Eğitimimizde sıcak vahşet-soğuk vahşet

Fatma Barbarosoğlu
Fatma BarbarosoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 22/03/2010, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Eğitimimizde  sıcak vahşet-soğuk vahşet

Mart ayı dert ayı derdi eskiler. Her türlü verginin Mart ayında ödenmesinden sebep. Bendenizin Mart ayı da dertli geçti. Üçüncü sayfa haberleri ile başım dertte. Üçüncü sayfa haberlerinin algılanışı ile başım dertte.

Yoksa ben de gelen bahar ile ilgili hoş yazılar armağan etmek isterdim sizlere. Bahar dallarının insanın ayaklarını yerden kesen enerjisine tanıklığımı, taze doğmuş kuzularla henüz bir yaşındaki çocukların nasıl da birbirine benzer şekilde toprağın kalbinde dolandığını tasvir etmek isterdim. Hem siz mutlu olurdunuz bu satırları okurken, hem ben mutlu olurdum o satırları yazarken.

Dünya Şiir Günü ile Nevruz''u bir arada selamlayıştan da ne hoş yazılar çıkardı.

Lakin bahara dair yazı yazmak bendeniz için farz-ı kifâye hükmünde.

Benim için farz-ı ayın olan konular, üçüncü sayfa haberleri.

Olay geçen hafta Konya''da yaşandı. Kitabını evde unutmuş olan yedi yaşındaki 0.''ya öğretmeni bir tokat attı. Buraya kadar olay maalesef haber değeri taşımıyor. Necip memleketimde her gün ne öğretmenler ne tokatlar atıyor öğrencilerine. Ne cezalar veriyorlar “eğitim” adına.

Mesela, Maltepe sınırları içinde bir devlet okulunda İngilizce öğretmeni dersini yapmayan çocuğun boynuna bir yafta asarak tek tek okulun bütün sınıflarını gezme cezası verdi. Yaftada şu cümleler yer alıyor: “Ödevimi yapmadığım için ben bir salağım. Ben bir eşeğim.”

Okuldaki birkaç sınıfı bu şekilde gezmişti ki K. öğretmenin sınıfının kapısını çaldı. K. öğretmen çocuğun boynundaki yaftayı görünce şaşırdı. “Bu nedir?” diye sordu. Öğrenci öğretmeninin verdiği ceza olduğunu söyledi. Böyle ceza olmaz dedi K. öğretmen.

Hiçbir eğitim cezası, insan haysiyetini ve onurunu yaralayıcı şekilde olamaz. Adına “Öğretmen” dediklerimizin ceza konusunda ne kadar da eğitilmeye muhtaç olduğunu Milli Eğitim Bakanlığımızın acilen görmesi gerekiyor.

Fakat Konya''da yaşanan “şamar cezasına” “haber değeri” katan vahşetin boyutları, tamamen farklı bir alandan boy veriyor.

Çünkü ücretli Aynur Öğretmen, Türkçe kitabını getirmedi diye yedi yaşındaki öğrencisine tokat atmakla öfkesini dindiremeyerek, öfkesi üzerinden bir işkence senaryosu uyguladı. 29 kişilik sınıfta 28 öğrencinin tek tek O.''ya tokat atmasını sağlayarak.

Her yıl yüzlerce kişi öğretmen olmak üzere mezun olurken, sıranın kendisine gelmesini beklerken, ücretli öğretmen istihdam etmeyi bir kenara yazalım.

Öğretmenin öğrencisine tokat atmasını da bir kenara yazalım. Çünkü bunların kötü olduğunu hep beraber görebiliyoruz.

Bir de farkında olmadığımız kötülükler var. Kötülükte ittifak edilmez hükmümüz var değil mi? Öğretmen bir kişi olarak bir tokat attı. Peki, o 28 öğrenci hangi şartlarda arkadaşına tokat attı? Bunu bilmek zorundayız. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu''ya buradan sesleniyorum. Olayın nasıl vuku bulduğunu, nasıl gerçekleştiğini, soruşturmanın nasıl yapıldığını bütün teferruatıyla bilmek istiyorum. Bu teferruatların nasıl değerlendirildiğinden haberdar olmak istiyorum.

Kötüye kötü diyemiyoruz. Beş gün boyunca bir vesile ile muhatap olduğum velilerle sıcak ve soğuk vahşeti aynı anda uygulayan öğretmeni ve sınıfın 28 öğrencisini konuştum. Kötüye neden hep beraber kötü diyemediğimizin izini sürmek üzere. “O sınıfta sizin çocuğunuz olmuş olsa idi, akşam eve geldiğinde ilk tepkiniz ne olurdu?” diye sordum. Üzülerek gördüm ki, velilerin tavrı güçlüden yana. “Öğretmen demiş, öğrenciler ne yapabilirdi ki!” şeklindeydi. Yani aynı veli dayak yiyen çocuk kendi çocuğu olduğunda adalet istiyor, ama tokat atan kendi çocuğu olduğunda haksız durumu “adaletin kendisi” olarak kabul ediyor. Sadece bir kişi “Çocuğum o senin arkadaşın, sen ona nasıl tokat atabilirsin! Atmıyorum öğretmenim demelisin. Öğretmen sana da tokat atacak olsa bile bundan vazgeçmemelisin, derdim” dedi.

Yani önce biz veliler olarak soğuk vahşeti onaylayan bir tavır içindeyiz.

Bir de madalyonun daha tehlikeli olan diğer yüzü var. 28 öğrenci acaba arkadaşlarına tokatı “vazife icabı” olarak mı attılar, yoksa tokat atmaktan zevk duyarak mı? Yani öğrenciler sıcak vahşet üzere miydiler, soğuk vahşet üzere mi?

Ne demek istediğimi daha iyi anlatabilmek için sıcak ve soğuk vahşet tabirlerini açıklayayım müsaadenizle. Kavram psikanalist Aleksander Mitscherlich''e ait. Vahşeti ikiye ayırıyor Mitsherlich. Caniye zevk verenler ki bunu “sıcak vahşet” olarak adlandırıyor; diğeri ise caninin doğrudan doyuma ulaşmasına neden olmayan “soğuk vahşet”. Mitsherlich, soğuk caniye “vahşet işçisi” adını veriyor.

Öğretmenin öğrenciye tokat vurarak uygulamış olduğu şiddet “sıcak vahşet”. Öğretmen öfkesini yenemediği için -ki bir öğrencinin kitabını getirmemiş olması öğretmeni öfkelendirecek bir şey değildir- kitap getirmeyen öğrencisini tokatlayarak öfkesini “zevk”e dönüştürmüştür. Oysa öğretmenlerinin emri üzerine arkadaşlarına “vazife icabı” tokat atan çocukların eylemi, soğuk vahşete örnek gibi görünüyor ilk bakışta. Beni asıl endişelendiren konu tam da bu.

Bu tokatlar “vazife icabı” atılmamış da olabilir. O çocukların bir kısmı oynadıkları internet oyunlarının etkisiyle arkadaşlarına işkence yapmış olmaktan müthiş bir zevk duymuş olabilirler. Yani sıcak vahşetin özneleri olarak öğretmenlerine eşlik etmiş olabilirler.

Velhasıl olay bir soruşturmayla, öğretmenin işine son vermekle geçiştirilebilecek bir olay değil.

Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiye[email protected]+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026