
Salı günü başladığımız “güvenilirlik” değerlendirmesine, bugün kurumlar üzerinden devam edelim. USADEM tarafından yapılan araştırmada, en çok güvenilen kurumlar sıralamasında ordu % 82 ile başı çekerken, cumhurbaşkanlığı, üniversiteler, yargı ve sivil toplum kuruluşları ilk 5''e girmeyi başardı. En az güvenilen kurumlar arasında ise yerel yönetimler % 35''le birinci olurken, Diyanet İşleri Başkanlığı % 33 ile ikinci sırada yer aldı,
Orduyu güvenilir bulmayı analiz dışı bırakarak, madde madde ilerleyelim. Hadi cumhurbaşkanlığını da dışarıda bırakalım. Cumhurbaşkanlığının kurumsal olarak değil kişisel bir güven olarak algılandığını varsayalım ve bu kişisel algı üzerinden medyanın Sezer''lere uygun gördüğü “dürüst, tutumlu, mütevazı” söyleminin belirleyici olduğuna işaret edip geçelim. Fakat üniversite değince akan sular durup, göller denizler, kurumuyor mu? Çünkü birkaç üniversiteyi dışarıda tutarsak üniversitelerimizin eğitim kalitesi içler açısı. Yılda bir makale bile yayınlamayan profesörlerden geçilmiyor. Bırakalım öğretim görevlilerinin iki yabancı dil bilmesini, Türkçe''yi bile bilmeyen, adab-ı muaşeretten yoksun profesörler, düğün salonundan bozma mekanlarda, sözüm ona üniversite eğitimi veriyor. Halk bu eğitimi güvenilir buluyor!!!!
Bizzat hukukçular, yargının bağımsızlığında aksayan yönleri konuşken; yargının bağımsızlığına düşen gölgenin, bu ankete katılan hiç kimsenin başına gelmemiş olduğunu varsayarak, yargıyı da atlayalım.
Geldik sivil toplum kuruluşlarının güvenilirliğine. Necip halkımız hangi sivil toplum örgütünün ne işe yaradığını ne kadar biliyor da onları güvenilir buluyor ki! STK''ların, adı üstünde güvenilir olması için hakikaten sivil olması gerekiyor. Sivil yani siyasete uzak. Oysa biliyoruz ki hem bizim ülkemizde hem de bütün dünyada STK''lar, ya iktidara yakınlık üzerinden bir “siyaset” belirliyor ya da iktidara uzaklık üzerinden. Mesela SOROZ Vakfı''nın, kıtalar arası iktidarları belirleme gücü, onun sivil yanını mı imlemektedir yoksa “siyasi” yanını mı?
II
Güven sorunu bir mesafe sorunu olabilir mi? Bizden uzakta olan, yani ulaşamadığımız güvenilir, ama hayatımızın içinde yer alması gereken güvenilir değil gibi bir netice mi çıkar bu durumda? Deneklerin günlük hayatı içinde ne askeriyeye işi düşer ne cumhurbaşkanlığına. Yargı ise insanların genellikle en son başvurdukları mercilerdir. Oysa yerel idareler hayatımızın neredeyse her anını doldudur. Belediye başkanları, muhtarlar bize en yakın kişilerdir. O kadar ki, İsimlerinin önüne “bizim filan” tabirini getirerek konuşuruz.
Diyanet neden “güvenilir” değil!?
Diyanet''in imajı, medya yoluyla örgütlü biçimde yıpratılıyor. Medyanın Diyanet''in kurumsal imajını bozmak için yaptığı imam haberlerini hatırlayın. Suç işleyen herkesin iyi kötü bir mesleği vardır. Ama sadece imamların mesleği vurgulanır. Diğer meslekler kişinin isminin arkasında ve parantez içinde yer alırken imamlarınki öne çıkarılır. Diyeceksiniz imamlar farklıdır. Tamam kabul. Benim için de bu böyle. Ama medyanın din adamına bakış açısında aksayan bir durum var. Mesuliyet ve yetki birbirinden ayrılmaz. Bir taraftan din adamlarından en yüksek mesuliyeti bekleyeceksiniz, ama diğer taraftan din adamı olarak her türlü yetkiyi elinden alacaksınız. Din adamları tam da bu kapana sıkıştırılmaya çalışılıyor. İmamların seküler konularda desteğine ihtiyaç duyulurken, dini konularda susmaları bekleniyor. Bu karışıklığın üzerine bir de ekran ilahiyatçılarını ilave ediniz. Halk ilahiyat profesörleri ile Diyanet''i birbirinden ayırt edemiyor. Din adamı tipi olarak Zekeriya Beyaz tipini güvenilir bulmayan halk, demek ki faturayı Diyanet''e kesiyor.
Bu resmin bireysel ve küçük hikaye kısmı. Esas büyük hikaye AB sürecinde Diyanet''in devre dışı bırakılmasıyla alakalı. Soruları cevaplayanlar bu cevapların ne yapılacağını bilmez. Ama soruları soranlar bu cevapları nerede kullanacaklarını çok iyi bilir. Bilmem anlatabildim mi!?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.