Öğretmenlerin özür grubu atamalarının yaz tatilinde yapılması doğru mudur?

00:003/10/2011, Pazartesi
G: 5/09/2019, Perşembe
Ahmet Ünlü

Millî Eğitim Bakanlığı''nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname''nin atamayı düzenleyen 37''nci maddesinde yapılan düzenlemeyle öğretmenlerin özür grubu atamalarında köklü bir değişiklik yapıldı. Yılda iki defa özür grubu ataması yapılan öğretmenler bu düzenlemeye ciddi bir tepki göstermektedirler. Aşağıda bütün yönleriyle bu sürecin nasıl yönetilmesi gerektiğini açıklamaya çalışacağız.Madde metninde; “Öğretmenlerin bakanlıkça belirlenen hizmet bölge veya alanlarında en az üç

Millî Eğitim Bakanlığı''nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname''nin atamayı düzenleyen 37''nci maddesinde yapılan düzenlemeyle öğretmenlerin özür grubu atamalarında köklü bir değişiklik yapıldı. Yılda iki defa özür grubu ataması yapılan öğretmenler bu düzenlemeye ciddi bir tepki göstermektedirler. Aşağıda bütün yönleriyle bu sürecin nasıl yönetilmesi gerektiğini açıklamaya çalışacağız.

Madde metninde; “Öğretmenlerin bakanlıkça belirlenen hizmet bölge veya alanlarında en az üç eğitim öğretim yılı görev yapması esastır. Bunların yer değiştirme suretiyle atamaları her yıl yapılan atama plan ve programları çerçevesinde eğitim öğretim faaliyetlerini etkilemeyecek şekilde sonuçlandırılır. Bakanlıkça belirlenen özür gruplarına bağlı yer değiştirmeler ise yaz tatillerinde yapılır. Öğretmenlerin yer değiştirme suretiyle atamalarında uyulacak temel ilkeler, özür grupları, hizmet bölgeleri ve alanları, hizmet puanı ve diğer hususlara ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir” hükmüne yer verilmiştir.

Öğretmenlerle ilgili yapılan her düzenleme gelecek inşasına matuf bir özellik arzetmektedir. Yıl ortasında yapılan öğretmen değişikliğinin öğrenciler üzerinde dolayısıyla da geleceğimiz üzerinde yapacağı olumsuzluğun nelere yol açacağını anlamak için müneccim olmaya gerek yoktur. Bu düzenlemeye kendi menfaatlerine aykırı olsa da en fazla öğretmenlerin sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum. Yıl ortasında öğretmen değiştirmenin öğrenciye nasıl bir olumsuzluk getireceğini en iyi bilecekler yine öğretmenlerdir. Bu nedenle öğretmenlerimizin bu konuda ciddi bir anlayış göstermesini bekliyoruz.

Şimdi de öğretmenlerimizi rahatlatacak açıklamayı yapmak gerekirse, madde metninde yer alan “Bakanlıkça belirlenen özür grubu” ifadesi aslında maddedeki katılığı giderecek türdendir ve öğretmenlerinin mağduriyetini çok rahat giderebilir. Dolayısıyla hangi özür gruplarının yılda bir kez ve yaz tatilinde yapılması gerektiğinin çıkarılacak yönetmelikte iyi tanımlanması gerekmektedir. Aksi takdirde çok ciddi sorunlar çıkabilir. Bu nedenle çıkarılacak yönetmelik görülmeden çok fazla paniğe kapılmak doğru değildir. Şunu da belirtmek gerekir ki özellikle sağlık özrü tahammülü olmayan bir noktaya gelebilir ve bu durumun çözülmesi gerekebilir. Kaldı ki bu özür grubu belirli dönemler dışına da çıkarılabilecek türden olabilir. Kanundaki bu ipucu çıkarılacak yönetmelikle birçok sorunu çözebilecek açıklıktadır. Dolayısıyla sıkıntı çıkarabilecek ve vicdanları yaralayabilecek uç örnekler düşünüldüğünde kanundaki açık kapı yönetmelikle netleştirilebilir. Sendikalarında olaya anlaşışla yaklaşmaları ve çıkarılacak yönetmeliğe yapıcı önerilerde bulunmaları son derece önemlidir. Bakanlığın da bu süreçte sendikalarla bilgi paylaşımında bulunması oldukça önemlidir. Sonuç olarak çıkarılacak yönetmeliği görmeden paçaları sıvamamak gerekir.

Bakanlıklar arası ücret adaletsizliğinde MEB çıtayı koydu

Bakanlıkların çalışan personelleri arasında ciddi bir ücret adaletsizliği olduğunda ortak bir konsensus bulunmaktadır. MEB teşkilatını düzenleyen KHK''nın sözleşmeli personel ve ek ödemesini düzenleyen 42''nci maddesi kadro karşılığı sözleşmeli personel uygulamasının yangınlaştırılması gerektiğini hatta bütün kamu kurumlarında aynı unvanda olanlara uygulanması gerektiğini açıkça ilan etti. Bu düzenleme kamu kurum ve kuruluşlarında aynı unvanla çalışan bütün personelin kadro karşılığı sözleşmeli olarak çalışması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Daha önceki teşkilat kanununda MEB''de kadro karşılığı sözleşmeli personel istihdamı yoktu. Bu durumda, diğer kamu kurumlarında aynı unvanla çalışanlar için aynı düzenleme yapılmamasının hiçbir gerekçesi kalmamıştır.

Bundan sonra diğer kamu kurumlarına aynı uygulamanın yapılmamasını vicdanlara izah etmek mümkün değildir. Kaldı ki eşit işe eşit ücret mantığını işletmek için işte fırsat.

MEB''de kimler kadro karşılığı sözleşmeli

Müsteşar, Müsteşar Yardımcısı, Talim ve Terbiye Kurulu Başkan ve Üyesi, Genel Müdür, Rehberlik ve Denetim Başkanı, Strateji Geliştirme Başkanı, Bakanlık Müşaviri, I. Hukuk Müşaviri, Grup Başkanı, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri, Özel Kalem Müdürü, Millî Eğitim Uzmanı, Hukuk Müşaviri ve Millî Eğitim Uzman Yardımcısı.

Kadro karşılığı sözleşmeli personelin sözleşmesi iptal edilirse memuriyeti sona erer mi?

1- İdarenin, kadro karşılığı sözleşmeli çalışan personelin sözleşmesini uzatmaması durumunda, sözleşmeli olarak çalışan personelin işine son mu verilmektedir veya personel tekrar memur (4A) kadrosuna mı atanmaktadır? 2- Bu maddenin uygulanabilirliği, kadro karşılığı sözleşmeli personel çalıştıran kurumlarda sizce ne sıklıktadır? 3- Personelin kadro karşılığı sözleşmeli pozisyonu istemeyip memur olarak kalma seçeneği var mıdır?

Kadro karşılığı sözleşmeli personel uygulamasının uzun bir geçmişi olmasına rağmen, yaygın bir uygulama alanı olmadığı için bir çok kişinin çok fazla detay bilgisi yoktur. Bu nedenle kısa da olsa bilgi verelim. Bu uygulamanın mantığında çalışan personele fazla ödeme yapma yatmaktadır. Personele yapılan ödemeler sözleşme ücreti üzerinden yapılmaktadır ve sözleşme ücretine bazı ilaveler yapılır. Emekli kesintisi ise kadro maaşı üzerinden yapılmaktadır. Bunlar diğer çalışan personellere göre oldukça fazla ücret alırlar.

Sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde memuriyet sona ermez ve ilgililer kadro maaşını almaya başlarlar. Yani maaşlar düşer. Sözleşmelerde yer alan “Taraflar (idare ve personel) sözleşmenin bitiminden bir ay önce ihbar etmek şartı ile sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilirler.” hükmünün ilgililerin memuriyetlerinin sona ereceği şeklinde yorumlanmaması gerekmektedir. Yine sözleşmeler bir yıllık olup, ilgili bütçe yılıyla sınırlıdır ve bu süre sonunda yenilenmektedir. Bazı okuyucularımızın bu durumdan tedirgin olmalarına ise kesinlikle gerek yoktur. Kaldı ki sözleşme feshi sık rastlanan bir durum değildir. Yani kadro maaşı zaten garanti olup, sözleşme yapma imkanı olanların sözleşme yapmaması demek tek kelimeyle “ben fazla maaş almak istemiyorum” üstü sizin olsun demektir.