Yazarlar Avrupa borç krizi ve Türkiye (1)

Avrupa borç krizi ve Türkiye (1)

Ahmet Ulusoy
Ahmet Ulusoy Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Tataristan'ın başşehri Kazan'da yapılan Uluslararası Avrasya Ekonomilerinde sunduğumuz (9-11 eylül) “Avrupa Borç Krizi ve Türkiye” konulu bildiri nedeniyle özellikle Borç krizi yaşayan Güney Avrupa (Portekiz, İtalya, İrlanda, Yunanistan ve İspanya-PİİGS) ülkelerindeki gelişmeleri-borç krizini- daha yakından inceleme fırsatımız oldu.
Bugünkü yazımızda Avrupa Ülkelerinin yaşadığı borç krizini (hasta ekonomi) ve Türkiye ile karşılaştırmasını (sağlam ekonomi) veriler ışığında değerlendirmeye çalışacağım.
**
Bilindiği gibi 28 AB ülkesi ve bunların içinde ortak para birimi kullanan 17 Euro Alanı ülkesi var.
Başlangıçta, Euro Alanı kurulması ile yaşanan moral artışı ve beraberinde devreye giren düşük faizle borçlanma imkanı hem kamu hem de özel sektör tüketimini artırmıştır.
Euro Alanındaki ülkeler için finansa (paraya) kolay erişim (düşük faiz-bol para) nedeniyle reformlar ertelenmiş ve bu durum rekabet gücünü azaltmıştır.
Ayrıca bol para ve erişim kolaylığı kamu ve özel sektör harcamalarını, bütçe açıklarını ve borç stokunu artırmıştır.
2008'deki Küresel krizle ortaya çıkan likidite sıkışıklığı, çevre ülkelerinden merkez ülkelerine doğru sermaye çıkışını körüklemiş ve maroekonomik dengesizlikleri artırmıştır.
**
2009 yılında bütçe açığının açıklanan % 6.7 oranının % 12.7 olarak revize edildiği açıklaması Yunanistan'ın borç krizi başlangıcı olarak kabul edilmektedir.
Bütçe açığı revizyonu nedeniyle kredi notu düşürülmüş ve borçlanma maliyetleri artmıştır. Şöyle ki; Yunanistan'ın kredi notu Ocak 2009 ile Şubat 2012 arasında 14 kez düşürülmüş ve notu en düşük ülkeler arasında yer almıştır.
PİİGS ülkelerinin tamamı 2011-2013 döneminde yatırım yapılamaz ülke notunu almıştır.
Not düşüşü borçlanma faizlerine de yansımış, Ekim 2009'da Yunanistan'ın borçlanma faizi % 4,57 iken, 2012'de % 27,82'ye çıkmıştır.
AB Borç Krizi 2009 yılında Yunanistan'ın borç ödeyemeyeceği endişesiyle başlamış ve 2 yıl içinde Portekiz, İtalya, İrlanda ve İspanyaya sıçramıştır.
**
Küresel krizin daraltıcı etkisini önlemek için uygulanan genişletici politikalar da, AB'de mali disiplini daha da bozmasıyla, borç krizine giden sürecin en önemli belirleyeni olmuştur.
Kriz öncesi ve sonrası Portekiz ve Yunanistan Bütçe Açığı/GSYH ve Borç Stoku/GSYH göstergeleri (söz konusu gösterge Yunanistan'da 2014 sonu itibariyle % 177'ye, Portekiz'de % 130 ulaşmış, Türkiye'de ise % 33.5 düzeylerinde gerçekleşmiş) Maastricht Kriterleri üzerinde seyretmiştir.
**
ABD'deki toksik (geri ödenme riski yüksek) fonların menkul kıymetleştirme yoluyla Avrupa bankalarına aktarılması nedeniyle, küresel krizle birlikte Avrupa bankaları zor durumda kalmış ve banka iflaslarının (İrlanda, İspanya, İngiltere, Belçika, Portekiz) önlenmesi için açıklanan kurtarma paketleri özel borçları kamu borcuna dönüştürmüştür.
Kriz öncesi bütçesi fazla veren İrlanda'nın, sonrasında bankalara verdiği destek nedeniyle bütçesi açık vermeye başlamış ve borç yükü aşırı artmıştır (borç/GSYH oranı 2013 yılında % 123).
**
Kriz, Euro Alanı içi kadar dışını da etkilemiş; Euro Alanı ekonomik büyümesindeki azalma global büyümeyi aşağı çekmiştir.
2010 yılı sonrası AB Borç Krizi nedeniyle Türkiye'nin de büyüme hızları düşmüş, fakat Avrupa ülkeleri gibi negatif olmamıştır.
**
Euro Alanı ülkelerinde mali konsolidasyona (sıkı maliye politikaları) gidilmesi de enflasyonu azaltmaktadır.
Türkiye'de ise, döviz kuru artışı, gıda fiyatları artışı ve parasal genişleme nedeniyle dalgalı ve AB'ye nispetle yüksek enflasyon seyri devam etmektedir.
(Devam Edecek)

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.