Devam mı, red mi?

Ahmet Rıdvan
Ahmet RıdvanYeni Şafak Gazete Yazarı
01:00, 13/02/2000, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
Devam mı, red mi?

Her nedense Müslümanlık adına bazıları, öyle bir şematizme baş vuruyor ki; insan zihnindeki üç-beş paket yer değiştirince, yepyeni bir insanın ortaya çıktığı kanaatine kaptırıyorlar kendilerini.

Yakın tarihi iyi okuyamamakla, bugün karşı karşıya kaldığımız fikrî ve siyasî tıkanmalar arasında ciddi bir ilişki bulunmaktadır. Çünkü siyasî tutumlar ve düşünce mekanizmaları, hangi yeniliği temsil ederse etsin, kendinden önceki zamanlarla yoğun bir ilişki içinde bulunur. Ya bir gelenek ve istihale biçiminde devam eder bu ilişki; ya da yoğun bir geçmiş eleştirisi veya reddiyesine istinad ettirerek.

Siz kendinizi bu yaklaşımlardan hangisine yakın hissederseniz hissedin sonuç değişmez. En modern yaklaşımlar kadar, her türlü İslâmî muhafazakâr veya nasyonalist tutumlar da geçmişle iç içe yaşamaktan, velev ki bir seleksiyon tarzında olsun, bir bütünün devamı olduğu gerçeğinden kendisini uzakta tutamaz. Çünkü normal insan bireyinde olduğu gibi, millet dediğimiz içtimâî varlık da canlı bir organizmadır. Onun da bir hafızası, hatıraları, kollektif bir şuuru vardır. Aynı topraklarda yaşamaktan ileri gelen ortak tecrübeleri, insiyakları bulunur.

Bireyin tarihi ve toplumsal hafıza

Birey olarak biz, geçmiş hayatımızı, nasıl bir bütün halinde algılıyoruz değil mi? Küçücük yaşlarımızdan itibaren okuduğumuz okullar, öğretmenlerimiz, her biri içimizde fırtınalar koparan kitaplar, nice dost sohbetleri, kırılmış aşklar ve hayata beraber yürüme kararlılıkları, daha neler neler. Kaçıncı defa, "İşte hakikati keşfettim" deyişlerimiz!.. Ama düşünün ki hayatımız, değişmez sandığımız nice hakikatlerin sevabıyla dolu. Sukutu hayaller, inkisarlar, ardından yepyeni ümit kıvılcımları!.. Hayatımız böyle devam ediyor; elimizde olmayarak.

Düşünün bakalım, biz bunların hangisiyiz?

Hayatımızın hangi dönemi "asıl bizi" temsil ediyor?

Ulaştığımız son nokta ile mi izah etmeliyiz kendimizi? Eğer öyle ise yaşadığımız uzun bir geçmiş, bunca tecrübe ve tekâmül kime âit? Gözümüzden düşmüş eski hayatımızdan ne derece uzaklaşabiliriz? Reddetmek, geçmiş zamanlarımızdan bizi koparmaya yetiyor mu? Kaldı ki biz, yaşadığımız hayatın bütününden sorumlu değil miyiz Allah indinde?

Her nedense Müslümanlık adına bazıları, öyle bir şematizme baş vuruyor ki; insan zihnindeki üç-beş paket yer değiştirince, yepyeni bir insanın ortaya çıktığı kanaatine kaptırıyorlar kendilerini. İnsanın kâmil mânâda bir imana, yeni bir din telâkkisine, ya da siyasal anlayışa kavuşması; kendisinde devrim niteliğinde bir değişime yol açmış olsa bile, bu söylediklerimizin ortaya koyduğu gerçek gene de boşa çıkmaz.

Geçmiş hayatların reddi

İnsanın sosyalist veya Müslüman, devrimci veya liberal telâkkilere etmesi, kuşkusuz hayatımız bakımından önemlidir. Bu yepyeni bir diriliş gibi tesir eder bize. Eski hayatımız, zevklerimiz, her türlü içtimaî-siyasî algılamalarımız, bir anda gözümüzden düşer; değerini kaybedebilir.

İşte burada kaybediyor çokları gerçeklik duygusunu. Yeni bir imana ermiş olsak bile, eski hayatımız gene de bütünüyle bize ait!.. Yaşadığımız bin bir tecrübe, geçirdiğimiz her türlü tekâmül vetiresi, bizim içimizde hâlâ daha capcanlı yaşamıyor mu? Zira bir ses veya görüntü bandını silmek gibi, yeni bir telâkki bizim geçmişimizi bütünüyle tashih etmiyor. Yani bakış açılarımız değişiyor; yepyeni bir iman ve telâkki sayesinde hem dünyayı, hem çevremizi, hem de geçmişimizi yeni baştan algılamaya başlıyoruz. Yeni algılama bizde, yeniden dünyaya gelmişiz gibi bir hava doğuruyor. İçimiz dışımız ışıklarla doluyor. Aynen bir aşk gibi yani.

Kalp ve ruhta aşk nasıl bir tatmin hasıl ediyorsa, yeni bir nazariyat karşısında akıl ve mantığın durumu da aynıdır. Dolayısıyla eski yaşadıklarımız, edindiğimiz tecrübeler, çektiğimiz binbir acı ve ardı arkası gelmeyen hüsranların yanı sıra, bizde hasıl olmuş eski birikim ve müktesebât olduğu gibi yerinde duruyor. Yani eskisiyle yenisiyle hayatımız gene bize âit ve hiç bir ânımız kaybolmayarak!..

Dolayısıyla yapacağımız şey, hayatımızı bir bütün kabul etmek ve ona yepyeni bir algılama ile bakmak!..

Sanatın ve tefekkürün alanı

Bu açıdan düşününce, yaşadığımız değişimin değerini kanıtlamak amacıyla, insanın kendi kendinden intikam almaya kalkışması uygun mudur? Kaldı ki bu ne anlama gelir ve kime ne faydası dokunur? Öyle düşünüyorum ki, normal insan açısından bunda haddi aşmak bir hastalık belirtisi sayılmaz mı?

Ama sanatın; roman veya hikâyenin, sinemanın bu noktalarda alabildiğine derinleşmesi de gerekiyor. Çünkü bizde insanın içi yok!.. İnsan konusunda, daha doğrusu geçirdiğimiz iç süreçler noktasında o kadar acemi davranıyoruz ki tahmin edemezsiniz. Bu mânâ da müslüman bireyin iç âlemini yazmak korkusu, hemen herkesin elini ayağını bağlıyor. Acıdır ki, yaşadığımız bunca tecrübeye rağmen, bizim insanımız yazılmamış olarak kalacak görünüyor. Bu bakımdan Ahmet Kekeç''in Yağmurdan Sonra romanını daha bir önemsiyor ve okuyucularıma hararetle tavsiye ediyorum.

İnsanı veya toplumsal hayatı, kültür ve medeniyeti, politikayı, böyle bir tekâmül halinde algılamayan her tefekkür, İslâmî de olsa Batıcı''dır ve modernisttir.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026