Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan’dan memurlara izin müjdesi

04:003/03/2025, Pazartesi
G: 3/03/2025, Pazartesi
Ahmet Ünlü

Basına yansıyan habere göre Bakan Işıkhan’ın doğum izinlerinin arttırılacağı ve işçi-memur arasındaki ayrımı giderici yönde çalışmaların başladığı ifadeleri memurları heyecanlandırdı. Bu yazımızda bu konudaki sorunları açıklamaya çalışacağız. İzinlerde işçi ve memurlar arasında önemli farklar var Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın Nüfus Politikaları Kurulu›nda, doğum izinlerinin artırılmasının gündeme alınacağını belirtmesi ister istemez heyecan uyandırdı. Bakan Işıkhan’ın; “Doğumda

Basına yansıyan habere göre Bakan Işıkhan’ın doğum izinlerinin arttırılacağı ve işçi-memur arasındaki ayrımı giderici yönde çalışmaların başladığı ifadeleri memurları heyecanlandırdı. Bu yazımızda bu konudaki sorunları açıklamaya çalışacağız.

İzinlerde işçi ve memurlar arasında önemli farklar var

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın Nüfus Politikaları Kurulu›nda, doğum izinlerinin artırılmasının gündeme alınacağını belirtmesi ister istemez heyecan uyandırdı.

Bakan Işıkhan’ın; “Doğumda izinlerin artırılması ve işçi-memur arasındaki ayrımı giderici yönde çalışmalarımıza başladık. Doğum izni sürelerini en son kurulan Nüfus Politikaları Kurulunda da gündeme alıyoruz. İzin sürelerinin daha da artırılması için çalışmalar yapıyoruz çünkü aile iş-hayat dengesinin sağlanabilmesi açısından bu tür politikalar önemli” ifadeleri oldukça önemlidir. Çünkü yıllardan beridir bu konu gündemde yerini korumuştur.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 102-108’inci maddelerinde devlet memurlarının izinlerine detaylı bir şekilde yer verilmiştir.

Aynı şekilde 4857 sayılı İş Kanunu’nda ise işçilerin izinleri yer almaktadır.

Her iki düzenleme karşılaştırıldığında yıllık izninden tutunda mazeret iznine kadar kullanılan izinlerde önemli farklılıklar bulunmaktadır.

Yıllık izinlerdeki farklar

Devlet memurları ile işçilerin kullandıkları yıllık izinlerde önemli farklar bulunmaktadır. 657 sayılı Kanunun 102 ve 103’üncü maddelerinde; “Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.

Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izleyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer.

Öğretmenler yaz tatili ile dinlenme tatillerinde izinli sayılırlar. Bunlara, hastalık ve diğer mazeret izinleri dışında, ayrıca yıllık izin verilmez. Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir.” ifadelerine yer verilmiştir.

4857 sayılı Kanunun 52-62 maddelerinde işçinin izin hakları düzenlenmiştir. Yer darlığı nedeniyle maddelerin tamamına yer verilmeyecektir. Bu Kanunun Yıllık ücretli izin hakkı ve izin sürelerini düzenleyen 53’üncü maddesinde; “İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir.

Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.

İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;

a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara on dört günden,

b) Beş yıldan fazla on beş yıldan az olanlara yirmi günden,

c) On beş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmi altı günden,

az olamaz.  Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır. Ancak on sekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Görüleceği üzere memurlarla işçilerin yıllık izin kullanmasında dahi önemli farklar bulunmaktadır. Nitekim yıllardır memurlar işçiler gibi yıllık izinlerde işgününün esas alınmasını talep etmektedir. İşçiler için tatil günleri yıllık izinden düşmemesine rağmen memurlar için böyle bir durum söz konusu değildir.

Yine işçilerin izinlerinde üç kademeli bir geçiş söz konusu iken memurlarda tek kademeli bir geçiş bulunmaktadır.

Mazeret izinlerinde de işçi ve memurlar arasında farklar bulunmaktadır

Ayrıca memurların mazeret izinlerini düzenleyen 657 sayılı Kanunun 104’üncü maddesi ile İş Kanunundaki mazeret izinleri de oldukça farklıdır. İzinlerle ilgili düzenlemeler bazen işçi lehine bazen de memur lehine düzenlemeler içermektedir. Yıllık izinlerde memurlar aleyhine bir durum söz konuyken mazeret izinlerinde memurlar lehine bir durum söz konusudur.

Nitekim işçiye; evlenmesi veya evlat edinmesi ya da ana veya babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun ölümü hâlinde üç gün, eşinin doğum yapması hâlinde ise beş gün ücretli izin verilirken memurlara eşinin doğum yapması hâlinde, isteği üzerine on gün babalık izni; kendisinin veya çocuğunun evlenmesi ya da eşinin, çocuğunun, kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşinin ölümü hâllerinde isteği üzerine yedi gün izin verilmektedir.

Yine kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam
bir buçuk
saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.
Ancak kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde
üç saat
, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın memurun tercihi esastır.

İşçi ve memurun bazı hallerde kullandıkları izinler hemen hemen aynıdır. Hatta kanunlarda yer alan ifadeler dahi birebir aynıdır. Bu durum dahi işçi ve memur izinlerinin eşitlenmesinin mümkün olabileceğini göstermektedir.

Görüleceği üzere doğum, ölüm ve emzirme gibi doğal olaylarda dahi işçi ve memur izinlerinin farklılaştığını görüyoruz. Bu nedenle işçi ve memurların izinlerinde yeknesak bir uygulama oldukça önemlidir. Bakan Işıkhan’ın bu konuda çalışma yapıldığından bahsetmesi de oldukça değerlidir. Ümit ederiz ki bu çalışma kısa sürede sonuçlanır.

Ancak özel sektörün işçilerin izinleri konusunda nasıl bir yaklaşım sergileyeceğini bilemiyoruz. Kamu işçilerinde sorun yaşanmayacaksa da özel sektör işçileri için işverenler açısından sorun oluşturabilir. Bu nedenle işçilerin izinlerinde tarafların görüşleri oldukça önemlidir.

Sonuç olarak 657 sayılı Kanunda yer alan memur izinleri ile 4857 sayılı Kanunda yer alan işçi izinlerinin yeknesak hale getirilmesi oldukça önemlidir. Bu arada sözleşmeli personel izinlerinin de unutulmaması önemlidir.

#Ekonomi
#Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
#Ahmet Ünlü