
Herkese ağır gelen bir yalnızlık vardır. Bana ağır gelen havaalanı yalnızlığı. Otobüs yolculuklarından, tren yolculuklarından çok daha keskin olan bir yalnızlık.
Her yurtdışına uçuşumda burnumun direğini sızlatan bir duygu havalanı yalnızlığı.
Sadece yolculuk yapmak üzere gidiyor oluşun lüksü. Oysa ben de Allah korusun amansız bir hastalığın pençesinde; umuduma umut ekerek kendimi yollara vurmuş olabilirdim.
Ya da bir göçmen olarak gönül koymuş olurdum hem düne hem yarına . Bütün bildiklerini arkasında bırakan, hiç bilmediklerine sığınmaya/sığmaya çalışan bir göçmen.
Anavatan diye bir şey kalmadığı için… Vatanım beraberimde sürüklediğim kalbim, ellerim ve ayaklarım olurdu. Yanımda götürebildiklerim sadece. Kalbinin içine hem vatanını hem gurbetini aynı acı ile sığdıran, aynı acıdan sızdıran olabilirdim.
Değilim. Çok şükür değilim.
Ne ki şükrümü eda edebilecek kelimelerim halâ yok.
Belki hata buradan başlıyor. Şükür ki kelimelerle ifade edilemeyendir.
Şükür ki halin içindeki haldir. Kendine yer bırakmayacak kadar kendinden geçme bahsidir.
21.Yüzyıl göç çağı. Hiç kimsenin artık kendisini yuvasında hissetmediği çağ.
Biraz önce havaalanı yalnızlığına fakirliğin bütün solmuş renkleri benim bedenimde, bende kayıtlı diyen bir insan girdi. Arapça konuşuyordu.
Onun kelimelerinde nereye giderse gitsin beraberinde taşıdığı geçmişi gördüm.
Sonra onu takip eden diğerlerini gördüm.Arapça konuşanların sayısı arttı. Tedirgin bir halde oradan oraya koşuyorlar.
Aradıklarını nihayet buldular. Eller kollar havada. Baktıkları yere bakıyorum. Gördüklerini görüyor muyum? Emin değilim. Benim gördüğüm çok başka bir şey.
Açık havada olsak başı bulutların arasında zannedeceğim bir adam.
Yetmiş yaşını aşmış olmalı. Uzaktan Çağrı filminin Anthoniy Quinn"i gibi duruyor. Yanında asası. Nasıl bir duruştur! İnsan nasıl bu kadar dik durabilir! Dünyaya meydan okuyabilir!
Yaslandığı asa, çocukluğumun derviş hikâyelerini getiriyor. Demir çarık demir asa.
Sonra göreceğimi görüyorum. Gördüğümü unutmak istiyorum.
Yolculuğun mayası bu görüntüden çalınmasın diye dua ediyorum.
Onca dik duran adam sağ taraftan ibaret bir adam. Hangi savaşın gazisidir. Yetmiş yaşındaki ak sarıklı bu ihtiyar hangi savaştan arta kalandır!
Böyle zamanlarda bir sığınak gibi sığındığım Yusuf Hemadani"nin cümleleri geliyor. Kelimeler çadır direği gibi etrafıma sıralanıyor. Onlara tutunuyorum. Her tutunuşumda bu defa da düşmedim çok şükür düşmedim diye hamd-u senalar ediyorum : "Hayat teselli olmaktır."
Tesellini gönder ey Rabbim diyorum. Ona ve bize. Tesellini gönder. Bizi dua eden kullardan eyle. Hep duanın içinde hep duada. Amin
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.