

“Devlet kredi vermesin, yatırım yapsın, fabrika kursun, iş''lenen gençler teröre bulaşmaz” diyorlar.

Özel işletme sahipleri özel bankalardan rahatsızlar, gayrimenkullerinin ipoteklendirilmesinde sorun yaşadıklarını vurguluyorlar. “Onüç yıldan bu yana ilk defa işletmemi sigortalattıramadım. Sudan bahanelerle reddediliyoruz” diyor bir işletmeci.

Gübre fiyatları da çiftçinin belini büküyor.

Yani, sorun çok.

* * *

Şeyhmus Arslan kamu yönetimi ve siyaset bilimi okumuş ama arazilerin işlenmesi görevini ailede o üstlenmiş.

Pamuk ekimi yapıyor, Fransız arpası deniyor, ayrıca badem yetiştirmeyi düşünüyor.

Bismil''de bir tarım devrimi gerçekleştirmek için kollarını sıvamış, binlerce dönümlük arazide damlamalı sulamaya geçmiş.

500 tonluk poşet havuzda toplanan su, bilgisayar teknolojisi kullanılarak boru hatlarıyla arazilere dağıtılıyor.

Mahmut Övür de, ben de, gördüklerimizden çok etkilendik.

Diyarbakırlılarla Kürt sorununu da konuştuk, onu da yarın anlatacağım, çok ilginç bulacağınızdan eminim.

Açılınız efendim!

Şu CHP''nin açılım meselesi ülkemizin milli meselesi haline geldi. Bir açılsa da kurtulsak bu dertten milletçe.. Oysa eskiden CHP''liler “açılınız, saçılınız, çağdaşlaşınız” sloganını şiar edinmişlerdi. Gün oldu, devran döndü, CHP şimdi kendi kapalılığını aşma arzusunu izhar etti. Kaderin garip bir cilvesi olsa gerek, CHP''nin açılma politikası “tesettür” üzerinden gidiyor. CHP''nin mutaassıp muhafazakarları ise teyakkuza geçip “açılmayınız efendim” deyu arz-ı endam etmeye başladılar. Ne yapsın Deniz Baykal, muhafazakarlara uyup koyu tesettür halinde devam mı ettirsin CHP''yi, demokrasi şualarından uzak mı tutsun partisini? CHP zorlu bir süreçten geçiyor. Deniz Baykal, halkı bu açılımın yerel seçimlere endeksli bir taktik manevra değil, demokratikleşmenin bir gereği olduğuna inandırmak durumunda. Şimdiye kadar söylemleriyle “devlet partisi” olarak anılan CHP''nin birden bire “halk partisi” olmaya yönelmesi kafalarda ister istemez bir kuşku meydana getiriyor. Ama her şeye rağmen Deniz Baykal, kınayanların kınamasına aldırmadan açılmaya devam etmeli. Elbette “açılmayınız” diyenler seslerini yükseltecekler ama “açılınız efendim” diyenler de az değil.

Kendi düşen ağlamaz!

Deniz Baykal''ın korkulu rüyası Mustafa Sarıgül eski partisi DSP''ye geçti. CHP''den ihraç edildiği için Baykal''la bir türlü ringe çıkamayan Sarıoğlan, DSP''nin Şişli Belediye Başkanlığı''yla yetineceğine kimse inanmıyor. Sarıgül''ün daha şimdiden DSP Genel Başkanlığı''na hazırlandığı kulislerde konuşulmaya başlandı. Önümüzdeki süreçte DSP''de Mustafa Sarıgül-Zeki Sezer kapışması yaşanacak gibi görünüyor. Partiyi Rahşan Ecevit''e kaptırmayan Sezer, Mustafa Sarıgül''e kaptırır mı, bir şey söylemek için henüz erken. Zaten Sezer, Sarıgül''ün liderlik ihtirasını bilerek partisinin kapılarını açtı. Yani, kendi düşen ağlamaz. Tabii bu arada Sarıoğlan''lı DSP''nin, Deniz Baykal''lı CHP için en büyük tehdit olacağını da unutmamak gerek. Baykal-Sarıgül karşılaşması asıl o zaman gerçekleşecek.