
Kimin Genelkurmay Başkanı, kimin Kuvvet Komutanı olacağı yasalarla belirlenmiştir.
Teamüllerle yasa karşı karşıya kaldığında, kuşkusuz yasa tercih edilir.
Yasa, Hükümete, Başbakan''a takdir hakkı tanımıştır..
Hükümetler bazen ordunun teamüllerine rıza göstermiş, bazen de göstermemiştir.
Mesela 1977 Ağustos Şurasında, Hükümet, Ordu ve Cumhurbaşkanı arasında terfi ve atama işlemleri konusunda yaşayan tartışmaları hatırlamak gerekiyor.
1977''de Hükümet ve Genelkurmay Başkanı anlaşmış, lakin o zaman da Cumhurbaşkanı ayak diremişti.
Şimdi ise Hükümet ve Cumhurbaşkanı anlaşmış görünüyor ama bu kez Genelkurmay Başkanı ile bir pürüz çıktı.
Okurlarımızın bir fikir edinmesi için 1977''ye dönelim..
Süleyman Demirel 1970''lerin ortasında Başbakan iken Doğu Anadolu''ya bir seyahat yapmıştı..
Keban Barajının açılması vesilesiyle Elazığ''a da uğramıştı.
3. Ordu''da Kolordu Komutanı olarak görev yapan Korgeneral Ali Fethi Esener, bu ziyaret sırasında Demirel''e ordunun bir plaketini vermesi polemiklere sebebiyet verdi.
Demirel''den hazzetmediğini her vesileyle dışa vurmaktan kaçınmayan Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Namık Kemal Ersun, Esener''e bir yazıyla bunun hesabını sordu.
Korg. Esener''in Demirele plaket vermesi nedense ordu çevrelerinde hoş karşılanmamıştı.
Ersun''un Esener''den hesap sormasını Demirel hiç unutmamıştı(öyle söylerler).
Başbakan''a plaket verdi diye Org. Esener''in adı Adalet Partili''ye çıkmıştı..
Org. Namık Kemal Ersun 1 Haziran 1977''de sürpriz şekilde Kara Kuvvetleri Komutanlığı''ndan emekli edildi.
Başbakan Demirel, Genel Kurmay Başkanı da Org. Semih Sancar idi.
Oysa Ağustos Şurası''na daha iki ay vardı..
Peki Ersun''un emekli edilmesinde Esener Olayı''nın bir dahli var mıydı?
Bazıları “dahli vardır” derler ama asıl nedenin Ersun''un adının bir darbe girişimine karışması olduğunu iddia edenler çoğunluktadır.
Türkiye 5 Haziran''da seçime gidiyordu..
Seçim öncesinde -1 Mayıs''ta Taksim''de olduğu gibi- bazı provokatif olaylar gerçekleşiyordu.
Kaynağı kuşkulu olayların Türkiye''de bir darbeye zemin hazırlanması için gerçekleştiği dedikoduları yaygındı.
Böyle bir ortamda Org. Ersun''un ve ardından da Ağustos Şurası''nda bazı generallerin emekli edilmesi kimseyi şaşırtmadı.
Dış basına yansıyan iddialara göre yüzlerce subay darbe girişimine katıldıkları gerekçesiyle ordudan atılmıştı.
Üstüne üstlük Genelkurmay Başkanı Org. Semih Sancar''ın “Türk Silahlı Kuvvetleri macera peşinde koşanlara asla iltifat etmeyecektir” şeklinde bir açıklama yapması olayın rutin bir emeklilik işlemi olmadığını gösteriyordu.
Böylece Ersun Paşa''nın Genelkurmay Başkanı olmasının yolu kesin olarak kapatılmıştı.
Org. Ersun''dan boşalan Kara Kuvvetleri Komutanlığı''na atama yapılmak yerine 1.Ordu Komutanı Org. Adnan Ersöz''ün vekalet etmesi uygun bulundu..
Atamanın seçimlerden sonra kurulacak Hükümet tarafından yapılması bekleniyordu.
Seçimden sonra Bülent Ecevit''in kurduğu “Azınlık Hükümeti” Meclis''ten güven oyu alamadı.
Temmuz''da hükümeti Süleyman Demirel kurdu.
Genelkurmay Başkanı Org. Semih Sancar''ın görev süresini bir yıl daha uzatılmıştı..
Kara Kuvvetleri Komutanlığı''na ise 1. Ordu komutanı Org. Adnan Ersöz''ün getirilmesi bekleniyordu.
Ne tuhaf, Org. Ersöz''ün de adı CHP''liye çıkmıştı..
Kara Kuvvetleri Komutanlığı için Ersöz''den sonra iki aday daha vardı..
2. Ordu Komutanı Org. Şükrü Olcay ve 3. Ordu Komutanı Org. Ali Fethi Esener..
Başbakan Demirel, kıdemce Ersöz ve Olcay Paşa''dan sonra gelen Ali Fethi Esener''in Kara Kuvvetleri Komutanlığı''na getirilmesi konusunda Genelkurmay Başkanı Org. Sancar''la anlaşmıştı..
Esener''in kararnamesi onaylanmak üzere Köşk''e, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk''e gönderilmişti..
Cumhurbaşkanı Korutürk ise farklı görüşteydi.
Org. Ersöz''ün Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirilmesinden yana olan Korutürk Esener''in kararnanemesi imzalamadı.
Bir kriz doğmuştu.
11 Ağustos''ta Genelkurmay başkanı Org. Semih Sancar Başbakan Demirel''e resmi bir yazıyla, 3-5 Ağustos 1977 tarihleri arasında cereyan eden Yüksek Askeri Şura neticesinde bir üst rütbeye terfi, emekli ve atamalarla ilgili kararnameleri Cumhurbaşkanlığına arz ettiğini, ancak Jandarma Genel Komutanlığı hariç kalmak üzere Cumhurbaşkanının kararnameyi onaylamadığını bildirdi.
Org. Sancar, Demirel''den 30 Ağustos''a kadar sözkonusu general ve amiral tayinlerinin tebliğini sağlamak ve ivedilikle yüksek tasdikten geçirilmesi cihetine gidilmesini istiyordu.
İlerleyen günlerde gerek Org. Sancar''ın, gerekse Başbakan Demirel''in Çankaya nezdindeki girişimleri sonuçsuz kaldı.
Korutürk Nuh diyor peygamber demiyordu.
Demirel atamanın Hükümetin takdirinde olduğu gerekçesiyle “İmzalamazsa başbakanlıktan istifa ederim” dediği halde Korutürk tutumunu sürdürdü.
Kenan Evren Paşa anılarında, Cumhurbaşkanı Korutürk''ün Demirel''in “istifa ederim” tehdidini ciddiye almıştı..
Yeni bir hükümet krizi çıkacak endişesiyle konuyu eski Savunma Bakanı Ferit Melen''e açmıştı..
Önceki hükümette Demirel''in Savunma Bakanı olan Melen “ benim bildiğim Demirel bundan dolayı istifa etmez” diye cevap vermişti..
Melen''in cevabı, Korutürk''ün tutumunu sürdürmesinde anlaşılan etkili olmuştu.
Yani, Korutürk kararnameyi imzalamayacaktı.
30 Ağustos''a kadar Cumhurbaşkanı kararnameyi imzalamadığı için Esener, Ersöz ve Olcay Paşalar orgenerallikte dört yıllık süreleri dolduğundan kendiliğinden emekli oldular..
Bu üç isim için Genelkurmay Başkanlığı yolu kapanmıştı.
Geride kıdemce Kara Kuvvetleri komutanı olabilecek nitelikte bir tek orgeneral kalmıştı.
Bu orgeneral, emekliliğini bekleyen Ege Ordusu komutanı Kenan Evren Paşa''ydı.
Merhum MHP Lideri Alparslan Türkeş, hükümet ortağı idi.
Başbakan Demirel''e sınıf arkadaşı Evren''in emekli edilmesi yerine Kara Kuvvetleri Komutanlığı''na getirilmesini telkin etti..
Böylece emekli olmayı bekleyen Evren Paşa Kara Kuvvetleri Komutanlığı''na atandı.
Ama küçük bir sorun daha çıktı..
1.Ordu Komutanlığına atanan Org. Nurettin Ersin, Başbakan Demirel''e Evren''den daha kıdemli olduğunu bildirdi.
Buna göre Kara Kuvvetleri Komutanlığı Evren''in değil kendisinin hakkıydı.
Gerçekten de Ersin Paşa, Harp Okulu''ndan Evren''den bir yıl önce mezun olmuştu..
Demirel durumu Org. Sancar''a iletmişti.
Sancar da Demirel''e “ Evren''in Kore kıdemi var, bu da geçerlidir” demişti.
1950''lerin ilk yarısında, “Demokrat Parti” hükümeti döneminde Kore Savaşı''na katılması Evren''i kurtarmıştı..
Gerçi Ersin Paşa da korgeneral rütbesiyle “Kıbrıs Barış Harekatı Komutanı” olarak muharebelere bizzat katılmış ama buna rağmen Kıbrıs kıdemi almamıştı.
31 Ağustos 1977 gecesi Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, General Evren''in kararnamesini imzaladı.
Evren için Genelkurmay Başkanlığı umudu doğmuştu..
Eğer Hükümet bir yıl daha Sancar''ın süresini uzatırsa Evren''in Genelkurmay Başkanlığı yatabilirdi.
Şans işte, 11 milletvekilinin ayrılması üzerine Demirel hükümeti istifa etti..
Yeni hükümeti CHP lideri Bülent Ecevit kurdu..
Org. Sancar döneminde emekli edilen Hava Orgeneral İrfan Özaydınlı, Ecevit Hükümeti''nin İçişleri Bakanı olmuştu.
Hava Kuvvetleri Komutanı olması beklenen Özaydınlı Genelkurmay ile mahkemelik bile olmuştu..
Sancar''ın görev süresinin uzatılmasına ilişkin kararnameyi imzalamayacağını açıkça dillendiriyordu Özaydınlı.
Aslında Ecevit de aynı görüşteydi..
6 Mart 1978''de Hükümet süresini uzatmazsa Org. Sancar emekli olacaktı..
Ne ki Ecevit hükümeti Org. Sancar''dan çekiniyordu.
Org. Sancar''a görev süresinin uzatılmayacağı bir türlü söylenemiyordu.
Kenan Evren anılarında, 16 Şubat 1978''de İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı ile bir özel görüşme yaptığını anlatır.
Özaydınlı''nın evinde gerçekleşen görüşme 1 saat kadar sürdü..
Evren, görüşmeyi şöyle özetlemişti:
“Özaydınlı Genelkurmay Başkanı Org. Semih Sancar''ın muhakkak emekli edileceğini, yerine de benim geleceğimi söyledi”.
Özaydınlı, Evren''e isterse Milli Savunma Bakanı Hasan Esat Işık ile de bir görüşme ayarlayabileceğini söylemişti.
Ertesi gün Özaydınlı, Işık ve Evren Paşa buluştu..
Bu buluşmada iş tamamlanıncaya kadar Evren Paşa''nın emniyet bakımından Ankara''dan ayrılmamasını rica etti.
“Acaba Sancar''ın görev süresinin uzatılmaması ordu içinde bir rahatsızlığa yol açabilir miydi?”
Evren, CHP''lilere şöyle cevap vermişti:
“Bu değişiklikten dolayı katiyen bir olay olmaz; hiç merak etmeyin; ben Ege Ordusu Komutanlığının plan tatbikatında bulunmak üzere yarın İzmir''e gideceğim, müsterih olunuz; Org. Semih Sancar''ın, böyle bir harekette bulunması düşünülemez, kaldı ki, Silahlı Kuvvetlerin, Genelkurmay Başkanı değişiyor diye bir hareket yapacağını akla getirmek bile doğru değildir. Farzı mahal Orgeneral Sancar böyle bir delilik yapsa bile, arkasında kimseyi bulamaz; Orgeneral Faruk Gürler olayında bile, Ordu kılını bile kıpırdatmadı”
Evren, Işık ve Özaydınlı, durum ilan edilinceye kadar Sancar Paşa''nın durumdan haberdar edilmemesi gerektiğinde uzlaşmışlardı.
20 Şubat günü, Milli Savunma Bakanı Işık, Genelkurmay Başkanı Org. Sancar''ı ziyaret etti.
Işık, Sancar''a görev süresinin uzatılmayacağını bildirdi.
21 Şubat günü Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı Org. Selahattin Demircioğlu, Evren''i telefonla arayarak, Genelkurmay başkanlığı için hazırlanan kararnamenin imzaya gönderildiğini bildirdi.
Evren rahatlamıştı, artık Ankara dışına çıkabilirdi.
6 Mart 1978''de Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Kenan Evren Genelkurmay Başkanlığı''nı devraldı.
Evren kendisinden boşalan Kara Kuvvetleri Komutanlığı için 1. Ordu Komutanı Org. Nurettin Ersin''i önermişti.
Ersin''in yerine de Org. Necdet Üruğ getirildi.
Org. Tahsin Şahinkaya Hava Kuvvetleri Komutanlığına, Genelkurmay İkinci Başkanı Sedat Celasun da Jandarma Genel Komutanlığına atandı.
Öteki atamalarla birlikte 12 Eylül darbesini gerçekleştirecek ekip tamamlanmış oluyordu.
Evren''i Kara Kuvvetleri Komutanlığı için önererek ona Genelkurmay Başkanlığı''nın yolunu açan Alparslan Türkeş, 12 Eylül darbesi gerçekleştiğinde kısa bir süre saklandıktan sonra teslim oldu..
Türkeş tutuklanmış ve partisi hakkında ağır ithamlarla dolu bir iddianame hazırlanmıştı.
Org. Nurettin Ersin yerine “Kore kıdemi” gerekçesiyle Kenan Evren''i Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirilmesini sağlayan Süleyman Demirel de 12 Eylül''de gözetim altına alındı.
Partisi kapatılarak gözlem altına alınan liderler arasında Org. Sancar''ın görev süresini uzatmayarak Evren''i Genelkurmay Başkanı yapan Bülent Ecevit de yer alıyordu.
1983''te Adalet Partisi''nin devamı olarak kurulduğu söylenen Büyük Türkiye Partisi''nin genel başkanı emekli Orgeneral Ali Fethi Esener idi.
BTP''nin yasaklı lider Süleyman Demirel''in kontolünde olduğu söyleniyordu.
Bu yüzden BTP, Milli Güvenlik Konseyi kararıyla temelli olarak kapatıldı.
Kara Kuvvetleri Komutanı olması Demirel tarafından engellenen Org.Adnan Ersöz emekli edildikten sonra, CHP hükümeti döneminde bir süre MİT Müsteşarlığı yaptı.
12 Eylül döneminde “Danışma Meclisi” üyesi olan Ersöz Paşa 1991''de İstanbul''da uğradığı bir silahlı saldırı sonucunda hayatını kaybetti.
Demirel ve Ecevit, ılımlı olarak bilinen Evren Paşa''yı Genelkurmay Başkanlığına taşımışlardı.
Ne var ki Org. Namık Kemal Ersun''dan beklenen darbe 12 Eylül''de Evren Paşa ve arkadaşlarından gelmişti.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.